Etiket: yeniçeri

2. Mahmut Dönemi Islahatları (1808–1839)

II.Mahmut Dönemi Yenilikleri – Maddeler Halinde:

a.Askeri Islahatlar:

  • Sekban-ı Cedit birlikleri oluşturulmuştur. Girişim Yeniçerilerin isyanı nedeniyle sonuçsuz kalmıştır.
  • Mahmut tarafından kurulan Avrupa tarzındaki ikinci ordu Eşkinci Ocağı’dır. Yeniçerilerin bu girişime de karşı çıkması II. Mahmut’u harekete geçirmiş,
  • 1826’da Yeniçeri Ocağı kapatılmıştır.
  • Yeniçeri Ocağı’nın yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla Avrupa tarzında yeni bir ordu oluşturulmuştur.
  • Zamanla ortadan kalkan eyalet askerlerinin yerine Redif Birlikleri kurulmuştur.

b.İdari Islahatlar:

  • Divan-ı Hümayun kaldırılmış, yerine nezaretler (bakanlıklar) kurulmuştur.
  • Devlet memurları hariciye (dışişleri) ve dahiliye (içişleri) şeklinde ayrılmıştır.
  • Yönetim işleriyle ilgili Dar-ı Şura-yı Bab-ı Ali, askerlik işleriyle ilgili Dar-ı Şura-yı Askeri, hukuki işlerle ilgili de Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye kurulmuştur.
  • Müsadere uygulamasına son verilmiştir.
  • Dirlik sistemi kaldırılmış, devlet memurlarına toprak verilmesi yerine maaş verilmeye başlanmıştır.
  • Memurlara rütbe ve nişan dağıtılmaya başlanmıştır.
  • Ayanlık kaldırılmış, iller merkeze bağlanmıştır.
  • Muhtarlık teşkilatları kurulmuştur.
  • Posta teşkilatı kurulmuştur.
  • Karantina uygulaması başlatılmıştır.
  • Yurtdışına çıkışlarda pasaport uygulaması başlatılmıştır.
  • Askeri amaçlı olarak nüfus sayımı yapılmıştır.
  • Devlet memurlarının fes, pantolon ve ceket giymesi zorunlu hale getirilmiştir.
  • Devlet dairelerine padişahın resmi asılmaya başlanmıştır.

c.Eğitim ve Kültür Islahatları:

  • Klasik eğitim kurumu olan medreselerin yanında Avrupa tarzı okullar açılmıştır.
  • İlköğretim zorunlu hale getirilmiştir.

Avrupa tarzında okullar açılmasına karşın halkın tepkisinden çekinildiğinden medreseler kaldırılmamıştır.

  • Devlet memuru yetiştirilmesi için Mekteb-i Maarif-i Adliye kurulmuş, ayrıca Mekteb-i Tıbbiye ve Mekteb-i Harbiye açılmıştır.
  • Mehter takımı kaldırılmış, yerine Mızıka-i Hümayun adında bir bando takımı oluşturulmuştur.
  • Avrupa’ya öğrenci gönderilmiştir.
  • Takvim-i Vekayi adıyla ilk gazete çıkarılmıştır.

d.Ekonomik Islahatlar:

  • Yerli malının kullanımı teşvik edilmiştir.
  • Ordunun elbise ihtiyacının karşılanabilmesi için bez, iplik, çuha ve deri fabrikaları açılmıştır.
  • Osmanlı tüccarlarının yabancı tüccarlarla rekabet edebilmesi için gümrük vergileri yeniden düzenlenmiştir.
  • Düzenli yollar yapılarak malların ülke içinde kolay ulaşımı sağlanmaya çalışılmıştır

Avrupa malları XIX. yüzyılda Osmanlı iç pazarlarına rahatlıkla girmiş, diğer yandan Osmanlı topraklarından hammadde ihracatı yoğunluk kazanmıştır.

Baltalimanı Ticaret Antlaşması 1838’de İngiltere ile imzalanan Baltalimanı Ticaret Antlaşması Osmanlı sanayisine büyük bir darbe vurmuştur.

Antlaşma ithalatı artırmış, yerli üretimin çökmesine zemin hazırlamıştır. El tezgahlarında ve küçük atölyelerde üretilen Osmanlı malları, Avrupa’dan ülkeye gelen bol ve ucuz mal ile rekabet etme imkanına sahip olamamıştır.

SENED-İ İTTİFAK: Osmanlı Devleti‘nde zengin ve köklü ailelere mensup olan Ayanlar zamanla nüfuzlarını artırmıştır. Osmanlı merkezi otoritesinin zayıflaması, devletin ayanlarla olan işbirliğinin artırılması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Sened-i İttifak, padişah ile ayanlar arasında imzalanmış bir belgedir ve imzalanmasında Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa‘nın önemli bir rolü vardır.

Sened-i İttifak’ın maddeleri şunlardır:

  • Ayanlar padişahın emirlerine uyacaktır.
  • Sadrazamın Sened-i İttifak‘a uygun olan emirleri ayanlar tarafından yerine getirilecektir.
  • Ayanlar, devletin eyaletlerden aldığı askerlere karşı çıkmayacaklardır.
  • Devlet tarafından ağır vergiler konulmayacak, bu konuda eşit ve adaletli davranıl maya özen gösterilecektir.
  • İstanbul’da isyan çıkması durumunda, ayanlar padişaha yardıma geleceklerdir.

Sened-i İttifak ile ayanlar hukuki bir statü kazanmış, ilk defa padişahın yanında bir güç haline gelebilmişlerdir.

YENİÇERİ OCAĞI’NIN KALDIRILMASI: Yeniçerilerin II. Mahmut‘un orduyu Avrupa tarzında düzenleme çabalarına engel olması, padişahı harekete geçirmiş, 1826 yılında halkın da desteği alınarak Yeniçeri Ocağı kapatılmıştır. Bu gelişme Osmanlı tarihinde Vaka-yı Hayriye (Hayırlı Olay) olarak bilinir. Yeniçeri Ocağı‘nın kaldırılması ile,

  • Yenilik hareketlerine karşı çıkan önemli bir güç odağı ortadan kaldırılmıştır.
  • Padişahın otoritesi güçlendirilmiştir.

Diğer yandan Yeniçeri Ocağı‘nın kaldırılması ve yerine yeni bir ordunun kurulması sürecinde Osmanlı Devleti askeri açıdan zayıf düşmüştür. Bu durumu değerlendiren Rusya 1828 yılında Osmanlı Devleti‘ne savaş ilan etmiştir.

BİLGİ NOTU:

  • Mahmut Döneminde İstanbul’a giriş çıkıştan düzenlemek amacıyla “Mürur Tezkeresi” düzenlenmiş, bu şekilde göç önlenmeye çalışılmıştır.
  • Bu dönemde İstanbul’da Feshane açılmıştır. Feshane’nin açılmasındaki amaç sadece fes üretimi yapmak değildir. Burası aynı zamanda bir kumaş fabrikasıdır.
  • Mahmut kontrolden çıkan ve yenilik çabalarına sürekli muhalefet eden yeniçerilere karşı Ayanların desteğine ihtiyaç duyduğundan, bu gelişmelere göz yummuş, merkezi otoriteyi zedeleyen bir yapı oluşmuştur.
  • Bu dönemde Takvim-i Vekai Gazetesi’nde ilginç bir haber çıkmıştır. Haber’de “Balkanlarda bir yeniçerinin hortladığı, geceleri ortaya çıkarak insanların kanını emdiği belirtilmiştir. Bu asılsız haberde; insanları yeniçeri ocağından tamamen soğutmak ve yeni ordunun halk arasında kabulünü kolaylaştırmak amacı güdülmüş olmalıdır.

{ Add a Comment }

3. Murat Dönemi Önemli – Siyasi Olayları

III. Murat Dönemi (1574-1595):

Duraklama döneminin İlk padişahı olan III. Murat, aynı zamanda Yükselme döneminin son padişahıdır. Çünkü padişahlığının ilk beş yılı Sokollu’nun sadrazamlığı ile geçtiğinden, Yükselme dönemi içerisinde yer alır.

Yeniçeri Ocağına asker alma esası olan Kanun u Kadim, III. Murat’ın ocak dışından bazı kişileri, hiçbir özellikleri olmadan Yeniçeri yapmasıyla bozulmuş, böylece Osmanlı Devleti’nin en önemli kurumlarından biri olan Yeniçeri Ocağı bozulmuştur.

  • Yeniçeri Ocağı’nda bozulmanın ilk sonuçları bu dönemde görülmüş ve kendilerine ayarı bozuk para dağıtıldığını öne sürerek ayaklanan Yeniçeriler, defterdarı öldürmüşler, böylece ilk ciddi İstanbul (merkez) ayaklanmaları başlamıştır.
  • Bu dönemde Avusturya ile savaşlar başlamıştır. (Bu savaşlar Ahmet döneminde Zitvatoruk Antlaşması’na kadar sürmüştür.)

İran ile yapılan savaşlar sonucunda Ferhat Paşa Antlaşması imzalanmıştır. (1590) Bu antlaşmaya göre;

  • Azerbaycan, Luristan, Gürcistan ve Dağıstan Osmanlıların eline geçmiştir.
  • Osmanlı Devleti böylece Doğu’da en geniş sınırlarına ulaşmıştır.
  • Daha önce Sokollu zamanında himaye altına alınan Lehistan, Osmanlı himayesinden ayrılmıştır. Fas Krallığı, Osmanlı himayesine alınarak, Portekiz’in buradaki egemenliğine son verilmiştir.

{ Add a Comment }

Osmanlı Devletinin Duraklama Nedenleri Maddeler Halinde

Osmanlı Devletinin Duraklamasının Sebepleri:

– Yönetimin bozulması: Osmanlı Devleti mutlakiyetle yönetildiği için başta bulunan padişahın becerileri devleti doğrudan etkiliyordu. Bu döneme kadar başa geçen padişahlar, üstün nitelikli kişilerdi. Ancak Kanuni’den sonra gerek Selim, gerekse III. Murat, devlet yönetimini Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa’ya bırakmışlar ve kendileri geri planda kalmışlardı.

Daha önceden sancaklara gönderilerek devlet yönetme tecrübesi kazandırılan şehzadelerin bu uygulamalarına son verilmiştir.Taht kavgalarını ve kardeş katlini ortadan kaldırmak amacıyla getirilen, ailenin en yaşlısının padişah olma esası, uygulamada bazen kötü sonuçlar doğurmuş, akli dengesi bozuk, yetersiz kişilerin de padişah olmasına neden olmuştur.

– Çocuk yaşta kişiler padişah olunca, kadınlar saltanat naibi olarak yönetimde etkili olmaya başlamıştır.

Bu dönemde, devlet kademelerine rüşvet, ültimas (kayırma) yoluyla atamalar yapılmaya başlamış, devletin en üst kademesinden, en alt kademesine kadar bozulma baş göstermiştir.

– Yeniçeri Ocağı’nın bozulması: Yeniçeri Ocağı’nda bozulmanın temellerini III. Murat atmıştır. Oğullarının sünnet töreninde gösteri yapanları ödüllendiren Padişah, bunları Yeniçeri Ocağı’na kaydettirmiştir.

– Böylece Yeniçeri Ocağı’nın kuralları olan “Kanun-u Kadim” bozulmuştur.

– Tımar sisteminin bozulması: Eyaletlerde güvenliğin kalmaması, tımar dağıtımında rüşvet ve iltimasa yönelinmesi, Osmanlı Devleti’nin en önemli kurumlarından biri olan tımar sisteminin çökmesine neden olmuştur.

– Ordunun en kalabalık kısmının oluştuğu tımar askerlerinin sayıları azalmış, maaşlı asker sayısı artmış, bütçeye büyük bir yük eklenmiştir.

– Tımar sisteminin çökmesi eyaletlerde güvenliği iyice azaltmış, bunun sonucunda eşkıyalar halkı haraca bağlamaya başlamıştır.

– Devleti uğraştıran “Celali İsyanları” başlamış, savaş alanlarından kaçan askerler, Anadolu’ya gelerek yağma hareketlerine katılmışlardır.

Mâliyenin bozulması: Osmanlı Devleti gelir kaynaklarının fazlalığı nedeniyle oldukça güçlü bir bütçeye sahipti.

Ancak bu dönemde, harcamalarda lükse kaçılması, gelirlerin azalması tımar sisteminin bozulması savaşlardan olumsuz sonuçlar alınması nedeniyle, devletin gelir gider dengesi bozulmuştur.

– Osmanlı ekonomisini olumsuz etkileyen bir diğer gelişme de, Coğrafi Keşifler sonucu yeni yollar bulunması ve Osmanlı ülkesinden geçen İpek ve Baharat Yolu ticaretinin azalmasıdır.

– Ekonominin bozulmasında diğer bir unsur da, “Cülus Bahşişi” Fatih’ten itibaren başlatılan bu geleneğe göre, tahta çıkan Padişah Yeniçerilere bahşiş dağıtıyordu.

Zamanla Yeniçeriler, sadece bahşiş alabilmek amacıyla padişah değişikliğine gitmişlerdir.

– Eğitimin bozulması: Devlete yerleşen rüşvet, iltimas bir salgın gibi bütün kurumlara yayıldığından, eğitim sistemini de etkilemiş, yetersiz kişiler, kayırma yoluyla okullarda ders vermeye başlamıştır.

Okullarda eğitim kalitesinin düşmesi, devleti en olumsuz etkileyen olayların başında gelmiştir. Çünkü bu etken ilerlemenin durmasına, Avrupa’da başlayan bilim ve teknik alanındaki gelişmelere ayak uydurulamamasına neden olmuştur.

Avrupa’da yaşanan bilim ve teknik alanındaki gelişmelere ayak uydurulamaması: Avrupa’da Rönesans Hareketleri sonucunda bilimsel gelişme hız kazanırken, Osmanlı Devleti’nde durmuş, bilimsel düşünce yerini hurafelere bırakmaya başlamıştır.

Osmanlı Devleti’ne karşı Avrupa’da ittifaklar kurulması: Osmanlıları Avrupa’dan atmak üzere bir araya gelen Avrupalı devletler, aralarında ittifaklar kurmuşlar ve güçlerini birleştirmişlerdir.

Kapitülasyonların zararlı hale gelmesi: Osmanlı Devleti’nin güçlü döneminde Avrupa siyaseti açısından Venedik, Fransa ve daha sonra da İngiltere’ye verilen kapitülasyonlar, bazı başka devletlere de tanınarak alanı genişletilmiş, bu defa Osmanlı ekonomisi üzerinde bir yük haline gelmeye başlamıştır.

{ Add a Comment }