İlk iki sene, bebeğin çok hızlı geliştiği çağdır; üçüncü yaştan itibaren bu gelişme yavaşlar. Çocuk aile içerisinde kendisine bir yer edinmiştir ve dertlerini, arzularını sizin dilinizle ifade edebilmektedir. ilk iki sene içerisinde edindiğiniz tecrübelerin ışığında bilgi edinmenizin çocuğunuzun eğitimini ne kadar kolaylaştırdığını bilmektesiniz.

İlk yıllardaki hızlı büyüme hatırınızdadır. Çocuğunuz bu dönemde de büyümesini sürdürmektedir, ancak ilk yıllara göre büyüme daha yavaştır. Boy uzar; kilo artar; kol ve bacaklardaki boğumlar kaybolur. Küçük afacan kol ve bacaklarını daha bilinçli kullanmaktadır. Yürümesi emin adımlarladır. Merdivenlerden ürkmez, hatta birer ikişer atlayarak bile çıkabilmektedir. Enerji doludur. Koşar, zıplar, tırmanır, atlar; kısacası oynar. Bundan da büyük bir zevk alır.

Eskiden su içmek için bardağı iki elle tuttuğunu hatırlarsınız. Artık tek eliyle bile bardağı kaldırabilmekte, bardağı kulpundan tutabilmektedir. Sofrayı kurarken size yardımcı olur. 5 yaş civarında el becerileri iyice artar; Kağıttan şekiller kesebilir, resim yapabilir ve bunu da severek yapar. Üç tekerlekli bisiklete biner, top oynar…

Bu yaşlarda artık kavramlar oluşmaya başlar. Eskiden de sıcak bir şeye elini dokundurmaktan kaçındığını bilirsiniz. Sıcağın el yaktığını bilmekte, ama bunu adlandırmayı becerememekteydi. Artık bu aşamaya gelmiştir. Tatlıyı, ekşiyi öğrenmiştir. Yiyecek seçer ve beğendiği şeyleri yemek ister. Kulağı da yaşına paralel olarak gelişir. 5 yaş civarında müzik parçalarını seçebilir. Sevdiği müziği duyunca mutlu olur. Bütün bu gelişmeler sizi mutlu etmelidir ve etmektedir. Artık yüzünü tek başına yıkayabilmekte, size yardımcı olmaktadır, bundan da son derece mutludur.

Duygusal Gelişim: 

Çocuk devamlı yeni arayışlar içerisindedir; her şeyi denemek ister; kurcalar, araştırır… İstekleri engellendiğinde gerginleşir, tepki gösterir, yüzü buruşur; oynamak istediği nesne elinden alındığında ağlar. Bu özellikler, çocuğun geçirmekte olduğu olumsuz dönemin tipik belirtileridir. Doğal karşılamak gerekir. Çocukla inatlaşmaktansa dikkatini başka yöne çekmeye çalışmak daha akıllıcadır. Üç yaşına doğru bu çağın aşıldığını gözlemleyebilirsiniz.

Bu dönem ilginç bir dönemdir. Yemek yedirmek istediğinizde: “Yemiyeceğim”, diye tutturabilir. Oysa masaya oturtursanız gayet sakin yemek yemeye başlar; söylediğini unutmuştur bile.

Üç yaşından itibaren çocuğunuz duygularını daha kolay denetim altına alabilecektir. Sadece öfke ve kızgınlığını değil, mutluluğunu da mimik ve sözleri ile ifade edebilmektedir. Büyükler arasıdaki gerginliklerden aşırı derecede etkilenir. Sözle ifade edilmeyen gerginlikleri kolayca sezebilir. Buna karşılık sevgi ortamını da gayet iyi özümser ve bu ortama kendisi de katkıda bulunmayı sever. Anne ve babasına bir arada sarılmak, ikisini birbirine kaynaştırmak onun için çok büyük bir duygusal tatmin vesiledir.

ikinci bir kardeş gelmesi çocuk için bir şoktur. Sahip olduğu yerin sarsıldığını hissetmek onu üzer, gereksiz endişelere sevk eder. Buna kesinlikle mahal vermemelidir. Yeni doğan kardeş çocuğa sevdirilmeli ve bir rekabet ortamının doğması kesinlikle önlenmelidir. Çocuk mutlaka ona olan sevginizin azalmadığını hissetmelidir. Kardeşinin bakımı konusunda ondan yardım isteyebilirsiniz. Örneğin biberonu eline verip süt içirmesini isteyin ve bunu severek yapacağından emin olun. Aslında o da kardeşine yakın olmak istemektedir.

Onu kardeşi ile rekabete sürüklememek için gereksiz kıyaslamalardan kaçınmalısınız. Hele, “benim istediğim gibi davranmazsan, kardeşini daha çok severim”, şeklindeki bir yaklaşım çok tehlikelidir. Adil davranın. Anne ve babanın çocuklarına olan sevgisi derindir, paylaşıldıkça artar.

Çocuğunuz ve Oyun Arkadaşları: 

Anne, üç yaşına kadar çocuk için her şeydir. Besler, büyütür, sever; oyun arkadaşıdır; öğretmendir… Çocuk başka hiç kimseyi aramaz, hatta reddeder. Yaşıtlarından pek hoşlanmaz. Onlarla oynamak kendisi için pek bir şey ifade etmez.

Üç yaşından itibaren çocuk artık sosyal kişiliğini kazanmaya başlar. Yaşıtlarını arar. Onlarla oynamaktan hoşlanır. Bir komşu çocuğu ya da akrabasının ziyarete gelmesi onu mutlu eder.

Oyun sırasında anlaşmazlıklar hiç eksik olmaz: Darılırlar, itişirler… Ancak bir bakarsınız, tekrar barışmış ve kaynaşmışlardır. Bu yüzden müdahale etmemeye özen göstermelisiniz. Bırakın kozlarını kendileri paylaşsınlar. Bu yaştaki çocuklar için en önemli şey paylaşmasını öğrenmektir. Bunun yolu oyuncaklarını paylaşmaktan geçer. Almasını öğrendiği kadar vermesini de öğrenmelidir.