Arabistan, Asya kıtasının güney batısında yer alır. Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımadadır. Arap yarımadası tarihsel yönden üç önemli bölgeye ayrılır:

– Necid Bölgesi: Arabistan’ın ortasında bulunan yüksek bir yayladır. Bu bölgenin büyük kısmı çöllerle kaplıdır. Bölgenin ekonomisi hayvancılığa dayanır.

– Hicaz Bölgesi: Arap Yarımadası’nın en önemli bölgesidir. Hicaz, Yemen ile Şam’ı birbirine bağlayan ticaret yolları üzerindedir. Bölgede ticaretin gelişmesi, Hicaz’da şehirleşmeyi hızlandırmıştır. Aynı zamanda Hz. Muhammed’in doğduğu ve İslamiyet’i yaydığı bölgedir.

– Yemen Bölgesi: Arabistan’ın tarıma en elverişli bölgesidir. Bu bölgede yaşayanlar genellikle yerleşik hayat sürer ve ticaret ile uğraşırlardı.

SİYASİ DURUM: İslamiyet’in doğduğu yıllarda Arap Yarımadası’nda siyasi birlik yoktur. Güney Arabistan’da Main, Seba Ve Himyeri devletleri. Kuzey Arabistan’da Nebattılar, Tedmürlüler, Gassaniler, Amelikalılar ve Lahmiler bulunmaktadır.

Arabistan’da Siyasi Birliğin Olmamasında;

  1. Arapların kabileler halinde yaşaması
  2. Kabileler arası kan davası
  3. Arap Yarımadası’ndaki coğrafi koşullar (Büyük çöllerin bulunması) gibi nedenler etkili olmuştur.

SOSYAL VE EKONOMİK DURUM: İslamiyet öncesi Arabistan’da sosyal hayatta eşitlik bulunmamaktadır. Kişilerin hak ve özgürlüklerinin engellendiği bir ortam olduğu görülmektedir. Araplar kabileler halinde yaşarlardı. Bu kabileler arasında mücadeleler bulunmaktaydı. “Cahiliye” dönemi olarak da adlandırılan bu dönemde toplum yaşantısında şu durumlar dikkat çekmektedir:

  • Kan davalarının yaygın olması
  • Kölelik anlayışının varlığı
  • Kadınların hiçbir haklarının olmaması
  • Kız çocuklarından utanç duyma ve bazen diri diri toprağa gömme
  • Ahlak duygusunun değerini kaybetmiş olması.

Bu dönemde Araplar şehirlerde ve çöllerde yaşamaktaydılar. Şehirlerde yaşayanlara Medeni denilmekteydi. Tarım ve ticaret ile uğraşırlardı. Çöllerde yaşayanlara Bedevi denilmekteydi. Daha çok göçebe yaşarlar ve hayvancılıkla uğraşırlardı. Ekonomik alanda ise belirli zamanlarda kurulan panayırlar ticarette çok önemli bir yere sahiptir. Özellikle Haram aylar denilen (Savaş yapıImayan aylar) dönemde kurulan panayırlar ticaretin yanında Araplar arasında kültür birliğinin kurulmasına katkı sağlamıştır.

EDEBİYAT: İslamiyet öncesi Arabistan’da söz söyleme, güzel konuşma (kitabet) ve şiire çok Önem verilmiştir. Bü kabiliyete sahip kişiler toplamda itihar görmüşlerdir.

DİRİ VE İNANIŞ: Mekke şehri ve kabe. İslamiyet’ten önce de tüm Arapların kutsal kabul ettiği mekanlardı. Mekke dini bir merkez konumundaydı. Araplar arasında putperestlik yaygın olmakla beraber Musevilik, Hristiyanlık ve Hanif dinine (Hz.İbrahim’in getirdiği din) inananlar da bulunmaktaydı.