Etiket: yüksek basınç

Rüzgar Çeşitleri ve Özellikleri – 9. Sınıf Coğrafya

I – SÜREKLİ RÜZGARLAR: Ekvatoral alçak basınç ile kutbi yüksek basınç arasında durmaksızın hareket eden hava kütleleri sürekli rüzgârlar olarak nitelenir. Ancak Dünya’nın dönüşü nedeniyle bu hareket doğrudan Ekvator ve kutuplar arasında gerçekleşmez. Dünyanın dönüşü nedeniyle ortaya çıkan dinamik basınç sistemleri sürekli rüzgârların farklılaşmasına neden olmuştur. Sürekli rüzgârlar üç büyük sisteme ayrılır. Bunlar; Alizeler, Batı rüzgârları ve Kutup rüzgârlarıdır.

a)Alizeler: 30° Enlemlerinde yer alan Dinamik yüksek basınç alanından Ekvatora doğru esen rüzgârlara alize adı verilir. Bunlar koriyolis gücü ile saptıkları için Kuzey Yarımkürede kuzeydoğudan, Güney Yarımkürede güneydoğudan eserler. Sürekli aynı yönden saatte 15-40 km hızla esen rüzgârlardır. Yelkenli gemilerin rahat hareket etmelerini sağladıkları için bu rüzgârlara “Ticaret rüzgârları” denilmiştir. Tropikal kuşakta karaların doğu kıyılarına yağış bırakırlar.

b)Batı Rüzgarları: 30° Enlemlerinde yer alan Dinamik yüksek basınç alanlarından 60° Dinamik alçak basınç alanlarına doğru esen rüzgârlardır. Daha basit bir ifade ile 30° enlemlerinden kutuplara doğru esen rüzgârlara Batı rüzgârları adı verilmiştir. Kuzey Yanmkürede güneybatıdan. Güney Yarımkürede kuzeybatıdan eserler. Okyanuslar üzerinde aldığı nemi kıtaların batı kıyılanna bırakırlar, özellikle Avrupa ve Amerika’nın batı kıyılannda ılıman ortam koşulları oluşmasında etkili olurlar. Dünyada sürekliliği en az olan ve yönü en fazla değişen rüzgârlardır.

c)Kutup Rüzgârları: Kutuplardaki termik yüksek basınç alanlarından 60° enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru esen soğuk rüzgârlardır. Çok soğuk oldukları için yağış getirmezler.

II- MEVSİMLİK RÜZGÂRLAR: Mevsimlik rüzgarlar denince akla Muson rüzgarları gelmektedir.

Musonlar: Mevsimlik olarak nitelenen bu rüzgârlar Dünya’nın pek çok yerinde görülürler. Karaların ve denizlerin farklı ısınma özellikleri buralarda basınç sistemlerinin mevsimsel olarak değişmesine neden olur. Bu değişim farklı mevsimlerde farklı yönlerden düzenli olarak her sene esen rüzgârların oluşmasını sağlamıştır. Bunların en güzel örneği muson rüzgârlarıdır. Muson bölgesi Doğu-Güneydoğu ve Güney Asya’dır.

Yaz ve kış musonları olarak nitelenen iki tür muson rüzgârı vardır. Kışın Asya kıtası çok soğur (geniş olması ve karasallık). Büyük Okyanusu ve Hint Okyanusu ise daha ılıktır. Asya üzerinde soğuk havaya bağlı olarak yüksek basınç denizlerde ise alçak basınç oluşur. Bunun sonucunda yazın karadan denize doğru esen kış musonları ortaya çıkar. Yazın ise Asya çok ısınır, okyanuslar serin kalır. Bu durumda yüksek basınç merkezi oluşturan, denizlerden karaya doğru yaz musonları eser. Yaz musonları bölgeye bol miktarda yağış bırakmaktadır.

III- YEREL RÜZGARLAR: Genel hava dolaşımından bağımsız olarak belirli bölgelerde, o bölgelerin yerel koşulları sonucunda ortaya çıkan rüzgârlardır. Etki alanları sınırlı olmakla beraber, kısa süreli basınç ve sıcaklık farklılıkları sonucunda oluşurlar.

 A) MELTEMLER

Kara ve Deniz Meltemi: Dünyanın günlük hareketine bağlı olarak gün içersinde sıcaklık değişimi yaşanmaktadır. Yaşanan sıcaklık değişimi gün içinde farklı basınç kuşaklarının oluşmasına yol açar. Oluşan basınç merkezleri arasında esen rüzgârlara meltem adı verilir, özellikle denizlerin kıyı bölgelerinde, gündüz deniz serin, kara ise sıcaktır. Bu farklılık kara üzerinde alçak, deniz üzerinde yüksek basınç oluşmasına yol açar. Bu sayede sabahtan öğleye kadar denizden serin bir rüzgâr eser. Bu rüzgâra deniz meltemi adı verilir. Akşam ise deniz karaya göre daha sıcak, kara ise serindir. Bunun sonucunda da sabaha kadar karadan denize bir rüzgâr eser. Buna da kara meltemi denilmektedir.

Vadi ve Dağ Meltemi: Karaların iç kesimlerinde özellikle ova ve vadilerde de benzer bir durum yaşanır. Dağlann yüksek kesimleri gündüz aniden ısınarak alçak basınç merkezi haline gelirler.Vadiler ise daha alçakta olmalarına rağmen bu denli hızlı ısınmaz ve yüksek basınç alanına dönüşürler. Bu iki alan arasında oluşan rüzgâra vadi meltemi adı verilir.

Gece ise dağlar aşırı soğur vadiler ise daha ılık bir durumda kalır. Bu kez de dağlardan vadiye doğru soğuk bir rüzgâr eser ki buna da dağ meltemi adı verilir.

B) SICAK YEREL RÜZGARLAR: Dünya üzerinde çeşitli bölgelerin kendine göre iklim özellikleri vardır. Rüzgârlar geldikleri bölgenin özelliklerini başka alanlara taşırlar. Sıcak yerel rüzgârlar kaynağını sıcak alanlardan alan rüzgârlardır. Sıcak oldukları için nem bakımından fakirdirler. Ancak deniz üzerinden geçtiklerinde yağış getirirler. Dönenceler çevresindeki çöllerden kaynağını alan rüzgârlar oldukça sıcak ve kurak etkiler taşırlar. Bunlardan çöller üzerinden gelenler ülkelere göre farklı isimler almıştır.

Cezayir/Tunus ———► Sirokko
Mısır / Libya ———► Hamsin
Suriye/Irak ———► Samum
Türkiye ————► Samyeli

FÖHN RÜZGARI: Dağlık alanlarda, dağa doğru ilerleyen hava kütlesi, dağa çarparak yükselir. Bunun sonucunda her 200 metrede sıcaklık -1° C düşer. Düşen sıcaklıkla birlikte hava içinde taşıdığı nemi bırakır ve burada yoğun bir yağış gerçekleşir. Aynı hava kütlesi dağlık alanı aştığında ise bu sefer alçalmaya başlar ve sıcaklığı iki kat artar. Dağdan aşağı doğru eserken ısınan bu rüzgâra föhn rüzgarı adı verilir. Alçalan havanın ısınması sürtünmenin ve sıkışmanın bir sonucudur. Föhn oluşumu alçalan havanın ısınması sonucunda gerçekleşmektedir. Bu sayede etkili olduğu alanlarda sıcaklık değerlerinin yükselmesini sağlarlar.

C) SOĞUK YEREL RÜZGARLAR: Kış mevsiminde ve kimi yerlerde ilkbahar aylarında yüksek alanlardaki soğuk hava kütleleri ova ve deniz kenarlarına doğru inmektedir. Genellikle yerel basınç farklılıkları sonucunda oluşurlar. Akdeniz havzası ülkelerinde her biri farklı isimlerle anılmaktadır.

Fransa ———► Mistral
Romanya ———► Krivetz
Hırvatistan ———► Bora
Türkiye ———► Karayel / Yıldız ve Poyraz

IV- TROPİKAL RÜZGARLAR: Özellikle Ekvator çevresinde (tropikal kuşak) görülen yüksek basınç farkından kaynaklı, çok yüksek hızda esen ve çevresini tahrip eden rüzgârlardır. Estikleri yerlerde büyük yıkımlara neden olurlar. Farklı bölgelerde farklı isimlerle anılırlar.

Atlas Okyanusu ———► Hurricane
Büyük/Hint Okyanusu ———► Tayfun
Afrika ———► Tornado
Avustralya ———► Willy Wily

Not: Tropikal fırtınalar özellikle Doğu ve Güney Asya ile Amerika kıtasının orta kesimlerinde etkili olmaktadır. Saatteki hızları yüzlerce kilometreye ulaşan bu fırtınalar yüz binlerce insanın yaşamını yitirmesine ve evsiz kalmasına neden olmaktadır.

Kaynak:

{ Add a Comment }

Ocak Ayı Dünya Ortalama Basınç Durumu

– Kuzey Yarımkürede kış mevsiminin yaşanmakta olması nedeniyle yüksek basınç alanları etkilidir. Ayrıca karaların geniş yer tutmakta olması sıcaklık değerlerinin kimi yerlerde aşırı düşük olmasına, basıncın fazla artmasına neden olmuştur. Kuzey Yarımkürede karaların üzerinde yüksek basınç merkezleri, denizler üzerinde ise alçak basınç merkezleri bulunmaktadır. Bu da kara ve denizlerin ısınma farklılığından kaynaklanmaktadır.

– Güney Yarımkürede basınç değerlerinin yüksek olduğu alanlar dönenceler çevresidir. Fakat yüksek basınç sistemleri özellikle denizler üzerinde kesintiye uğrar. Çünkü karalar yaz mevsimini yaşadığından termik alçak basınç alanı durumundadır.

– Ekvator çevresi Termik Alçak Basınç merkezidir. Kutup daireleri çevresinde genellikle Dinamik Alçak Basınç alanları görülmesine rağmen, Kuzey Yarımkürede karalar üzerinde kesintiye uğrarlar. Dinamik Alçak Basınç sistemleri Kuzey Yarımkürede Atlas Okyanusunun orta kesimlerinde İzlanda çevresinde görülmektedir.

– Atlas Okyanusunun orta kesiminde yer alan Asor Yüksek Basınç Sistemi, çevresindeki termik yüksek basınç sistemlerinin etkisinde kalarak zayıflamıştır.

{ Add a Comment }

Termik ve Dinamik Basınç Merkezleri Nasıl oluşur

Termik Basınç: Sıcaklık nedeniyle ortaya çıkan değişimler termik değişimlerdir. Odamızı gözümüzde canlandıralım. Soba, sıcaklığı arttırdığından üzerinde yükselen bir hava hareketi vardır. Hava yükseldiğine göre burada alçak basınç, sıcaklığa bağlı olarak yükseldiği için termik alçak basınç vardır. Yükselen hava tavana çarparak yön değiştirir ve bir müddet sonra soğur. Soğuyan havanın yoğunluğu arttığından duvar tarafında aşağıya doğru inmeye başlar. Alçalan havanın yer üzerindeki baskısı arttığından burada yüksek basınç vardır. Basıncı oluşturan etken sıcaklık azalması olduğundan buradaki basınç sisteminin adı termik yüksek basınç olacaktır.

Dünyanın özellikleri düşünüldüğünde Ekvatorda yıl içinde güneş ışınları sürekli dik açılarla geldiği için sıcaklık yüksektir. Yüksek sıcaklık burada ‘Termik Alçak Basınç” oluşmasını sağlar. Kutuplarda ise güneş ışınlarının geliş açısına bağlı olarak sıcaklık yıl boyunca düşüktür. Burada da Termik Yüksek Basınç Alanı” oluşur.

Dinamik Basınç: Dünyanın dönüşü nedeniyle hava kütleleri sapmaya uğrar. Ekvatorda ısınıp yükselen hava 30° enlemlerinde savrularak alçalmaya başlar ve buralarda “Dinamik Yüksek Basınç” merkezleri oluşur. Diğer taraftan kutuplardan gelen soğuk hava ise 60° enlemlerinde dönencelerden gelen hava ile çarpışarak bu hava kütlesinin yükselmesine neden olur. Böylece burada “Dinamik Alçak Basınç” sistemleri ortaya çıkar.

Açıklama: Basınç sistemlerinin konumu iklim özelliklerini de doğrudan etkiler. Yükselici hava hareketlerinin görüldüğü alanlarda, yükselen hava soğuyarak yoğunlaşır.Yoğunlaşan hava yağış olarak yeryüzüne geri döner. Diğer taraftan alçalıcı hava hareketlerinin bulunduğu yüksek basınç merkezlerinde alçalan hava nem tutma kapasitesini arttırır ve yağış bırakmaz.

{ Add a Comment }

Basıncın Dağılışını Etkileyen Faktörler

Yerçekimi kuvveti sayesinde gazlar yeryüzü üzerinde bir ağırlık oluştururlar. Bu etkiye “Atmosfer Basıncı” adı verilmektedir. Basınç ölçü birimi “milibar”, basınç ölçen araç ise barometredir.

Toriçelli Deneyi: Toriçelli (İtalyan bilim adamı) havanın da bir ağırlığı olduğunu ve bunun ölçülebileceğini düşünmüştür. Toriçelli bir metre boyunda cam bir tüpün içine civa koyarak, bunu civa dolu başka bir kaba ters biçimde yerleştirmiş, civa sütununun 760 mm Boşluk seviyesinde kaldığını görmüştür. Toriçelli bu seviyeyi normal basınç kabul etmiştir. Ancak günümüzde basınç; basınç merkezlerinin birbirine göre konumuna bakılarak değerlendirildiği için bu basınç değeri standart basınç olarak kabul edilmektedir. Standart basınç 1013 milibardır.

a) Yerçekimi: Yerçekimi bütün cisimleri etkileyen bir kuvvettir. Dünyanın şekline bağlı olarak yerçekimi Ekvatorda az, kutuplarda fazladır. Yerçekimine bağlı basınç artışı fazla olmasa da basınç üzerinde etkili bir faktördür. Ancak basıncın Dünya üzerindeki dağılımı yerçekimine paralellik göstermez. Çünkü basınç üzerinde başka pek çok faktör etkilidir.

b) Sıcaklık (Termik Etken): Isınma veya soğuma ile oluşan basınç etkisine termik basınç adı verilir. Isınan ve soğuyan maddelerin hacmi ve yoğunluğu değişime uğrar. Isınan maddelerde hacim artar, yoğunluk azalır. Yoğunluğu azalan maddelerin yer üzerinde uyguladıkları kuvvet de azalır. Sıcaklığın arttığı yerlerde yoğunluğun azalmasına bağlı olarak alçak basınç merkezleri oluşur. Diğer taraftan soğuyan maddenin yoğunlaşmasıyla yarattığı etki artar. Soğuyan havanın oluşturduğu basınç ise yüksek basınçtır.

Açıklama: Soğuyan hava yığılarak basıncın artmasına neden olur. Yükselen hava ise yerdeki baskıyı azaltacağından basınç düşer. Termik basınç sistemleri Ekvator ve kutuplarda etkili olur

c) Yükselti: Atmosferdeki gazların % 75′ i en alt tabaka olan Troposferde yer almaktadır. Troposferin alt kesimlerinde yerçekimi fazla olduğundan su buharı ve oksijen gibi ağır gazlar burada yer alır. Buna bağlı olarak atmosferde yükseldikçe basınç değerleri düşer. Troposferde her 10 metrede hava basıncı ortalama 1 milibar azalır. Basınç yükseldikçe azaldığından, dağlık alanlarda basınç oldukça düşüktür.

Açıklama 1: Atmosferde aşağı kesimlerde basınç ölçülürse molekül miktarı fazla olduğundan basınç miktarı da yüksek olacaktır. Biraz yükseldiğimizde basınç bir miktar azalacak, ancak çok yüksek bir seviyeye çıkıldığında basınç tümüyle ortadan kalkacaktır. Basınçtaki azalma alt katmanlarda hızlıdır. Ancak yükseldikçe basınç değişimi azalır.

Açıklama 2: İnsan yaşamı için belirgin bir yükselti sınırı vardır. Bu sınırın üzerine özel cihazlar olmaksızın çıkılamaz. Bu seviye yaklaşık 5600 metre civarındadır. Dağcılar çok yüksek zirvelere oksijen tüpleri ile çıkarlar. Bunda hem oksijen azlığı hem de basınç düşüklüğü etkili olmaktadır.

d) Dinamik Etkenler (Dünyanın Dönüşü): Dünya kendi ekseni çevresinde büyük bir hızda dönmektedir. Dünyanın dönüşü sırasında hava ve su kütleleri büyük bir enerji ile savrulmaktadırlar. Bunun sonucunda hava kütleleri bazı enlemlerde yığılarak sıkışırken, bazı yerlerde yükselerek genişler. Ekvatordan kutuplara doğru esen Ters (üst) Alizeler koriyolis etkisiyle alçalarak 30° enlemlerine doğru yığılırlar. Burada Dinamik yüksek basınç kuşağı oluşur. Diğer taraftan Kutup ve Batı rüzgârları 60° enlemlerinde karşılaşarak yükselir. Bu alanda ise Dinamik Alçak basınç kuşağı ortaya çıkar.

{ Add a Comment }