Osmanlı Devleti’nin eğitim anlayışı önceleri meslek sahibi, sorumluluklarını bilen, kanunlara uyan, etrafındaki insanlara yardımcı olan iyi insanlar yetiştirmeye yöneliktir. Bu durum Tanzimat’tan sonra değişime uğramış, çağdaş ve idealist insanlar yetiştirme hedefine yönelmiştir. Bu dönemde yetişen öğrenciler devletin her yönden modernleşmesine katkıda bulunmuş, bunun sonucunda okuma-yazma, eğitim-öğretim faaliyetleri yaygınlaşmıştır.

Halk Eğitimi: Osmanlı halkı, cami, mescid, tekke, zaviye ve kahvehane (kıraathane) gibi toplumsal kurumlarda daha çok dini ve ahlaki alanlarda eğitim almıştır.

İlköğretim: Osmanlı Devleti’nde dört – altı yaş arası çocuklar eğitimlerini sıbyan (mahalle) mekteplerinde almışlardır. Sıbyan mekteplerinde eğitim, karma ve ücretsizdir. Bu okullar vakıflar aracılığıyla idare edilmiştir.

II. Mahmut döneminde İstanbul’da ilköğretim zorunlu hale getirildi. 1847’de Sıbyan Mektepleri Talimnamesi yayınlanarak eğitim-ögretim süresi dört yıl olarak belirlendi ve öğrencilerin okullara gitmesi zorunlu hale getirildi. Tanzimat döneminde her köy ve mahalleye sıbyan mektebi açılmasına çalışılarak ilköğretim yaygınlaştırılmaya çalışıldı.

Orta ve Yüksek Öğretim: Osmanlı ülkesinde orta ve yüksek öğretim kurumlarının temelini medreseler oluşturmuştur. Padişahlar, devlet adamları, vakıflar ve varlıklı kişiler birçok medrese kurarak eğitim hayatına katkıda bulunmuşlardır. Medreselerin görevi, müftü, kadı, müderris, doktor, astronom, matematikçi ve din bilginleri gibi Osmanlı aydınlarını yetiştirmektir.

İlk Osmanlı medresesi Orhan Bey döneminde İznik’te açılmış, bunu Bursa, Edirne ve İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde açılan medreseler izlemiştir. Fatih döneminde yapılan Sahn-ı Seman ve Kanuni döneminde kurulan Süleymaniye medreseleri ile Osmanlı eğitim sistemi ileri bir düzeye ulaşmıştır. Medreselerde dini ve pozitif bilimler birlikte okutulmuş ancak bu kurumlar zamanla bozulmuştur. Osmanlı medreselerinin bozulmasında,

– Pozitif bilimlere yeterince önem verilmemesi
– Eğitim kadrolarını oluşturan ilmiye mensuplarının hak etmeden terfi ettirilmesi
– Bazı müderrislerin rüşvet ve iltimasla atanması
– Medrese mezunlarının memuriyet dışında herhangi bir sahaya sevk edilmemesi
– Softa denilen medrese öğrencilerinin iş bulamayıp Celali isyanlarına katılması gibi nedenler etkili olmuştur.

Enderun: II. Murat döneminde Edirne, Fatih döneminde Topkapı Sarayı’nda kurulan Enderun mektebine devşirme sistemi ile öğrenci alınmıştır. Bu okulda hizmet eğitimi, teorik alanda eğitim, beden eğitim ve sanat eğitimi olmak üzere dört alanda eğitim verilmiştir. Enderun eğitimi yüksek öğretim düzeyindedir. Enderun’dan birçok yüksek devlet görevlisi, komutan, mimar, hattat, müzisyen, şair, nakkaş ve ressam çıkmıştır.

Esnaf Teşkilatında Eğitim: Lonca adı verilen esnaf örgütleri aynı meslek grubu- I na mensup esnaftan oluşmuş ve üyelerini mesleki © alanda yetiştirmiştir. Loncalarda mesleki eğitim usta – çırak ilişkisi çerçevesinde verilmiştir.

Batı Tarzında Açılan Okullar: Osmanlı Devleti’nin bütün kurumlarında görülen gerilemeler eğitim ve öğretim alanında da kendini gösterince, XVII. yüzyıldan itibaren batılı tarzda eğitim veren askeri ve sivil okullar açılmaya başlanmıştır. Askeri alanda Kara ve Deniz mühendishaneleri, Tıphane-i Amire ve Cerrahane-i Mamure, Harbiye, Rüştiyeler (ortaokul) ve İdadiler (lise) açılmıştır.

Sivil alanda bugünkü anlamda bir yüksek okul olan Darülfünün, öğretmen yetiştirmek amaçlı Darülmuallimin, Darülmualimat, devlet memuru yetiştirmek için Darülmaarif, idari personel yetiştirmek için Mekteb-i Mülkiye, sanat okulu sayılabilecek Islahhane, Lisan okulu, Galatasaray Sultanisi, sanayi, hukuk, baytar, orman, maden, telgraf ve müze mektepleri açılmıştır.

Osmanlı Devleti’nde yabancı ülkelerle azınlıklar da kendi okullarını aşabilmişlerdir. Fransızlar Saint Benoit, İngilizler Kız Ortaokulu ve Erkek Lisesi’ni açmışlardır. Yine Almanya, Amerika, İtalya, Avusturya, İran ve Rusya’da Osmanlı ülkesinde okul açmıştır.

Açıklama: Osmanlı Devleti’nde eski okulların yanı sıra batılı tarzda açılan ve yabancıların açtığı okullar eğitim alanında ikiliklere ve kültür çatışmalarına neden olmuştur. Türk ülkesindeki bu olumsuzluk 1924’te çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu’yla giderilmiştir.

Maarif Teşkilatının Kurulması: Tanzimat döneminde Meclis-i Maarif-i Muvakkat açılıp eğitim programı yapmakla görevlendirildi. 1861’de bir bilim akademisi olarak Encümen-i Daniş kuruldu ve ders kitaplarını hazırlamakla görevlendirildi. Bu kurum 1862’de kapatıldı. Osmanlı Devleti’nde ilk Milli Eğitim Bakanlığı olan Maarif-i Umumiye Nezareti 1857 kurulmuştur. Bu kurum 1869’da çıkardığı bir yasayla eğitim işlerini sistemli hale getirmiştir.