Felsefeyle bilim arasında, tarihte her zaman yakın bir ilişki olmuştur. Başlangıçta felsefe ile bilim, birleşik bir durumdaydı. İlk filozoflar aynı zamanda bilim adamıydılar. Örneğin; Matematikçi ve astronom Thales‘i, matematikçi Pythagoras‘ı, biyolog Aristoteles‘i sayabiliriz. Daha sonra bilimler, matematik ve doğa bilimleri olarak felsefeden kopmaya başlamışlardır. Bu durum Rönesansla devam etmiş ve günümüzde de yoğunlaşmıştır. Ancak bu, felsefe ile bilimin ilişkisini tamamen kestiği anlamına gelmez.

Benzerlikleri:

1- Her ikisi de dünyayı ve insanı mantık ilkelerine uygun bir tarzda anlamaya, açıklamaya ve yorumlamaya çalışır.
2- Her ikisi de yeni bilgiler elde etme peşindedirler. Eleştiri süzgecinden geçirilmemiş bir bilgiyle yetinmez, doğruları eleştirel bir tavırla ve kendi güçleriyle bulmaya çalışır.
3- Her ikisi de birbirlerinin ortaya koydukları bilgilerden yararlanırlar. Felsefe bilimlere yol gösterir, ona soru sorar. Bilim soruları açıkladıkça, felsefe soru ve sorunlarla onu güdüler.
4- Her ikisinin de ortaya çıkma süreci şüphe, merak ve hayret ile başlamıştır.

Farklılıkları:

1- Bilim olay ve olgulardan hareket eder; o, ulaştığı sonuçları yine olgulara dönerek doğrulamaya çalışır. Felsefenin ise bu çeşit olgulara dayanma zorunluluğu yoktur ve ulaştığı sonuçları temellendirirken akıl ilkelerine bağlı kalır.
2- Felsefe insanı evreni yaşamı sorgularken; bilim kendini olgular ile sınırlar. Evreni kendi inceleme alanına göre parçalara ayırır.
3- Bilim deney yöntemini kullanarak doğa yasalarını bulmaya çalışır. Felsefe ise deney yapamaz. Felsefede zihin kendisi üzerinde çalışır, düşünür.
4- Felsefe varlığın özünü bilmek ister. Bunun için varlığa “nedir” sorusunu sorar. Bilim varlığın özü ile ilgilenmez. Olay ve olgular arasındaki neden-sonuç ilişkisini ele alır. Varlığa “nasıl” sorusunu sorar.
5- Felsefe kurgusal ve rasyonel düşünüş gibi yöntemler kullanır. Bilimler ise tümevarım ve tümdengelim yöntemlerini kullanır.