Etiket: savaşı

Ermeni Meselesinin Ortaya Çıkışı – Gelişimi

Ermeni Meselesi İlk Kez Hangi Antlaşma ile Ortaya Çıkmıştır:

Berlin Konferansı‘ndan sonra Osmanlı Devleti‘ni uğraştıran, Batılı devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda Osmanlının iç işlerine karışmasına neden olan en önemli konu Ermeni Meselesi olmuştur.

XIX. yüzyılın ikinci yarısına kadar Osmanlı Devleti için ciddi bir Ermeni Sorunu yoktu. 1877 – 78 Osmanlı – Rus Savaşı sonrasında yapılan Ayastefanos ve Berlin Antlaşması ile Ermeni Meselesi ortaya çıkarılarak Rusya’nın bastırmasıyla uluslararası bir boyut kazandı.

Ermeni milliyetçiliğinin oluşmasında Ermeni Kilisesi en etkili rolü oynamıştır. Kilise dünyevi yetkilerini koruyabilmek amacıyla, Osmanlı Devleti‘nin toprakları içerisinde bağımsız bir Ermenistan hedefine ulaşabilmek için, milliyetçilik akımından yararlandı.

Ermeniler, 1856 Islahat Fermanı‘ndan ile birlikte Batılı devletlerden aldıkları destekle 1860 Ermeni Milleti Nizamnamesi adı altında bir anayasa oluşturmuşlardı. Bu anayasadan sonra Batılı devletler kendi güdümlerinde bağımsız Ermeni Devleti fikrini işlediler.

1878 öncesinde özellikle İngiltere Osmanlı Devleti‘nin toprak bütünlüğünden yana olduğundan, Ermenilerin bağımsızlık hareketlerine çok destek olmuyordu. Ancak 1878 yılında Osmanlı Devleti‘nin Rusya‘ya yenilmesi, Rusların Ayastefanos Antlaşması gereği Ermenileri himaye etme perdesi altında Akdeniz’e inme politikası İngilizlerin düşüncesinin değişmesine neden olmuştur.

İngiltere, Osmanlının Rusya’ya tek başına karşı koyamayacağını düşündüğünden ve Rusların politik emellerini engellemek istediğinden 18 78’de Kıbrıs’a yerleşmiştir.

Ardından, Osmanlı Devleti’nde yaşayan Hristiyanlar için Ermeniler dahil yapılmasını istediği; ıslahat çalışmalarının kendi bilgi ve önerisi çerçevesinde gerçekleşmesini istedi.

İngiltere Berlin Konferansı’nın toplanmasını sağlayarak Ermeni meselesine uluslararası bir boyut kazandırdı, Ermeniler de Rusların desteğiyle 1887‘de Hınçak Cemiyeti’ni ve. 1889’da Taşnak Ermeni Cemiyeti‘ni kurdular.

Ermeni komiteleri ilk defa 189O’da Erzurum ve Adana’da isyan çıkardılar. Bu yıldan sonra I.Dünya Şavaşı‘na kadar Ermeniler Osmanlı Devleti‘nin özellikle İç ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde birçok olaya karışmışlardır. Osmanlı Padişahı II.Abdülhamit‘e suikast düzenlemişlerdir.

Doğu Anadolu’da bulunan Ermeniler, Rusya ile savaş halinde bulunan Osmanlı ordusunu arkadan vurmuş ve Van’da birçok Sivil insanın ölümüne neden olmuşlardır.

Sivil halkın güvenliğini düşünen Osmanlı Devleti 14 Mayıs l9l5’te yayınladığı “Tehcir Kanunu” ile Ermenilerin savaşsız bir bölge olan Suriye’ye mecburi olarak göç etmeleri ne karar vermiştir.

Ermeni sorunu I.Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı sırasında da sürmüştür. TBMM‘nin Ermenileri mağlup ederek 5 Ekim 1920’de imzaladığı Gümrü Antlaşması ile çözüme kavuşturulmuştur.

BİLGİ NOTU: 1915’te yaşanan “Tehcir (Göç)” olayı sırasında bazı Ermenilerin ölmüş olması günümüzde hala tartışma konusudur. Ermeniler bunun bir soykırım olduğunu iddia ederken Türkiye ise yolculuk sırasında normal yollarla öldüklerini, böyle bir iddianın ağır olduğunu ifade etmektedir.

{ Add a Comment }

Kırım Savaşı ve Paris Barış Antlaşması

Kırım Savaşı’nın Nedenleri:

Rusya’nın Boğazları ele geçirerek sıcak denizlere inmek istemesi,

Macar Mültecileri Sorunu: 1848 İhtilalleri sırasında Macarlar aynı zamanda kendi kralları olan Avusturya İmparatoru’ndan bazı haklar istediler: Avusturya İmparatoru bu hakları vermediği gibi Macaristan’ı işgal etti. Böylece Macarlar Avusturya ile savaşa haşladı. Avusturya ise Ruslarla işbirliği yaparak Macar problemine son vermek istedi. Ruslar karşısında tutunamayan Macarlar Osmanlı Devleti‘ne sığındılar. Avusturya bu sığınmacıları (mültecileri) yeri istedi. Osmanlı Devleti bu isteği reddetti. Osmanlı Devleti‘nin içinde bulunulan durumu Avrupa kamuoyuna anlatmak için bir rapor hazırlaması ve bu raporun özellikle Fransa ve İngiltere gibi demokrasinin geliştiği ülkelerin halklarında karşılık bulması İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı Devleti‘ne yardım etmesine zemin hazırlamıştır. Bu durum karşısında Avusturya ye Rusya’nın da tutumlarında değişiklik olmuştur.

Kutsal Yerler Sorunu: İsa‘nın; doğduğu yer olan Kudüs’teki kutsal yerlerin bakım, onarım ve koruma işini Osmanlı Devleti Fransa’ya vermişti. Bu durum ise Katolikler – Ortodokslar arasında çekişmeye neden oluyordu. Rus elçisi Prens Mençikof olağanüstü elçi olarak İstanbul’a atandıktan sonra Rusya’nın Ortodoks Hristiyanların haklarını bahane ederek Osmanlı Devteti‘nden Ortodoks kilisesi ile ilgili isteklerde bulunması Osmanlı Devletinin de bu istekleri kabul etmemesi üzerine bu sorun ortaya çıkmıştır.

Rusya bu gelişmeleri bahane ederek 1853’te Osmanlı Devletine savaş açmış Sinop’aki Osmanlı donanmasını yakmıştır.

Bu gelişme üzerine İngiltere, Fransa ve Piyemonte Devleti Osmanlı Devleti’nin yanında savaşa katıldı. Osmanlı Devleti ve müttefikleri Rusya’ya ait Kırım’a saldırarak Sivastopol Şehrini ele geçirdiler.

Kırım Savaşı’nın Sonuçları:

  • Rusya barış istedi ve taraflar arasında Paris Barış Konferansı toplandı. (1856)
  • Paris Konferansı‘ndan önce Osmanlı Devleti Islahat Fermanı‘nı ilan ederek azınlıklara çok önemli haklar vermiştir. Ayrıca Osmanlı Devleti 1854 yılında savaş devam ederken ilk defa dış borç almıştır.

Paris Barış Konferansı (1856):

  • Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak ve Avrupa hukukundan yararlanabilecek.
  • Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğü Avrupa devletleri tarafından korunacak.

Osmanlı Devletinin kendisini koruyamayacak kadar güçsüz olduğunu kabul etmiştir.

  • Boğazlar konusunda 1841 yılında imzalanan Londra Boğazlar Sözleşmesi geçerli olacak.
  • Karadeniz tarafsız olacak ve Karadeniz’de hiçbir devletin donanması bulunmayacak tüm devletlerin ticaret gemilerine açık olacaktır.
  • Her iki taraf savaşta aldıkları yerleri geri verecekti.
  • Eflak ve Boğdan, Avrupalı devletlerin kefilliği altında ve özerk olacak.
  • Islahat Fermanı‘yla güvence altına alınan gayrimüslim haklarına hiçbir devlet karışmayacak.

Paris Konferansında Osmanlı Devleti savaşı kazanmış olmasına rağmen yenilmiş devlet muamelesi görmüştür.

{ Add a Comment }

Kırım Savaşı Nedenleri ve Sonuçları

Kırım Savaşı Sebepleri ve Sonucu (1853-1856):

İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı’dan yana hareket etmeleri ve İngiltere’nin Osmanlı Devleti’ni paylaşma teklifini kabul etmemesi üzerine Rusya, ortaya yeni bir sorun çıkarmıştır.

Hıristiyanlık dinince önemli bir merkez olan Kudüs’te bulunan kutsal yerlerin, kendi kontrolüne verilmesini isteyen Rusya, böylece Ortodoksların himayesini üstleniyordu. Ancak, Katolikler tarafından da aynı kutsallığa sahip bu yerlerle ilgili olarak, Osmanlı Devleti daha önce Fransa’ya bazı ayrıcalıklar tanımıştı.

Kutsal Yerler Sorunu’nu ortaya atmış olan Rusya’nın amacı Ortodoksların lideri olmaktı. Osmanlı Devleti’ne yaptığı baskılar sonucu, Kudüs Ortodoks kilisesini, İstanbul Fener Ortodoks kilisesinden ayırmış, Kudüs’te bazı haklar elde etmiştir.

Bu durum, Kudüs’te ayrıcalığı olan Fransa ile Rusya’yı karşı karşıya getirmiştir.

Rusya, Osmanlı Devleti’ne; Kudüs’te kendilerinin söz sahibi olmasını, bütün Ortodoksların himayesinin kendilerine verilmesini isteyen bir ültimatom vermiş, Osmanlı Devleti tarafından reddedilince Rusya, Osmanlı Devleti’ne savaş açmıştır.

Bir Rus donanması, Sinop’ta bulunan Osmanlı donanmasını yakmıştır. (1853)

  • Sinop Baskını, olaya Avrupalı devletlerin de karışmasına yol açmıştır. İngiltere ve Fransa, Rusya’ya, Osmanlı Devleti ile yaptığı savaşa son vermesini, Ortodoksların liderliği isteklerinden vazgeçmesini kapsayan bir ültimatom vermiştir. Rusya bunu kabul etmeyince İngiltere ve Fransa da Rusya’ya savaş açmıştır. (1854)
  • Bu durum, kendi çıkarlarına göre Avrupalı devletlerin tutumlarını nasıl değiştirdiklerinin de bir göstergesidir.

İngiltere, Fransa ve Osmanlı kuvvetlerinden oluşan bir orduya, Piyemonte Krallığı da asker göndermiştir.

  • Piyemonte Krallığı, İtalya siyasi birliğini kendi etrafında sağlamak istiyordu. Bu mücadelede İngiltere ve Fransa’nın desteğini sağlamak için Kırım’a asker göndermiştir.

Bu birleşik ordu, Kırım’a çıkarak Sivastopol’ü ele geçirmiş ve Rus orduları ağır bir yenilgi almıştır.

Zor durumda kalan Rusya, barış istemiş ve bunun sonucunda Paris Konferansı toplanmıştır. (1856)

Paris Konferansı’nda imzalanan antlaşma ile Kırım Savaşı sona ermiştir.

{ Add a Comment }

1827 – 1829 Osmanlı – Rus Savaşı

1827 – 1829 Osmanlı – Rus Savaşı Nedeni ve Sonucu:

Osmanlı Devleti‘nin Mısır Valisi’nin yardımı ile Yunan isyanını bastırması üzerine Avrupalı devletler olaya müdahale ederek durumu kabul etmemişler ve Türkleri tamamen Yunan topraklarından çıkarmayı düşünmüşlerdi. İngiltere, Fransa ve Rus donanması 1827 yılında Navarin‘de Osmanlı donanmasını yaktılar. Başlayan Osmanlı – Rus savaşında Osmanlı Devleti yenildi. Taraflar arasında 1829 yılında Edirne Antlaşması imzalandı.

Edirne Antlaşması (1829):

  • Mora Yarımadasında bağımsız Yunanistan kuruldu.
  • Sırbistan özerk hâle getirildi.
  • Rus ticaret gemileri Boğazdan serbestçe geçebilecekti.
  • Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş tazminatı ödeyecekti.
  • Yunanistan, Osmanlı Devletinden bağımsızlık kazanan ilk azınlık olmuştur.

{ Add a Comment }

1806 – 1812 Osmanlı – Rus Savaşı

1806 – 1812 Osmanlı – Rus Savaşı Nedeni ve Sonucu:

Ruslar Napolyon‘un Mısır’ı işgali sırasında Osmanlı Devleti’ne yardım amacıyla Ege Denizi’ndeki yedi adaya yerleşmiştir. Fransa, Mısır’dan ayrıldığı halde Rusya adalardan çekilmediği gibi Balkan milletlerini de Osmanlı Devleti‘ne karşı kışkırtmaktadır. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Boğazları Rus donanmasına kapatmış Fransa ile yakınlaşmaya başlamıştır. Fransa’nın da kışkırtmasıyla Osmanlı Devleti, Rus yanlısı olan Eflak ve Boğdan beylerini görevden aldı. Bu gelişme üzerine Rusya 1806 yılında Eflak ve Boğdan’ı işgal etti.

Fransa savaş öncesinde Osmanlı Devleti‘ni Rusya’ya karşı kışkırtmasına rağmen 1807 yılında Rusya ile Tilsit Antlaşmasını imzalayarak, Osmanlı topraklarının Rusya tarafından işgaline destek vermiştir. İngiltere ise en baştan beri Rus yanlısı politika takip etmektedir. Fransa’nın ikiyüzlü siyaseti ile zor durumda kalan Osmanlı Devleti, İngiltere ile yakınlaşma yolları arayarak (denge politikası) yalnızlıktan kurtulmak istemiştir.

Bunun sonucunda Osmanlı Devleti ile İngiltere artısında 1809 yılında Çanakkale Antlaşması (Kale-i Sultaniye) imzalanmıştır. Bu antlaşmaya göre, Barış zamanında Boğazlardan hiçbir savaş gemisinin geçmemesi karara bağlanmıştır.

Bükreş Antlaşması (1812):

Bir yandan bu gelişmeler yaşanırken diğer yandan Osmanlı padişahı II. Mahmut Rusya ile yapılan savaşta galip gelinemeyeceğini düşündüğünden Rusya ile 1812 yılında Bükreş Antlaşmasını imzaladı ve savaşı sona erdirdi. Bükreş Antlaşması‘na göre;

  • Eflak ve Boğdan Osmanlılara geri verilecek,
  • Prut Nehri, iki devlet arasında sinir olacak ,
  • Sırbistan’a bazı ayrıcalıklar tanınacaktır.

{ Add a Comment }

Osmanlı Fransız Savaşı Nedenleri ve Sonuçları ( 1798 -1801)

3.Selim Dönemi Osmanlı – Fransız Siyasi İlişkileri:

Osmanlı – Fransız ilişkileri XVI. yüzyılda başlamış Lale Devri’nde ilerlemişti. Fransa, Venedik ve Avusturya ile girilen savaşlarda Osmanlı Devleti’ne destek olmuştu.

Kanuni Sultan Süleyman döneminde başlayıp, Sultan 1.Mahmut zamanında artırılarak sürekli hale getirilen kapitülasyonlar Osmanlı – Fransız dostluğunu geliştirmişti. Bu ilişkiler 18. yüzyılın sonlarına doğru bozulmaya başladı.

Osmanlı Fransız Savaşı Nedenleri:

1789’de ortaya çıkan ihtilal neticesinde Fransa’da krallık yıkılmış ve cumhuriyet ilan edilmişti. Bu durumu kendileri için tehlike olarak gören Avrupalı devletler Fransa’ya karşı birleşmiş, fakat giriştikleri savaşlarda Fransa karşında başarılı olamamışlardı. Fransa ordularının başında onları sevk ve idare eden ünlü komutan Napolyon Bonapart vardı. Tüm Avrupa’ya üstünlüğünü kabul ettiren Napolyon Bonapart yalnızca İngiltere’yi yenememişti. Fransa’nın gayesi İngiltere’yi Akdeniz’den uzak tutarak Hindistan’a giden ticaret yollarını denetimine almaktı.

Yayılmacı bir politika izleyen Fransa, Venedik topraklarının bir kısmını ve Arnavutluk kıyılarındaki bazı limanlarını ele geçirdi ve Osmanlı Devleti ile sınır komşusu oldu. Napolyon‘un asıl amacı:

  • İngiltere’nin sömürgelerine giden yolu kesmek
  • Akdeniz’i Fransız gölü yapmaktır.

Napolyon Bonapart komutasındaki Fransız donanmasının İskenderiye ve Kahire‘yi ele geçirmesi üzerine Osmanlı Devleti 2 Eylül 1798’de Fransa’ya karşı savaş açtı.

Osmanlı Fransız Savaşı Sonuçları:

Akka önlerinde karşılaştığı Cezzar Ahmed Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri karşısında yenilgiye uğrayan Napolyon Bonapart gizlice Fransa’ya kaçtı ve bayatını zor kurtardı. Fransa’nın 27 Haziran 1801 tarihinde Mısır’dan çekilmesi üzerine Osmanlı Devleti ile Fransa arasında El Ariş Antlaşması imzalandı. (1801) Antlaşmaya göre;

  • Fransızlar, Mısır ve Suriye’yi boşaltıp işgallere son verecekler.
  • Mısır Osmanlı Devleti‘ne geri verildi.

{ Add a Comment }

3. Ahmet Dönemi Önemli – Siyasi Olayları

III. Ahmet Dönemi (1703-1730):

II.Mustafa, Edirne Olayı ile tahttan indirilince yerine III. Ahmet Padişah olmuştur. (1703) Rusya, Baltık Denizi’nde önemli bir kıyısının olmaması, ayrıca burada İsveç, Prusya gibi devletlerin bulunması nedeniyle gözünü Karadeniz’e çevirmiş ve buraya inmeyi kendisine amaç edinmiştir.

İstanbul Antlaşmasıyla Karadeniz’de üs elde eden Rusya, bundan sonra Kırım’ı ele geçirerek Karadeniz’de bir Rus donanması oluşturmak, daha sonraki aşamada ise boğazlan ele geçirerek Akdeniz’e inmek istemiştir.

Rusya, Baltık Denizi’nde kendisine bir üs kurmak için İsveç ile savaşa girmiş, İsveç Kralı Demirbaş Şarl, Rus Çarı Deli Petro ile yaptığı Poltova Savaşı’nı kaybetmiştir. Geri dönüş yolunun Rus kuvvetleri tarafından kesilmesi üzerine, Osmanlı topraklarına giren Şarl, Osmanlı Devleti’ne sığınmıştır.

İsveç Kralı’nı takip etmek bahanesiyle Osmanlı topraklarına giren Rusya, Şarl’ın teslim edilmesini istemiştir. Rusya’nın Karadeniz’e inmesinden rahatsız olan Osmanlı Devleti ise Rusya’ya savaş açmıştır.

Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa, Rusya üzerine sefere çıkarak Rusya’yı Prut Savaşı’nda yenilgiye uğratmıştır.

  • Karlofça’dan sonra kaybedilen toprakların geri alınabilmesi amacıyla yapılan ilk sefer, Prut Seferi’dir.

Prut Savaşı’nda zor durumda kalan Rusya barış istemiştir. Prut Antlaşması’na göre;

  • Azak Kalesi Osmanlı Devleti’ne geri verilecek, Osmanlı sınırındaki Rus kaleleri yıkılacak,
  • İsveç kralının serbestçe ülkesine dönmesine müdahale edilmeyecek,
  • Rusya, Lehistan işlerine karışmayacak ve Kırım topraklarına saldırmayacaktı.
  • Prut Antlaşması ile daha önce kaybedilen toprakların bir kısmı geri alınmış, ümitler artmış, Osmanlı Devleti’nin kısa bir süre de olsa moral gücü yükselmiştir.
  • Rusya, Karadeniz’den bir süre için uzaklaştırılmıştır.

Osmanlı Devleti, kaybettiği topraklan geri alma politikasını bu defa da Mora üzerinde sürdürmüş ve Mora’yı Venediklilerden geri almıştır.

Osmanlıların Venedik’e karşı elde ettiği başarılar ve Mora’yı tekrar geri alması üzerine Avusturya duruma müdahale etmiş, Karlofça Antlaşması’nın garantörü, anlaşmanın bozulduğunu ileri sürerek Osmanlı Devleti’ne savaş açmıştır.

Osmanlı ordularının yenilmesi üzerine Avusturya ile Pasarofça Antlaşması imzalanmıştır. (1718) Buna göre:

  • Banat, Temeşvar ve Belgrat Avusturya’ya bırakılacak
  • Venedik Mora Yarımadası’nı Osmanlı Devleti’ne geri verecekti
  • Pasarofça Antlaşması, Avusturya ile imzalanan en ağır antlaşmadır. Çünkü, bütün Macaristan kaybedildiği gibi, Belgrat da Avusturya’ya bırakılmış, Sırbistan topraklarının bir kısmı da elden çıkmıştır.
  • Pasarofça’da kendi çıkarlarını koruyan Avusturya, Venedik’in toprak kaybına pek ses çıkarmamıştır.
  • Pasarofça Antlaşmasından sonra Osmanlı Devleti’nde Lale Devri denilen dönem başlamıştır.

{ Add a Comment }

3. Ahmet Dönemi Osmanlı – Rus İlişkileri

3.Ahmet Dönemi Osmanlı Devletinin Rusya Siyaseti:

18. yüzyıl başlarında Rus Çarı olan I.Petro Rusya’yı bir Avrupa devleti haline getirmiş ve tarihi bir dış politika hedefi tayin etmiştir. Bir taraftan Baltık Denizi‘ne diğer taraftan Akdeniz’e açılmayı hedeflemiştir.

Rusya’nın bu amaçla hareket ederek Lehistan’ın iç işlerine karışması İsveç ile Poltova Savaşı‘na neden oldu. Bu savaşta Rus Çarı I. Petro‘ya mağlup olan İsveç Kralı Demirbaş Şarl, Osmanlı topraklarına sığınınca Ruslar da İsveç kralını takip bahanesiyle Osmanlı topraklarına girmiş ve zarar vermişlerdir.

Bunun üzerine Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş açmıştır. 1711 yılında yapılan Prut Savaşı‘nda Osmanlı Devleti galip gelmiştir. Baltacı Mehmet Paşa, Rus ordusunu Prut bataklığında yok etme imkânı yakalamasına rağmen Yeniçerilere güvenmediğinden Rusların teklif ettiği antlaşmayı kabul etmiştir.

1711 Purut Antlaşması

  • Azak kalesi ve çevresi Osmanlı’ya verilecek,
  • Ruslar İstanbul’da elçi bulundurmayacak,
  • Rusya Lehistan’ın iç işlerine karışmayacak,
  • Demirbaş Şarl ülkesine dönebilecek.

Karadeniz yeniden Ruslara kapatılmış ve Türk gölü haline gelmiştir. İstanbul Antlaşması‘yla kaybedilen yerler ve haklar geri alınınca, Osmanlı Devleti‘nde Karlofça Antlaşması ile kaybedilen yerlerin de geri alınabileceği ümidi doğmuştur.

{ Add a Comment }

1. Murat Döneminin Siyasal Olayları – Faaliyetleri

Süleyman Paşa’dan sonra Rumeli fetihleriyle görevlendirilen I. Murat, Orhan Bey’in vefatından sonra Osmanlı tahtına çıkmış, Ahilerin eline geçen Ankara’yı geri alıp (1362) Anadolu’daki düzeni sağladıktan sonra tekrar Rumeli’ye geçmiştir.

Bu dönemde Çorlu, Keşan, Lüleburgaz, Malkara, İpsala, Dedeağaç, ve Dimetoka alınmış ve Edime kuşatılmıştır.

Edirne’nin Fethi

Rumeli’de giderek büyüyen Osmanlı Devleti, Balkan fetihlerinde üs olarak kullanılmak üzere Edirne’yi fethetmek istemiş, Sazlıdere Savaşı‘nda (1363) Bizans-Bulgar ittifakını yenerek bu amacına ulaşmıştır.

Sazlıdere Savaşı’nın sonunda Edime alınmış, Bizans’ın Bulgarlarla ve Sırplarla bağlantısı kesilmiş, Balkan fetihlerinde kullanılmak üzere önemli bir üsse sahip olunmuştur.

Sırpsındığı Savaşı (1364)

Edime ve Filibe’nin Osmanlı hâkimiyetine geçmesi ve Türklerin batı yönünde hızla ilerlemeye başlaması üzerine papanın teşvikiyle, Macar, Bulgar, Sırp, Eflak ve Bosna güçlerinden oluşan bir haçlı ordusu oluşturulmuştur. Osmanlı Devleti Haçlılarla yaptığı bu (ilk) savaşı kazanmıştır.

Sırpsındığı Zaferi’nin Sonuçları:

  • Balkan fetihlerini yönlendirmek amacıyla başkent Edirne’ye taşınmıştır.
  • Trakya’nın fethi tamamlanmıştır.
  • Macarlar’ın Balkanlardaki etkisi kırılmıştır.
  • Bulgar krallığı vergi ödemeyi kabul ederek Osmanlı egemenliğini tanımıştır.

Çirmen Savaşı (1371)

Osmanlı Devleti’nin Bulgaristan’ı egemenliği altına alması ve Makedonya’yı ele geçirmek istemesi üzerine Osmanlılarla – Sırplar arasında Meriç Vadisi’nde yapılan savaşı Osmanlı ordusu kazanmıştır,

Bu zafer Osmanlılara Makedonya yolunu açmış Sırplar da vergi ve asker vermek suretiyle Osmanlı Devleti’nin hakimiyetini kabul etmiştir.,

1. Kosova Savaşı (1389)

Osmanlı ordularının, Manastır, Sofya ve Niş’i alıp Balkanlar yönünde ilerlemeleri üzerine Sırp, Bosna ve Arnavut güçleri birleşmiş ve Ploşnik’te Türk akıncılarını yenmişlerdir (1388). Bunun üzerine Osmanlılara karşı yeni bir haçlı ittifakı kurulmuştur. I. Murat, I bu ittifakı Kosova’da bozguna uğratmış, ancak savaşın sonunda şehit düşmüştür.

Not: 1.Kosova Zaferi, Türkler’in Balkanlardaki konumunu güçlendirmiştir.

{ Add a Comment }