Etiket: türkiye selçuklu

Kayı Boyunun Anadolu’ya Gelişi – kısa – kısaca

Osmanlı ailesi birçok Türk devleti kuran Oğuzların Kayı boyunun Karakeçili aşiretine mensuptur. Kayı kelimesi, güç ve kudret anlamına gelmektedir. Türkiye Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat döneminde Anadolu’ya gelen Kayıların bir bölümü yaptıkları hizmetler nedeniyle Ankara yakınlarındaki Karacadağ’a yerleştirilmiştir. Daha sonraki dönemde Söğüt ve Domaniç çevresi Kayılara yurtluk olarak verilmiştir. Türkiye Selçukluları bu dönemde Kayıların başında bulunan Ertuğrul Bey’e egemenlik sembolü olarak, ferman bayrak, kılıç, at ve davul göndermiştir. Ertuğrul Bey’in ölümünden sonra aşiretin başına Osman Bey geçmiştir. (1281)

{ Add a Comment }

Türkiye Selçuklu Devleti Ticaret Hayatı – Ekonomik Hayat

Türkiye Selçuklu Devleti’nin ekonomik hayatı tarım, ticaret ve sanayiye dayanmaktadır. Ekonomik faaliyetlerin dağılımı şu şekildedir;

  • Tarım ve hayvancılık, köylüler ;
  • Meyvecilik ve bağcılık, şehir halkı
  • Dokumacılık, dericilik gibi sanayi i kolları, şehirlerdeki ahi teşkilatları,
  • Maden işleri, daha çok Hristiyan (Ermeni – Rum gibi) halk

Selçukluların önem verdiği ekonomik faaliyetlerden biri de ticarettir. Ticaretin gelişmesi; amacıyla tüccarların. konaklaması için kervansaraylar yaptırmışlardır.

Avrupa’daki tüccarlara düşük gümrük vergisi uygulamışlardır. Sinop, Alanya ve Antalya gibi liman şehirlerini geliştirerek uluslararası ticarette etkin olmaya çalışmışlardır. Ayrıca tüccarların mallarını, zarar görmelerine karşı koruyan sigorta sistemini uygulamışlardır.Türkiye Selçuklularında toprak yönetimi Büyük Selçuklulardaki gibidir. Topraklar; has, ikta, mülk ve vakıf olarak ayrılmaktadır.

{ Add a Comment }

Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemi Kültür ve Medeniyet

DEVLET YÖNETİMİ: Anadolu Selçukluları devlet yönetiminde Büyük Selçukluları, beyliklerde Anadolu Selçukluları’nı örnek almışlardır. Ülkenin hanedanın ortak malı sayılması ve kut anlayışı devam etmiş, hükümdarlık hanedan üyeleri arasında geçtiği için de taht kavgaları hiç eksik olmamıştır. Melikler yönetim tecrübesi kazanmaları için atabeylerin gözetiminde illere gönderilmişlerdir. Ancak kendilerine bir bölgenin yönetimi verilen meliklerin siyasi görüşme yapma, savaş açma ve para basma yetkisi yoktur.

Bilgi Notu: Anadolu Selçukluları ülke bütünlüğünün korunmasına önem verdikleri için meliklerin yetkilerini kısıtlamışlardır.

Devlet işleri Büyük Divan’da, yazışmalar Tuğra Divanı’nda, askeri işler Arz Divanı’nda, ekonomik işler İştifa Divanı’nda görüşülmüştür. İşraf Divanı idari, mali alanlarda teftiş yapmış, Pervane Divanı da devlete ait toprakların kaydını tutup bu toprakları iktalara ayırmıştır. Hükümdar merkezde olmadığında devlet işleri Niyabet-i Saltanat Divanı’nda görüşülmüştür.

Türkiye Selçukluları yönetimde kolaylık sağlamak için ülkeyi idari birimlere ayırmışlardır. Bunlar subaşıların yönettiği merkeze bağlı iller, meliklerin yönettiği iller ve uc beylerinin idaresindeki illerdir. Bunların dışında Selçuklulara vergi ödeyen ve içişlerinde bağımsız hareket eden bazı beylik ve devletlerde vardır.

ORDU VE DONANMA: Türkiye Selçukluları’nın ve beyliklerin askeri teşkilatı Büyük Selçuklulara, Akkoyunlu ve Karakoyunluların ki Moğol ve Timuıiulara, Dulkadiroğulları’yla Ramazanoğullarının ki ise Memlüklere benzerdi. Selçuklu ordusu, değişik milletlerden küçük yaşta satın alınan veya toplanan gulaman-ı saray, hükümdarı korumakla görevli hassa ordusu, kendilerine maaş yerine ikta verilen atlı askerlerden (sipahiler) oluşan ikta askerleri, Türkmen birlikleri, ücretli askerler ile bağlı beylik ve hükümetlerin askerlerinden oluşmuştur.

Bilgi Notu: Anadolu üç tarafı denizlerle çevrili olduğu için Türkiye Selçukluları ve kıyı şeridinde kurulan beylikler denizciliğe önem vermiş donanmalar ve tersaneler kurmuşlardır.

Bilgi Notu: Denizcilik alanındaki çalışmalar ülke savunmasının yanısıra ticaretin gelişmesinde de etkili olmuştur.

HUKUK: Anadolu’da hukuk Türk-İslam devletlerinde olduğu gibi dini kurallara dayanan Şer’i hukukla geleneklere dayanan örfi hukuk olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Yargının bağımsızlığı esası gereği kadılara baskı yapılmamıştır. Türkiye Selçuklularımda büyük siyasi suçlara hükümdarın başkanlığındaki Divan-ı Mezalim bakarken, askeri davalarda ayrı mahkemelerde görüşülmüştür.

DİN VE İNANIŞ: Anadolu’da kurulan Türk-islam devletleri ve beylikler Islamiyetin yayılması için büyük çaba harcamış, İslamiyeti halka öğretmek amacıyla birçok din adamını görevlendirmişler, Hristiyan ve Musevilerin inançlarına ve dini törenlerine karışılmamıştır.Moğol istilasından sonraki dönemde pir, baba, dede ve alperen adı verilen kişilerin başında bulunduğu Babailik, Bektaşilik, Ekberilik ve Mevlevilik gibi tarikatlar ortaya çıkmıştır.

SOSYAL VE İKTİSADİ HAYAT: Anadolu, Bizans-Arap, Bizans-Türk mücadeleleri ve Haçlı Seferleri nedeniyle sosyoekonomik açıdan zarar görmüş, ancak Türkmenlerin burayı vatan edinip, imar etmesiyle güzel günler yaşamaya başlamıştır.

Anadolu’da halkın çoğunluğunu Türkler oluşturmuştur. Halk yerleşim yeri ve yaşayış biçimine göre şehirliler, köylüler ve konar-göçerler (yarı göçebe) olarak ayrılmıştır. Gayrimüslimler genelde şehirlerde oturup, zanaat ve ticaretle uğraşmışlardır. Bunlar inanç özgürlüğüne sahiptir ve askerlik yapmamışlardır.

Bilgi Notu: Bu durum Anadolu’da hoşgörüye dayanan bir siyaset uygulandığının göstergesidir.

Anadolu’da ekonominin temelini tarım, sanayi ve ticaret oluşturmuştur. Köylüler ve konar-göçerler tarım ve hayvancılıkla geçimlerini sağlarken, şehirliler bağcılık, meyvacılık gibi alanlarla uğraşmışlardır. Dokumacılık, dericilik ve maden işlemeciliğinde de önemli ilerlemeler görülmüştür.

Türkiye Selçukluları’nda ticaret, devletin temel politikasını belirleyen konuların başında gelmiştir. Anadolu’yu uluslararası bir ticaret merkezi haline getirmeyi hedefleyen Türkiye Selçukluları,

  • Askeri seferlerini ticari amaçları doğrultusunda düzenlemiş, Sinop, Antalya, Alanya ve Suğdak (Kırım) limanlarını ele geçirmişlerdir.
  • Ele geçirdikleri yerlere Türk tüccarları, Anadolu’ya da yabancı tüccarları yerleştirip bu bölgeleri önemli ihracat ve ithalat merkezleri haline getirmişlerdir.
  • Ticaret yollarının güvenliğini sağlamış ve eşkiyaların baskınından zarara uğrayan tüccarların zararını devlet bütçesinden karşılamışlardır. Böylece bir çeşit sigorta sistemi uygulamışlardır.
  • Ticaret yolları üzerinde belirli aralıklarla kervansaraylar yaptırmışlardır.
  • Venedik, Ceneviz ve Kıbrıs Krallığı gibi komşu ülkelerle ticaret antlaşmaları imzalamışlardır.
  • Yabancı tüccarlardan düşük gümrük vergileri almışlardır.

Beylikler de özellikle İtalyan şehirleriyle canlı ticari ilişkiler kurmuşlardır. Aydın, Saruhan ve Menteşe beyliklerine ait paralara İtalyan şehirlerinde rastlaması bunun en önemli göstergesidir.

Anadolu’da zanaatkarlar, ahilik adı verilen dini-ekonomik nitelikli mesleki teşkilatlar kurarak dayanışma içerisinde olmuşlardır. Türklerin teşkilatlarına gayrimüslimlerin üye olmasına izin verilmemesi Türk halkının şehir hayatına alışmasına ve ekonomik hayatta etkili olmasına zemin hazırlamıştır.

Anadolu’da toprakların çoğunluğu devlete aittir. Bununla beraber özel mülkiyet de vardır. Türkiye Selçuklularında toprak has (geliri hükümdara ait) ikta (ordu mensuplarına ve devlet mensuplarına maaş ve hizmet karşılığı verilen), mülk (şahsa ait) ve vakıf olmak üzere ayrılmıştır.

DİL VE EDEBİYAT: Anadolu halkı Türkçe konuşmasına rağmen Türkiye Selçuklularında bilim ve edebiyat alanında, Arapça ile Farsça etkili olmuştur. Beylikler döneminde ise Türkçe her alanda yaygın olarak kullanılmıştır. Anadolu beylerinin çoğunluğu Türkçe’den başka dil bilmediğinden Arapça ve Farsça eserler Türkçe’ye tercüme edilmiştir. Edebiyat, halk, tasavvuf ve divan edebiyatı olmak üzere üç koldan gelişme göstermiştir.

Muhyiddin Arabi, Sadrettin Konevi, Mevlana, Hacı Bektaş Veli ve Yunus Emre gibi önemli düşünce ve gönül adamları Anadolu’da yaşamışlardır.

BİLİM VE SANAT: Eğitim ve öğretim medreselerde yapılmıştır. Bilim adamları ve sanatkarlar himaye edilmiştir. Moğol tehlikesinden kaçan birçok bilim adamı da Anadolu’da kültürel zenginliğin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Anadolu’da çinicilik, halıcılık, hat, tezhip, minyatür, ciltçilik gibi sanatların yanısıra mimari alanda büyük gelişmeler yaşanmıştır.

Karatay, İnce Minareli, Gök, Buriciye, Çifte Minareli medreseler, Hunat Hatun Külliyesi, Artuklu Sarayı, Sultan Hanı, Gevher Nesibe Hastanesi, Danişmentgazi Türbesi, Malabadi Köprüsü, Anadolu’daki önemli mimari eserlerdir.

{ Add a Comment }

1. Alaaddin Keykubad Dönemi Hakkında Bilgi

– Türkiye Selçukluları en parlak dönemini yaşamıştır.
– Alaeddin Keykubat, Akdeniz’de önemli ticaret merkezlerinden biri olan Alanya’yı ele geçirerek burada tersane kurdurdu. Bu durum Selçukluların denizcilikte ilerlemesini sağladı.
– Karadeniz’de ise Kırım’daki Suğdak Limanı alındı. Suğdak limanının alınması ile hem Karadeniz’de ticaret güvenliği sağlandı hem de Anadolu’ya ekonomik rahatlık getirilmiş oldu.

Bilgi Notu: Bu sefer Türkiye Selçuklu Devleti’nin ilk denizaşırı seferi olmuştur. Bu seferde başarılı olunması Selçukluların ulaştığı deniz gücünü de göstermektedir.

– Bu dönemde doğuda Moğol tehlikesi belirmiştir. Moğolların geçtikleri yerlerdeki tahribatları Abbasi Halifesi’ni endişelendirmiş ve Türkiye Selçuklularından yardım isteme durumunda bırakmıştır.
– Alaeddin Keykubat başlangıçta Moğollar ile savaşmak yerine; bir yandan dostluk kurmak diğer yandan ise bazı güvenlik önlemleri almayı uygun görmüştür.

– Moğol tehlikesine karşı alınan önlemler;

a) Anadolu’daki Konya, Kayseri ve Sivas gibi şehirlerin Surları tamir ettirilmiştir.
b) Abbasi Halifesi ve Eyyubilerle ilişkiler geliştirilmeye çalışılmıştır.
c) Moğol Hanı Ögeday ile dostluk kurulmaya çalışılmıştır.
d) Doğu Anadolu ve Azerbaycan’a gelen Harzemşahlar Moğollara karşı bir tampon bölge olarak düşünülmüştür.

Yassı Çemen Savaşı (1230)

1. Alaaddin Keykubat, bir taraftan Moğollarla iyi geçinmeye çalışırken, bir taraftan da Moğolların önünden kaçarak Doğu Anadolu’ya gelen Harzemşahlarla MoğoHara karşı ittifak kurmaya çalışmıştır. Ancak Celaleddin Harzemşah‘ın Selçuklulara ait Ahlat’ı alarak tahrip etmesi ilişkilerin bozulmasına neden olmuştur. Erzincan yakınlarında yapılan Yassı Çemen Savaşı’nı Türkiye Selçukluları kazanarak Harzemşahlara son vermiştir.

Bilgi Notu: Bu savaş sonucunda Moğollar ile Türkiye Selçukluları arasındaki tampon bölge kalktığından komşu olunmuştur. Ancak Moğollar Türkiye Selçuklularının gücünü gördüğünden Anadolu’yu istila etme düşüncelerini ertelemişlerdir.

{ Add a Comment }

Türkiye Selçuklu Devletinin Yükselme Dönemi

I. Kılıçarslan tahta çıktığında, kardeşi Şahin Şah, Danişmentliler’in ve Zengiler’in kendine karşı kurduğu ittifakı akıllı bir siyasetle parçalamış ve onların hakim olduğu toprakları ele geçirerek, Türkiye Selçuklu Devleti’nin sınırlarını Sakarya nehrinden Fırat nehrine kadar genişletmiştir.

Miryokefalon Savaşı (1176): Bizans’ın giderek güçlenen Türkiye Selçuklularımı ortadan kaldırmak istemesi üzerine Isparta yakınlarındaki Kumdanlı vadisinde yapılan savaşı Selçuklular kazanmıştır. Bu zaferle;

  • Bizans, Anadolu’nun Türk yurdu olduğunu kabul etmiştir.
  • Haçlı Seferleri’yle Anadolu’da Bizans’a geçen üstünlük tekrar Türkiye Selçuklularıma geçmiştir.
  • Eskişehir ve Kütahya çevresi Selçuklu hâkimiyetine alınmıştır.
  • Bizans, Selçuklulara yüklü bir tazminat ödemek zorunda kalmıştır.
  • Bizans, bu savaştan sonra elindeki toprakları korumaya yönelik savunma siyaseti izlemiştir.

Türkiye Selçukluları, Yükselme döneminde Anadolu Türk birliğini büyük ölçüde sağlamışlardır. Türkiye Selçukluları Yükselme döneminde Bizans, Ermeni, Gürcü, Venedik, Kıbrıs, İznik Rum ve Trabzon Rum krallıklarıyla siyasi, ekonomik ilişkiler kurmuşlardır. Antalya, Alanya, Sinop ve Kırım’ın Suğdak limanını alarak Karadeniz-Akdeniz ticaret yolunu açmışlardır. Türkiye Selçukluları askeri seferlerini ekonomik gereksinimlerine göre ayarlamışlardır.

I. Alaeddin Keykubat (1220-1237) döneminde en parlak dönemlerini yaşayan Türkiye Selçukluları bu dönemde Moğol tehlikesine karşı önemli şehirlerini, surlarını tamir ettirmiştir. Türk dünyasında ittifak girişimlerinde bulunmuş ve Moğollarla iyi geçinmeye çalışmıştır. Alaeddin Keykubat’ın ittifak siyasetini Harzemşahlar ve Eyyübiler bozmuştur. Bu dönemde Harzemşahlarla yapılan Yassı Çemen Savaşı kazanılmış, ancak Harzemşah topraklarının Moğol istilasına uğraması nedeniyle Anadolu istilaya açık hale gelmiştir.

{ Add a Comment }

Haçlı Seferleri Hakkında Bilgi – Kısaca

I. Haçlı Seferi (1096 – 1099): Avrupalılar 600 bin kişilik kalabalık bir ordu ile karadan İstanbul yakınlarına geldiler. Bizans’ın yardımıyla Anadolu’ya geçtiler. Anadolu’da Türkiye Selçukluları ye Danişmentliler Haçlılara karşı koymaya çalıştı. Ancak kalabalık Haçlı Ordularına karşı istenilen sonuç alınamadı. Türkiye Selçuklu hükümdarı I. Kılıç Arştan Haçlılara karşı vur kaç taktiği uygulayarak ağır kayıplar verdirdi.

Sonuçları:

✓ Haçlılar, İznik, Batı Anadolu, Urfa, Antalya ve Kudüs’ü aldılar.
✓ Ele geçirdikleri Kudüs’te bir krallık diğer yerlerde ise derebeylik kurdular.
✓ Türkiye Selçukluları başkentlerim İznik’ten Konya’ya taşıdı.
✓ Türklerin batıya ilerleyişi bir süre durmuştur. Bu durum Anadolu’nun Türkleşme sürecini bir süreliğine olumsuz etkilemiştir.

II. Haçlı Seferi (1147 – 1149): Musul Atabeyi Mahmut Zengi’nin Urfa’yı Haçlılardan geri alınası üzerine Avrupalılar yeni sefere çıkmışlardır. Avrupa’daki kralların ilk defa katıldığı sefer olan II.Haçlı Seferlerinde Türkiye Selçuklu hükümdarı I. Mesut, Alman kralı III. Konrad’ı Eskişehir’de bozguna uğratarak İznik’e çekilmesini sağlamıştır. Bu seferde deniz yoluyla Suriye’ye ulaşan Fransa Kralı IIİ Lui ve Alman İmparatoru. Konrad Şam’ı kuşattılarsa da başarılı olamamışlardır.

III. Haçlı Seferi (1189 – 1192): Selahattin Eyyubi’nin Kudüs kralını 1187 tarihinde Hittin Savaşı’nda yenerek Kudüs’ü atması üzerine yapılmıştır. Bu sefere Alman İmparatoru Frederik Barbaros, İngiltere Kralı; Rişar ve Fransa Kralı Filip Ogüst katılmışlardır. Alman İmparatoru, Türkiye Selçuklu hükümdarı II. Kılıç Arslan’ı Konya yakınlarında yenmesine rağmen Silifke Çayı’nı geçerken boğularak ölmüş ve ordusu dağıtmıştır. Fransa ve İngiltere kralları ise Selahattin Eyyubi karşısında başarılı otamayarak geri dönmüşlerdir.

IV. Haçlı Seferi (1202 – 1204): Eyyubilerin, Haçlıların elinde bulunan Yafa ve Suriye’deki bazı şehirleri almasıyla tekrar sefer düzenlendi. Bu dönemde Bizans’ta da taht kavgaları yaşanmaktaydı. Tahta çıkmak isteyen Aleksios Haçlıları İstanbul’a davet etti. Buradaki taht mücadelesine Haçlıların müdahale etmesine halk karşı çıkınca Haçlılar İstanbul’u yağmalayarak 1204 yılında bir Latin Krallığı kurdular.

Haçlı Seferi amacından sapan bir özelliğe sahiptir. İstanbul’dan kaçan Rumlar İznik ve Trabzon’da Rum İmparatorlukları kurdular. İznik Rum İmparatorluğu 1261’de İstanbul’u geri alarak Bizans İmparatorluğunu tekrar canlandırmıştır. Trabzon Rum İmparatorluğu ise varlığını 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet alana kadar sürdürmüştür. Bu seferlerden başka dört tane daha Haçlı Seferi olmuştur.

{ Add a Comment }

Türkiye Selçuklu Devleti Kuruluş Dönemi (1077 – 1155)

Türkiye Selçuklu Devleti, Malazgirt Savaşı sonrasında; Anadolu’nun Türkleştirilmesi ve İslamlaştırılması faaliyetleri sırasında, kuzeybatı Anadolu taraflarında kurulan bir devlettir. Bu devletin kurutuş dönemi oldukça sancılı geçmiştir. bunun birçok sebebi vardır. bunları kısaca şu şekilde özetleyebiliriz:

Bu dönemde, Anadolu’nun batı taraflarında yeterince Türk nüfusun olmaması, Bizans’ın Anadolu topraklarındaki varlığına karşı mücadeleye devam etmesi, Haçlı Seferleri‘nin başlaması Anadolu’da kurulan diğer beylik ve devletlerle hakimiyet mücadelelerinin yaşanması ve zaman zaman görülen taht kavgaları, Türkiye Selçuklu Devleti’nin kurulma teşkilatı devlet olma süresini uzatmıştır. Bununla beraber Türkiye Selçukluları bu sıkıntıların hepsini aşarak Büyük Selçuklulardan sonra, Türk Siyasi varlığını devam ettiren Türk ve İslam dünyasını koruyan Anadolu’daki Türk varlığının ve hakimiyetinin kesinlik kazanmasını sağlayan devlet olmuştur.

SÜLEYMAN ŞAH DÖNEMİ (1077 – 1006): Süleyman Şah, Türkiye Selçuklu Devleti’nin kurucusudur. 1077 tarihinde İznik’i ele geçirerek bağımsızlığını ilan etmiştir. Başlangıçta Bizans ile mücadele ederek topraklarını genişletmiştir. Bizans’taki taht kavgalarında taraflardan birine yardımcı olarak Selçuklular lehine menfaatler sağlamaya çalışmıştır.

– 1080 yılında Bizans ile yaptığı bir antlaşma ile batı Sınırını güvence altına alarak, veziri Ebu’l Kasım‘ı İznik’e idareci olarak bırakıp doğu sınırlarını genişletmek amacıyla sefere çıkmıştır.

– Tarsus, Adana ve Antakya’yı ele geçirmesi ve Halep’i kuşatması Suriye Selçukluları ile Süleyman Şah‘ı karşı karşıya getirmiştir.

– 1086 yılında yapılan Ayn Şeylem savaşında Süleyman Şah, Suriye Selçuklu hükümdarı Tutuş’a yenilmiş ve bu savaş sırasında: hayatını kaybetmiştir.

– Bu savaş sırasında Süleyman Şah’ın iki oğlu Kılıç Arslan ve Kulan Arslan esir alınarak, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’a götürülmüştür. Türkiye Selçuklu tahtı, Melikşah‘ın Öldüğü 1092 senesine kadar Türkiye Selçukluları hükümdarsız kalmıştır. Bu dönemde Ebu’l Kasım, Ebu’l Gazi gibi komutanlar tarafından yönetilmiştir.

– Süleyman Şah’ın mezarı bugünkü Suriye topraklarında Ceber Kalesi denilen yerde bulunmaktadır. Ceber Kalesi Türkiye sınırları dışındaki tek Türk toprağı olan yerdi.

I. KILIÇ ARSLAN DÖNEMİ (1092 – 1107): Melikşah’ın ölümünden sonra serbest kalarak İznik’e gelmiş. Ebu’l Gazi’den tahtı geri almış ve karışıklıkları önlemiştir.

– Bizans’a karşı Çaka Bey ile ittifak yapmıştır. Ancak Bizans oluşan bu tehlikeyi iki Türk idarecisinin arasını açarak önlemiş ve Kılıç Arslan’a Çaka Bey‘i öldürtmüştür.

–  Kılıç Arslan döneminin önemli olaylarından biri de başlayan Haçlı Seferleri’dir. Kılıç Arslan başkenti İznik’ten Konya’ya taşımıştır. Haçlılara büyük kayıplar verdirmesine rağmen Anadolu’yu geçip Kudüs’ü almalarına engel olamamıştır.

– I. Kılıç Arslan Danişmentlilerden Malatya’yı alarak Suriye’ye yönelmiştir.

– Büyük Selçuklulara ait Musul’u alınca iki taraf arasında savaş çıkmıştır. Yapılan savaşta Büyük Selçuklu komutanlarından Emir Çavlı‘ya yenilerek ölmüştür.

Açıklama: Bu savaştan sonra oğulları Büyük Selçuklu başkentine gönderilmiştir. Böylece II. kere Selçuklu tahtı boş kalmıştır.

ŞAHİNŞAH DÖNEMİ (1110 – 1116): Anadolu’da Bizanslıların, Haçlıların ve Ermenilerin Türklerin hakimiyetinde olan bölgeleri tekrar ele geçirmeye başlaması üzerine Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar tarafından serbest bırakılmıştır. Anadolu’ya gelmiş Konya’da Türkiye Selçukluları tahtına çıkarak Bizans’a karşı mücadeleye başlamıştır. Böylece I. Kılıç Arslan’dan sonra ortaya çıkan siyasi boşluk sona ermiştir. Şahin Şah kardeşi Mesut ile girdiği taht mücadelesini kaybederek öldürülmüştür.

MESUT DÖNEMİ (1116 – 1155): Kardeşi ile giriştiği takt kavgasında Danişmentli Emir Gazi‘nin desteğini aldığından, bir süre onun etkisinde hareket etmiştir. Bu dönemde Anadolu’da siyasi üstünlük Danişmentlilere geçmiştir. Ancak kayınpederi de olan Danişmentli Emir Gazi’nin ölümünden sonra gerçek bir hükümdar gibi davranmaya başlaya bilen I. Mesut, Bizans ve Haçlılara karşı başarılı mücadeleleri ile Türk ve İslam dünyasında saygınlığını arttırmıştır.

– Abbasi Halifesi, Sultan Mesut’a bu başarılarından dolayı hilat, sancak ve başka saltanat alametleri göndererek tebrik etmiştir.

– Anadolu hâkimiyeti için Danişmentlilerle mücadeleye girmiştir. Danişmentlilerden Ankara, Çankırı, Elbistan ve Kastamonu’yu alarak sınırlarını genişletmiştir. Anadolu’daki siyasi üstünlüğü tekrar almıştır.

– 1155’te vefat ettiğinde teşkilatlanması büyük ölçüde bitmiş güçlü bir devlet bırakmıştır.

KURULUŞ DEVRİNDEKİ ÖNEMLİ GELİŞMELER

  • Bizans ile sınırları genişletme adına yapılan savaşlar ve mücadeleler.
  • Haçlı Seferleri’ne karşı koyma.
  • Anadolu’da siyasi hakimiyeti sağlama adına diğer Türk devlet ve beylikleriyle mücadeleler.

{ Add a Comment }

Anadolu’da Kurulan İlk Türk Devletleri (Beylikleri)

Saltuklular (1071-1202)

✓ Anadolu’da kurulan ilk beyliktir.
✓ Erzurum ve çevresinde kurulmuştur.
✓ Kurucusu Ebul-Kasım Saltuk Bey’dir.
✓ Gürcülerle savaşarak topraklarını genişletmiştir.
✓ Haçlılara karşı Danişmentlilerle birlikte mücadele etmişlerdir.
✓ II. Rüknedin Süleyman Şak döneminde Türkiye Selçuklu Devleti1 nin egemenliğine girmiştir.
✓ Saltuklular Erzurum ve çevresinde önemli mimari eserler bırakmışlardır. Erzurum Ulu Cami, Üç Kümbetler ve Mama Hatun türbesi bunlara örnek olarak verilebilir.

Danişmentliler (l050 – 1178)

✓ Melikşak’ın komutanlarından Danişmentoğlu Ahmet Gazi tarafından merkezi Sivas olacak şekilde kurulmuştur.
✓ Danişmentliler Bizans ve Haçlılarla mücadele etmişlerdir.
✓ Danişment Gazi’nin Malatya’yı alması Türkiye Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan ile arasının açılmasına neden olmuştur.
✓ Melik Gazi döneminde güçlü bir devlet katine gelmişlerdir. Ancak Melik Gazi’nin ölümünden sonra oğulları arasında takt mücadeleleri başlayınca devlet. Kayseri, Sivas ve Malatya kollarına ayrılmıştır. Türkiye Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan üç koluda ele geçirerek Danişmentlilere son vermiştir.
✓ Danişmentliler Anadolu’da kurulan ilk Türk devletleri içerisinde Türkiye Selçuklularından sonra en güçlüsü kabul edilmektedir. Bazı dönemlerde Anadolu’daki üstünlüğü ele geçirmişlerdir.
✓ Danişmentlilerin Bizans’a karşı mücadelelerini anlatan Danişmentname isimli bir destanları bulunmaktadır. Bu eserde Anadolu’nun Türkleşmesine ve İslamlaşmasına olan katkıları anlatılmaktadır. Danişmentliler Anadolu’da ilk medreseyi kurmuşlardır.
✓ Tokat Niksar’daki Yağıbasan Medresesi, Kayseri’deki Ulu Cami ve Melik Gazi Türbesi önemli mimari eserleri arasındadır.

Mengücekler (1080 – 1228)

✓ Alparslan’ın komutanlarından Mengüncek Gazi tarafından Erzincan’da kurulmuştur.
✓Gürcüler ve Rumlarla savaşmışlardır. Trabzon Rumları’nın güneye inmesini engellemişlerdir.
✓ Mengücekliler kuruluşlarından kısa bir süre sonra Divriği ve Erzincan olmak üzere iki kola ayrılmıştır.
✓ Mengüceklilerin Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasına önemli katkıları olmuştur. Hâkimiyet kurdukları bölgeleri önemli merkezler haline getirmiş ve mimari eserlerle zenginleştirmişlerdir. Ancak bu eserlerden bölgede etkili olan depremler ve Anadolu’nun Moğol istilasına uğraması nedeniyle günümüze çok azı ulaşmıştır.
✓ Divriği’de darüşşifa (hastane) ile birlikte yapılan Ulu Cami Mengüceklilerin en önemi i mimari eseridir.
✓ Türkiye Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat 1228’de ; Mengüceklere son vermiştir.

Artuklular (1102 – 1409)

✓ İsmini Türkmen beyi ve Selçuklu komutanlarından Artuk Bey’den almıştır. 1086 yılında Kudüs’ü alan Artuk Bey aynı yıl burada ölmüştür.
✓ Artuk Bey’in oğulları daha sonraki yıllarda Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Mardin, Hasankeyf ve Harput’ta 1102 – 1409 yılları arası hüküm Süren beyliği kurmuşlardır.
✓ Artuklar 3 kol hafinde varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Haşan Keyf Artuktarı: Kurucusu Artuk Bey’in oğlu Sökmen beydir. Önce Haşan Keyfi sonra ise Diyarbakır’ı kendilerine merkez yapmışlardır. Haçlı Seferleri’ne rağmen ilim, sanat ve kültürel alanda büyük çalışmalar yapılmıştır İlme ve ilim adamlarına büyük önem verilmiştir. 1231’deEyyubiler tarafından sona erdirilmişlerdir.

Harput Artukları: Melik İmameddin Ebubekir tarafından kurulmuştur. 1234’te I. Alaaddin Keykubat tarafından son verilmiştir.

Mardin Artukları: Kurucusu İlgazi Beydir. Artukluların en uzun süre yarlığını şürdüren koludur. Haçlılara karşı, başarılı mücadeleleri olmuştur. 1409’da Karakoy unlular tarafından sona erdirilmiştir. Devrin en önemli bilim adamlarından Gezeri bu dönemde Cizre ve Diyarbarkır’da yaşamış ve ilmi çalışmalar yapmıştır. El Cezeri 1183 yılından başlayarak 25 yıl boyunca süren “İcatlar Kataloğu’nu” yazmıştır. Cezer bilim ve teknoloji tarihinde yaptığı olağanüstü buluşlar ve otomatlarla tanınmaktadır. Gezeri kitabında 50 aracın ayrıntılı tasarı mini verir.
✓ Mardin’de Hatuniye Medrese’si, i Batman’daki   Malabadi Köprüsü, Diyarbakır Artuklu Sarayı, Semanin ve Şehidiye Medreseleri devrin önemli eserleridir.

Çaka Beyliği (1081 i- 1093)

✓ Çaka Bey tarafından İzmir’de kurulmuştur.
✓ Çaka Bey ilki Türk donanmasını kurmuştur. Urla, Foça dolaylarını ele geçiren Çaka Bey daha sonra Sisam ve Rodos adalarını almıştır.
✓ Bu dönemde Çaka Bey ilk önce bir Bizans donanmasını alaka sonra: ise bir Haçlı donanmasını yenilgiye uğratmıştır
✓ Çaka Bey, Bizans’ı ete geçirmek amacıyla Türkiye, Selçukluları ve Peçeneklerle anlaştı. Ancak Bizans, Kumanları Peçenekler üzerine saldırtmış, Türkiye Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan’ı da Çaka Bey’e karşı kışkırtarak öldürmesini sağlamıştır.
✓ Çaka Bey’in öldürülmesi üzerine Bizans İzmir ve çevresini tekrar ele geçirmiş ve Çaka Beyliği’ne şok vermiştir.
✓ Çalka Bey bilinen ilk Türk denizcisidir. Öldürülmesi ve beyliğine son verilmesi Türk denizciliğinin gelişmesini geciktir. 

Sökmenliler ( 1100 – 1207)

Büyük Selçuklu kumandanı Sökmek tarafından Ahlatta kurulmuştur. Beyliğe Ahlatşehir ve Ermenşahlar da denilmiştir, Sökmen Bey, adaleti ve iyiliğiyle şöhret kazanmış bir idarecidir. 1109 senesinde Haçlılara karşı, Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Topak in oluşturduğu ittifaka katılmıştır. Bu İttifak iki ay süreyle Haçlıların elinde bulunan Urfa’yı kuşatmış ancak alamamıştık. Beylik en iyi dönemini II. Sökmen Bey zamanında yaşamıştır. II. Sökmen Bey’in vefatıyla taht mübadelelerinin başlaması üzerine 1207’de Eyyubiler beyliğe son verdi.

Togan Arslanoğulları (Dilmaçoğulları) (1084-1394)

Bitlis Erzen dolaylarında kurulmuştur. Dilmaçoğlu Mehmet Bey Malazgirt Savaşı’na katılmış komutanlardandır. 1104 yılında beyliğin başına oğlu Togan Arslan geçmiştir. Gürcü ve Haçlılarla mücadele eden beylik Akkoyunlular tarafından ortadan kaldırılmıştır.

İnaloğulları (1103 – 1183)

Diyarbakır ve çevresinde İnal Bey tarafından kurulan beylik zaman zaman Haçlılarla mücadele etmiştir. Diyarbakır’da birçok eser bırakan beylik 40 bin ciltlik bir kütüphane kurmuştur. Beyliğe Selahattin Eyyubi son vermiştir.

Çubukogulları (1085 – 1113)

Melikşah’ın komutanlarından Emir Çubuk tarafından Harput ve çevresinde kurulmuştur. Oğlu Mehmet Bey zamanında Artuklular tarafından beyliğe son verilmiştir.

Tanrıvermişoğulları (1097)

Çaka Bey’in İzmir’de hakimiyet kurduğu yıllarda Tanrıvermiş adındaki bir Türk komutanı da ele gcçirdiği Efes’te beylik kurmuştur. Bizans, Çaka Beyliği’ne son vererek bölgeyi ele geçirince 1097 yılında da bu beyliği ortadan kaldırmıştır.

İnançoğulları (1262 – 1335)

Kurulduğu yerden dolayı Denizli Lâdik Beyliği adıyla da bilinip. Mehmet Bey adındaki bir uç beyi tarafından kurulan beylik Türkiye Selçuklularına ve İlhanlılara bağlı olarak yaşamıştır. Bu beyliğe Germiyanogulları tarafından son verilmiştir.

{ Add a Comment }