Atatürk din öğretiminin okullarda verilmesi gerektiğini, “… Bizde ruhbanlık (özel bir din adamları sınıfı) yoktur, hepimiz eşitiz ve dinimizin hükümlerini eşit olarak öğrenmeye mecburuz. Her kişi dinini, din işlerini, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır. Orası da okuldur.” sözleriyle ifade etmiştir. Atatürk, din öğretiminin okullarda planlı ve programlı bir şekilde verilmesini istemiştir.

O bir sözünde, “Bence bir defa her Müslüman İslami hükümleri bilmeye mecburdur, o hâlde okullarımızda İslami hükümleri öğreteceğiz.” diyerek İslam dininin okullarda öğretileceğini belirtmiştir. Atatürk, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde hem medrese hem de modern okullarda yapılan eğitim öğretimin ortaya çıkardığı olumsuzluklar nedeniyle Tevhid-i Tedrisat (öğretimin birleştirilmesi) Kanunu’nu kabul ederek eğitimi tek çatı altında toplamıştır. Böylece eğitim öğretim, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde ve din öğretimi de okullarda devletin resmî kurumlarında yapılmaya başlanmıştır.