1- Meydana gelen olayları kaydetme ihtiyacı, tarih yazıcılığının başlamasına zemin hazırlamıştır. Hititlerde anallar (yıllıklar), Göktürklerde (Kök Türkler) Orhun kitabeleri, Osmanlılarda vakayinameler tarih yazıcılığına birer örnektir. Zaman içimde insanların düşünce ve ihtiyaçlarında meydana gelen değişiklik, farklı tarih yazımlarına sebep olmuştur, (hikâyeci, öğretici ve araştırıcı tarih gibi.)
2- Yunanlılarda MÖ S.yüzyılda Heredot ile başlayan tarih yazıcılığı, Tukidides ile devam etmiştir.
3- İslam tarih yazıcılığı 7. yüzyılda hikâyeci tarih tarzında başlamıştır. 9. yüzyılda yaşamış olan Taberi, hikâyeci anlatım tarzını bırakarak araştırıcı tarih anlayışına göre eserler yazmıştır. 15. yüzyılda ise İbn-i Haldun, konuları tarih felsefesi çerçevesinde ele almıştır. 17. ve 18. yüzyıllarda ansiklopedik eserler yazılmış, 19. yüzyılda ise genel tarih, ülkeler tarihi ve düşüce ve felsefe tarihleri yazılmaya başlanmıştır.
4- Orta Çağ Avrupası’nda tarih, eleştiriden uzak “kilise tarihi” şeklinde yazılmıştır. Rönesans döneminde tarih yazıcılığına eleştirel bakış açısı kazandırılmıştır.
5- 18. yüzyılda tarihçiler hem kaynakları araştırmışlar hem de tarih felsefesi ve düşünce akımlarından etkilenmişlerdir. Bu dönemde Volter, tarih anlayışını biraz daha geliştirerek uygarlığın genel tarihini yazmıştır.
6- 20. yüzyılda ise biyografi çalışmaları ön plana çıkmış, gazeteciliğe ve sosyolojiye dayanan yeni bir tarih anlayışı güçlenmeye başlamıştır. Bazı Batı ülkelerinde sanayi dallarına yönelik “İş Dünyası Tarihi” gibi yeni anlayışlar ortaya çıkmıştır.