Etiket: yunan

1827 – 1829 Osmanlı – Rus Savaşı

1827 – 1829 Osmanlı – Rus Savaşı Nedeni ve Sonucu:

Osmanlı Devleti‘nin Mısır Valisi’nin yardımı ile Yunan isyanını bastırması üzerine Avrupalı devletler olaya müdahale ederek durumu kabul etmemişler ve Türkleri tamamen Yunan topraklarından çıkarmayı düşünmüşlerdi. İngiltere, Fransa ve Rus donanması 1827 yılında Navarin‘de Osmanlı donanmasını yaktılar. Başlayan Osmanlı – Rus savaşında Osmanlı Devleti yenildi. Taraflar arasında 1829 yılında Edirne Antlaşması imzalandı.

Edirne Antlaşması (1829):

  • Mora Yarımadasında bağımsız Yunanistan kuruldu.
  • Sırbistan özerk hâle getirildi.
  • Rus ticaret gemileri Boğazdan serbestçe geçebilecekti.
  • Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş tazminatı ödeyecekti.
  • Yunanistan, Osmanlı Devletinden bağımsızlık kazanan ilk azınlık olmuştur.

{ Add a Comment }

Yunan İsyanı Hakkında Bilgi

Yunan İsyanı Nedenleri – Gelişimi – Sonuçları:

Osmanlı’dan ayrılmak için ayaklanan Sırplar, bu amaçlarına ulaşamamışlar; ancak birtakım ayrıcalıklar kazanmışlardır. Osmanlı Devleti’nin Sırplara Bükreş Antlaşmasında bazı ayrıcalıklar tanıması Rumları (Yunanlıları) da harekete geçirmiş, Fransız İhtilalı’nın getirdiği ulusçuluk akımının etkisi ve Rusya’nın kışkırtması, Yunan ayaklanmasının çıkmasında etkili olmuştur.

Rusya’nın öncülüğünde Mora’da (Yunanistan’da) Etnik-i Eterya adında bir cemiyet kurulmuş, (1814) bağımsız bir Yunanistan kurmayı amaçlayan bu cemiyet ilk Yunan ayaklanmasını Eflak’ta başlatmıştır.

Bir Rum (Yunan) ayaklanması olmasına rağmen, bu ayaklanmanın Yunanistan dışında başlatılmasının nedeni, bu ayaklanmayı daha geniş bölgelere de yaymak ve Balkanlardaki diğer ulusları da harekete geçirebilmekti.

Ancak, bu ayaklanma Eflak’ta destek bulmamış ve Osmanlı Devleti tarafından bastırılmıştır. (1820)

Ayaklanma bu defa Mora Yarımadası’nda başlatılmış, Rumlara karşı etkili olan Mora Valisi Tepedelenli Ali Paşa, bazı nedenlerle devlete karşı ayaklanınca idam edilmesi sonucu Rumlar daha rahat hareket etmeye başlamıştır.

Yunan Ayaklanmasının yayılması karşısında zor durumda kalan Osmanlı Devleti, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dan yardım istemiştir.

Ancak, Kavalalı Mehmet Ali Paşa;

  • Girit ve Mora valiliklerinin kendisine verilmesi karşılığında yardım edebileceğini bildirmiştir.

2.Mahmut, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın şartlarını kabul edince Mısır donanması Mora’ya gelerek ayaklanmayı bastırmıştır. (1827)

Yunan İsyanı’na Mısır kuvvetlerinin karışması üzerine başta Rusya olmak üzere Avrupalı devletler müdahale etmişler, Osmanlı Devleti’nden Yunanistan’ın bağımsız devlet olarak tanınmasını istemişler; ancak Osmanlı Devleti bu isteği reddetmiştir.

İngiltere, Mısır’da gözü olduğu için Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın sivrilmesini ve donanmasının güçlenmesini istemiyordu. Ayrıca Kavalalı Fransa’ya yakın bir politika izliyordu.

Bunun üzerine İngiltere, Fransa ve Rusya Mora’ya bir donanma göndererek, Navarin’de Osmanlı ve Mısır donanmasını yakmışlardır. Batılı devletler Navarin’de Osmanlı donanmasını yakmakla bir milliyetçilik ayaklanması olan Rum isyanına destek vermişlerdir. Milliyetçiliği desteklemekle 1815 Viyana Kongresi’nde aldıkları kararlarla çelişmişlerdir.

Navarin Baskını üzerine, Osmanlı Devleti İngiltere, Fransa ve Rusya’dan tazminat istemiş, ancak Avrupalı devletler bunu kabul etmemiştir.

Osmanlı Devleti, bu sıralarda Yeniçeri Ocağı’nı henüz kaldırmış, yeni ordu oturmamış, donanma da Navarin’de yakıldığı için zor durumda kalmıştır.

Bu sırada Rusya, Osmanlı Devleti’ne savaş açmış ve Rusya ile Edirne Antlaşması (1829) yapılmıştır. Edirne Antlaşması’na göre;

  • Yunanistan’ın bağımsızlığı tanınacak
  • Sırbistan’a özerk yönetim (içişlerinde serbest, devlete vergi ödeyen) hakkı tanınacak
  • Rusya’ya savaş tazminatı ödenecek
  • Tuna Nehri girişindeki bazı adalar ile Doğu’da Kafkaslarda bazı topraklar Rusya’ya bırakılacak
  • Rus ticaret gemilerinin boğazlardan serbestçe geçebilmesi ve Osmanlı topraklarında ticaret yapabilmesi izni verilecektir.

Bu antlaşma ile;

  • İlk defa Osmanlı uyruğunda yaşayan bir Hıristiyan ulus bağımsızlığını kazanarak, kendi ulusal devletini kurmuş, bu durum Osmanlı’nın diğer uluslarını harekete geçirmiştir.

{ 1 Comment }

Yunan Medeniyeti – Uygarlığı Hakkında Bilgi

M.Ö. 1200’lü yıllarda Yunanistan’a göç eden Dorlar tarafından kurulmuştur. Dorlar Ege Adalarını da ele geçirerek buralara yerleşmişlerdir. Şehir devletleri halinde yaşamışlardır. En önemli şehir devletleri Atina, Sparta, Teba ve Korint‘dir. Şehir devletlerinin başında krallar bulunuyordu. daha Sonraki zamanlarda soylular kralları yıkarak yönetimi ele geçirdiler. Ancak onlarda ilerleyen dönemde halka karşı baskılarını artırarak toplum üzerinde bir memnuniyetsizlik oluşturdular.

– Soyluların yönetiminden hoşnut olmayan orta sınıf özellikle ticari faaliyetlerle güçlenmiştir. Köylülerinde desteğini alarak soylulara karşı girişilen mücadelede başarılı olmuşlardır. Halk meclisleri kurulmuştur. Drakon ve Solon‘un kanunları ile demokrasi alanında önemli adımlar atılırken, Atina’nın başına geçen Klistehes ise yaptığı kanunlarla halk arasında eşitliği sağlamış ve her vatandaşa oy hakkı tanımıştır.

– Ekonomik alanda ticarete önem vermişlerdir. Kolonicilik faaliyetleriyle gelişmişler Akdeniz ve Karadeniz’de koloniler kurmuşlardır.

– Fenike alfabesini geliştirmişler ve kendilerine özgü yeni bir alfabe oluşturmuşlardır. Edebiyata büyük önem vermişlerdir. Yunan mitolojisinin oluşmasında şair ve destanların önemli rolü vardır. Homeros‘un İlyada ve Odisea destanları en bilinen eserlerdir.

– Çok tanrılı inanışı benimsemişlerdir. Tanrılarını insan gibi düşünmüşlerdir. Tanrılarının ölümsüz olduğuna inanmışlardır.

Günümüzde dört yılda bir yapılan Olimpiyat Oyunları’nın mazisinin Yunan Yıllar öncesinden beri gelen Olimpiyat oyunları için çeşitli bonuslarda verilmiştir. O dönemlere gıda ve toprak olarak ödül veriliyorken, bugünlerde ise bonus olarak ödüller verilmeye devam etmektedir.  M.Ö. 776 yıllarında Yunan şehir devletlerinin katıldığı oyunlarda Yunanlılar tanrıların yardımını almak ve onları öfkelendirmemek düşüncesi ile hareket etmişlerdir. Olimpos Dağı çevresinde yapılan spor müzik ve şiir yarışmaları toplumun kaynaşıp ortak bir kültür oluşturmasına katkıda bulunmuştur.

– Yunanistan’da da İyonlarda olduğu gibi düşünce özgürlüğü vardır. Bu durum bilimsel ve sanatsal faaliyetlerin Yunanistan’da da ileri gitmesine zemin hazırlamıştır.

– Yunanlılar felsefej tarih, tıp, matematik ve astronomi gibi alanlarda gelişmişlerdir. Sokrat, Eflatun ve Aristo gibi düşünürler yetişmiştir.

– Tapınak, saray, kütüphane, tiyatro gibi mimari eserleri kendilerine ait “Dor Nizamı” ile yapmışlardır.

{ Add a Comment }

Ege ve Yunan Uygarlıkları – Medeniyetleri

Girit Uygarlığı: Ege medeniyetinin doğduğu ilk yer Girit adasıdır. Kendilerine ait bir yazı kullanan Giritliler saray yapımında da (Knassos Sarayı) gelişmişlerdir. Güçlü bir donanmaya ve coğrafi avantajlara sahip Giritliler şehirlerini surlarla çevirmişlerdir. M.Ö. 1400-1200 yıllarındaki Aka ve Dor sadırdan Girit adasının önemini kaybettirmiştir.

Miken Uygarlığı: M.Ö. II. binde Yunanistan’ın Mora yarımadasına gelen Akalar tarafından kurulmuştur. Boğazlara hakim olmak için Turuvalılaıia savaşmışlardır. Kuyu şeklinde mezarlar yapmışlardır. M.Ö. 1200’lerde Dorlar tarafından yıkılan Akalar, Ege medeniyetleri arasında bir köprü olmuştur.

Yunan Uygarlığı: M.Ö. 1200’lerde Yunanistan’a gelen Dorlar, Akaların hâkimiyetine son verip Yunan uygarlığını kurmuşlardır. Şehir devletleri (polis) halinde yaşayan Yunanlılara M.Ö. IV. yüzyılda Makedonya krallığı son vermiştir. Yunanistan’da her polis bağımsız bir devlettir. Başlangıçta siyasi, dini, askeri ve hukuki bütün yetkileri ellerinde toplayan krallar tarafından yönetilen Yunan şehirlerinden bazıları M.Ö. VIII. yüzyıldan itibaren soyluların kurduğu aristokratik cumhuriyetlere dönüşmüştür. M.Ö. VII. yüzyıldan sonra kolonizasyon ve ticaret sayesinde zenginleşen tüccarlar ve küçük toprak sahipleri orta sınıf haline gelmiştir. Bu sınıf köylülerle birleşerek yönetime katılmak amacıyla soylularla savaşmış ve başarılı olmuştur. Bu mücadeleden sonra birçok Yunan şehrinde halk egemenliği kurulmuş, demokrasi işlemeye başlamıştır.

Yunanistan’da halk sınıflara ayrılmıştır. Borçlarını ödeyemeyen köylüler köle yapılmış, zenginleşenler ise üst sınıflara çıkabilmiştir. Bu durum Yunanistan’da ekonomik durumun toplumsal statünün belirlenmesinde etkili olduğunu gösterir. Arazileri tarıma elverişli olmayan Yunan halkı daha çok denizcilik, ticaret ve hayvancılıkla uğraşmıştır. Hatta Yunanlılar vatan edinme, artan nüfuslarına yer bulma, hammadde ve pazar imkanlarını ele geçirme gibi nedenlerin etkisiyle birçok denizaşırı koloni kurmuşlardır. Yunanlıların kolonizayson hareketi sonucunda toplumun bir bölümü zenginleşmiş ve Yunan kültürü birçok bölgeye yayılmıştır.

Yunan hukukunun düzenlenmesinde Mezopotamya yasaları etkili olmuştur. Başlangıçta soyluların ayrıcalıklarını korumak için arhon adı verilen kişiler tarafından kanunlar hazırlanmış, (Drakon, Solon, Klistenes kanunları) ancak zamanla yasalar zenginleri korumaya başlamıştır. Klistenes’in yaptığı yasalarla asillikten ve zenginlikten doğan sınıf farklılıkları ortadan kalkmış ve halk, meclisler aracılığıyla yönetime katılmıştır. Yunan devletleri birbirleriyle sürekli savaş halinde olduklarından ve iç ayaklanmalardan çekindiklerinden ordu ve donanmaya önem vermişlerdir. Şehir devletlerinin birbirleriyle sürekli mücadele halinde olması Yunanistan’da siyasi birlik kurulmasını engellemiş, ancak bu devletlerin askeri alanda gelişmelerine ortam hazırlamıştır.

Yunanistan’da çok tanrılı bir inanç sistemi vardır. Yunanlılar tanrılarını Olimpos dağında oturan ölümsüz insanlar olarak düşünmüşler ve onların heykellerini yapmışlardır. Yunanistan’da inançlar yönetimin baskı aracı olarak kullanılmadığından, bilim ve düşünce hayatı gelişmiştir. Yunanistan’da M.Ö. 776’dan itibaren tanrılar adına “olimpiyat” adı verilen spor, şiir ve müzik yarışmaları düzenlenmiştir. Olimpiyatlar, Yunan halkının bir araya gelmesini sağladığından, Yunanistan’da ulusal kültürün gelişmesine katkı sağlamıştır.

Yunanlılar Fenike alfabesini kullanıp geliştirmiş, İlyada ve Odesa destanlarını oluşturmuş, ayrıca tiyatro alanında da çalışmalar yapmışlardır.Yunanistan’da tarih (Heredot, Tukidides) felsefe (Aristo, Sokrat, Eflatun), astronomi, matematik, tıp gibi bilimler de gelişmiştir.

{ Add a Comment }