– Tarih, bugünkü medeniyetin birçok toplumun katkısıyla Oluştuğu bilincini oluşturur. Böylece tarih, insanlığın ortak değerlerine sahip çıkarak din, ırk, dil ayrımı yapmaksızın barış içinde yaşamamız gerektiğini vurgular.
– Tarihini öğrenen gençler, milli değerlerini ve kültürünü tanıyarak milli bir bilinç kazanırlar. Sorumluluk duygusu gelişen fertlerin oluşturduğu toplumlar geçmişten ibret alarak geleceklerine yön verirler.
– Bireylere vatan ve millet gibi kutsal kavramları öğreterek milli birlik ve beraberliğin güçlenmesini sağlar.
– Tarih öğretimi, gençlerde mantık yürütme ve yorum gücünü arttırır. Böylece bilime aykırılık ve tutuculuktan kurtulmuş olan gençler, güncel olayları daha geniş bir açıdan tarafsız olarak değerlendirebilirler.
Atatürk de tarih öğretimine çok önem vermiş ve bu konuda “eğer millet büyükse kendisini tanımakla daha büyük olur” diyecektir. Atatürk, Türk tarihinin Osmanlı tarihinden ibaret olmadığını, daha eski ve köklü bir tarihe sahip olduğunu kabul etmiştir. Bunun için de Türk tarihinin doğru kaynaklara dayandırılarak araştırılmasını istemiştir. Bu amaçla 1931 yılında Türk Tarihi tetkik Cemiyetini kurdurmuştur. Atatürk, daha sonra adı ‘Türk Tarih Kurumu” olacak bu cemiyete mirasının bir kısmını bırakmıştır.
– Tarih araştırmalarında henüz Batılı devletlerin seviyesine ulaştığımız söylenemez. Ancak Halil İnalcık gibi dünyaca ünlü tarihçilerimiz de vardır.