DOĞRULUK: Söylenen söz, yapılan iş ve davranışlarda herhangi bir yalan, aldatma ya da hilenin olmaması doğruluk olarak nitelenir. Bütün dinler güzel ahlaklı olmayı öğütlemektedir. Güzel ahlaklı olmanın en önemli göstergelerinden biri de doğruluktur. Bu nedenle doğruluk bütün dinlerin ortak öğütlerindendir. İnsanın; düşünce, söz ve davranışlarında doğru olmasının birçok yararı vardır. Doğruluk insanın saygınlığını, güvenilirliğini artırır. Dostluklar ve arkadaşlıklar güçlenir. Toplumda birlik ve dayanışma artar.

TEMİZLİK: Bütün dinler temiz olmayı tavsiye etmektedir. İslam dininde birçok ibadet için öncelikle temizlenme şartı konmuştur. İnsanın yalandan, dedikodudan kaçınması, bütün varlıklara karşı güzel düşüncelere sahip olması, kötülüklerden uzak durması manevi temizlik olarak nitelenir. Peygamberimiz (s.a.v); “Temizlik imanın yansıdır.” diyerek temizliğin önemini vurgulamıştır.

İYİLİK VE YARDIMSEVERLİK: İyilik ve yardımseverlik bütün dinlerin ortak tavsiyelerindendir. Kur’an’da; “İyilik ve (Allah’ın yasaklarından) sakınma üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın.” buyurulmuştur. İslam dininde zekât, kurban, fitre ve sadaka ibadetleri yardımlaşmaya verilen önemi göstermektedir.

BÜYÜKLERE SAYGI, KÜÇÜKLERE SEVGİ GÖSTERMEK: Bütün dinler büyüklere saygı, küçüklere sevgi gösterilmesini tavsiye etmektedir. “Babana ve annene saygı göster.” emri Tevrat, İncil ve Kur’an’ın ortak öğüdüdür. Yüce Allah Kur’an’da; anne ve babaya “öf” bile denilemeyeceğini bildirmiştir. Küçüklere de sevgi ve ilgi göstermeliyiz. Onlara örnek olmalı, sorunlarını çözmede yardım etmeliyiz.

HAYVANLARA İYİ DAVRANMAK: Yüce Allah hiçbir varlığı boşuna yaratmamıştır. Bu nedenle bütün dinler hayvanların korunmasını, onlara iyi davranılmasını ister. Hayvanların gereksiz yere öldürülmesini ya da avlanmasını, aç ve susuz bırakılmasını, eziyet edilmesini yasaklar.

ÇEVREYİ KORUMAK: Bütün dinler çevrenin korunmasına önem vermiştir. Hemen hemen bütün dinlerde gereksiz yere ağaçların kesilmesi, denizlerin, yolların, sokakların ve insanların yaşadığı yerlerin kirletilmesi yasaklanmıştır. Peygamberimiz (s.a.v); “Yollan ve gölgelikleri kirletmekten sakının.”, “Elinizde bir fidan varken kıyamet kopmaya başlasa dahi, onu dikecek kadar vaktiniz varsa, mutlaka dikin.” diyerek çevrenin korunması ve güzelleştirilmesi için çalışılmasını istemiştir.

ZARARLI ALIŞKANLIKLARDAN KAÇINMAK: Dinin amacı insanları iyi ve doğru olana yöneltmek, insanların dünya ve ahiret yaşamlarında mutlu ve huzurlu olmalarını sağlamaktır. Bu amaca ters plan her şey bütün dinlerde yasaklanmıştır. Yüce Allah Kur’an’da; “İçki, kumar, putlar ve fal oklan ancak şeytan işi pisliklerdir.” diyerek zararlı alışkanlıklardan kaçınmamız gerektiğini bildirmiştir. Alkollü içki, kumar, uyuşturucu gibi alışkanlıklar bütün dinlerde yasaklanmıştır. Kumar zararlı alışkanlıkların en başta gelenlerindendir.

BAŞKALARINA ZARAR VERMEMEK: Bütün dinler insanların barış içinde huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmelerini hedefler. Bu nedenle başkalarına zarar verebilecek davranışlardan kaçınmamızı ister. Kaçınmamız gereken başlıca davranışlar:

Öldürmemek: Yaşama hakkı insanın en temel hakkıdır. Bütün dinler insan öldürmeyi yasaklamıştır. Tevrat’ta yer alan on emirden biri “Öldürmeyeceksin.” şeklindedir. Hristiyanlık da insan öldürmeyi yasaklamıştır. Kur’an’da; “Eğer bir kimse bir insanı öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibidir; ve bir kimse bir hayat kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur.” denilerek adam öldürmenin büyük günah olduğu vurgulanmıştır.

Hırsızlık yapmamak: Başkalarına ait olan bir şeyi izinsiz olarak alıp kendine mal etmek hırsızlık olarak nitelenmiştir. Hırsızlık bütün dinlerde kötü bir davranış olarak kabul edilmiş ve kesin olarak yasaklanmıştır. Hırsızlığın azı ya da çoğu olmaz. Hırsızlık toplumun huzurunu bozar. Toplumda güven, yardımlaşma ve dayanışmayı yok eder.

Yalancı şahitlik yapmamak: Yalan söyleyerek birinin suçlanmasına sebep olmak yalancı şahitlik olarak nitelenir. Yalan söyleyerek insanları zarara uğratmak, haksız yere birinin suçlanmasına neden olmak kötü bir davranıştır. Bu nedenle bütün dinler tarafından yasaklanmıştır. Yalan yere şahitlik etmek İslam dininde en büyük günahlardan sayılmıştır. Yalancı şahitlik aynı zamanda kul hakkını çiğnemektir.

BAŞKALARININ İNANÇLARINA HOŞGÖRÜLÜ OLMAK: Din, vicdan ve inanç özgürlüğü insanların sahip olduğu temel haklardandır. Buna göre her insan istediği dine inanma veya hiçbir dine inanmama hakkına sahiptir. İslam dininde de insanların inançlarına saygı gösterilmesi tavsiye edilir. Yüce Allah Kur’an’da “Dinde zorlama yoktur.” ayeti ile bu durumu belirtmiştir.

Atatürk insanlar arasında din dil, ırk farkı gözetilmemesini istemiştir. “Biz kimsenin düşmanı değiliz! Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.” diyerek insan sevgisini ortaya koymuştur. Atatürk ülkemizde herkesin hak ve özgürlüklerinin korunmasını istemiştir. Laiklik ilkesinin benimsenmesi de bu amaca yöneliktir. Laiklik ilkesine göre;

► Hiç kimse bir dine inanmaya ya da inanmamaya zorlanamaz.
► Herkes din ve inanç özgürlüğüne sahiptir.
► Din ve vicdan özgürlüğü bütün insanların sahip olması gereken temel hak ve özgürlüklerdendir.