Tarih, yalnızca geçmişteki olayları inceler. Tarihi olayların üzerinden belirli bir süre geçmesi gerekir. Çünkü hem sonuçları tam olarak görülmediğinden, olayın etkisinin ve tarihi değerinin anlaşılmayacağından, hem de olayların kahramanları yaşamakta olduğundan, doğru değerlendirebilmek ve tarafsız olmak oldukça zordur. Bu durum ise tarih biliminin özelliğine ters düşer, çünkü tarih, geçmişten günümüze yarar sağlamak için oluşmuş bir bilimdir.

  • Tarihin inceleme alanı insan topluluklarıdır. İnsanları ilgilendiren her türlü olay tarih bilimi tarafından incelenir. Burada söz konusu olan bireysel olarak insan değil, topluluk olarak İnsandır. Doğa olaylarını tarih bilimi incelemez, diğer bilimlerden yararlanır ve insan toplulukları üzerindeki etkilerini değerlendirir.
  • Tarihteki olayların tekrarlanması, yeniden yaşanması mümkün değildir. Bu özelliği ile tarih, incelemelerinde deney ve gözlemden yararlanamaz.
  • Tarih bilimi, yer ve zaman kavramına özen gösterir, olayların gerçekleşme yerini ve zamanını belirtir.
  • Tarihçiler; olaylar arasında neden – sonuç ilişkisi kurarlar. Tarihteki olaylara bakıldığı zaman bir olayın sonucunun, bir başka olaya neden olduğu görülür. Bu ilişkileri tarih bilimi ortaya koyar. Zaten, tarih biliminin en önemli yararlarından biri budur.
  • Tarih, belgelere dayanır. Bir olayın doğruluğunun tam olarak anlaşılabilmesi için belgelere ihtiyaç vardır. Belgelere dayanmayan bilgilerin güvenilirliği ve geçerliliği her zaman tartışılır.
  • Tarihçi, tarafsız olmalıdır. Doğru olabilmenin yolu tarafsızlıktan geçer. Olaylar tarafsız bir gözle ve anlayışla değerlendirilmezse, o tarihi bilginin güvenilirliği kalmaz.
  • Tarih, günümüze doğru bilgiler aktaran, bunlardan ders alınmasını sağlayan ve geleceğe, ışık tutan çok önemli bir bilimdir. Bu sayede toplumlar ayakta kalabilmekte, devletler varlıklarını sürdürebilmektedir.