Filozoflar çeşitli konularda görüş ortaya koymuşlardır. Bu görüşlerden bazıları günümüze ulaşırken bazıları önemini kaybetmiştir. Bir sistemi günümüze taşıyan sahip olduğu iç tutarlılıktır, birbiriyle çelişen yargılara yer vermemesidir. Örneğin Platon’un idealar öğretisi, Kant’ın bilgi öğretisi vb doğrulukları ya da yanlışlıkları söz konusu edilmeden tutarlılığına dikkat edilir.

Bir filozofun meydana getirdiği felsefi sistemin diğer filozofların felsefi sistemlerine göre daha doğru veya daha yanlış olduğu söylenemez. Çünkü felsefi sistemlerin ortaya koyduğu neticeler bilimde olduğu gibi deneyle desteklenemez ve olgusal olarak test edilmesi ise imkânsızdır. Bir sistem diğer sistemle çelişebilir, ancak hiçbir sistem kendi içinde çelişik bir durumu barındırmamalıdır, aksi halde onun varlığını sürdürmesi mümkün değildir.

Tutarlılık ile doğruluğu birbiriyle karıştırmamak lazımdır. Çünkü tutarlılık, düşüncelerin ortak ilkeleriyle birbirine bağlanması, bütünü oluşturan parçaların unsurları arasında bağlantı ve uyumun olmasına denilmektedir. Doğruluk ise bir düşüncenin veya önermenin gerçeklikle bağdaşmasıdır. Şöyle ki “demir nemli ortamda paslanır” önermesinin doğru olabilmesi için nemli ortamda tutulan demirin paslandığını gözlemiş olmam gerekir. Çünkü ileri sürdüğüm önerme ile gerçek durum örtüşmektedir.