Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hem Mekke hem de Medine hayatı sabır örnekleriyle doludur. Peygamberimiz, kavminin kendisine reva gördüğü eziyetlere ve hakaretlere sabrederek hem davasındaki kararlılığını hem de ne kadar sabırlı bir insan olduğunu göstermiştir. Hz. Muhammed, Mekkelileri kararlı bir şekilde yeni dine çağırmaya başladığında onun bu çağrısı, Mekkeliler tarafından tepkiyle karşılandı. Mekkeliler, bu çağrıyı engellemek için her türlü yola başvurdular. Ancak Hz. Muhammed, insanları İslam’a davet etme hususundaki kararlılığından hiçbir zaman vazgeçmedi.

Kur’an bu hususu şu şekilde dile getirmektedir: “Seni gördükleri zaman ‘Bu mu Allah’ın peygamber olarak gönderdiği?’ diyerek hep seni alaya alıyorlar.” Başka bir ayette de “Aralarından kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve kâfirler, ‘Bu pek yalancı bir sihirbazdır!..’ dediler” buyrulmaktadır. O, bu alaylara aldırmadı, çağrısına sabırlı ve kararlı bir şekilde devam etti. Kendisine davasından vazgeçme karşılığında devlet başkanlığı, mal mülk vb. teklif edildiği hâlde bütün bunları reddetti.