a) Güneş Işınlarının Geliş Açısı:Güneş ışınlarının geliş açısı yeryüzündeki sıcaklık şartlarını en çok etkileyen etkendir. Güneş ışınları bir noktaya ne kadar dik açı ile geliyorsa, alınan enerji miktarı da o kadar fazla olur.

b) Güneş Işınlarının Atmosferde Aldığı Yol: Atmosfere ulaşan ışınlar burada dağılarak emilmektedir. Bu yüzden güneş ışınlarının atmosferde kat ettiği mesafe de sıcaklık üzerinde doğrudan etkilidir.Ekvator çevresinde güneş ışınları kısa yoldan yeryüzüne ulaşırken, kutuplara gidildikçe kat edilen mesafe artar.Bunabağlı olarak da alınan enerji miktarı azalır. Gün içinde sabah ve akşam vakitlerinde, güneş ışınlarının aldığı yol uzun, öğle vakti ise en kısadır. Bu durum gün içindeki sıcaklık koşullarını da etkiler.

C) Güneşlenme Süresi: Güneşlenme süresi güneşin ufukta kaldığı yani Dünyanın aydınlık olduğu süredir. Bu nedenleaydınlanma süresiolarak da adlandırılır. Güneşlenme süresi arttıkça sıcaklık değerlerinde de artma görülür.

örneğin; güneşlenme süresine bağlı olarak en yüksek sıcaklıklar tam öğle vaktinde değil, yaklaşık iki saat sonra gerçekleşir. Dünyaya gelen enerji miktarının en fazla olduğu gün 21 Hazirandır. Ancak en sıcak gün bu tarih değildir. Bu durumun temelinde güneşlenmeye bağlı olarak enerji birikiminin devam etmesi yatar. Diğer taraftan en soğuk saatin gece 12 olmaması da enerji kaybının bir sonucudur. Kutuplarda güneşlenme süresi oldukça uzundur. Ancak, güneş ışınlarının geliş açısı dar olduğundan, sıcaklık artışı çok düşüktür.

d)Yükselti: Atmosferin katları bölümünde de belirtildiği gibi atmosferde her 200 metre yükseldiğimizde sıcaklık 1°C düşer. Bu durumun ortaya çıkmasında Troposferin yerden yansıyan ışınlarla ısınmasının etkili olmaktadır. Ayrıca ısıyı absorbe (emen) eden su buharı moleküllerinin de büyük bölümünün yeryüzüne yakın olması yüksek kesimlerde sıcaklığın düşük olmasına neden olmaktadır.

Yükselti Dünya üzerinde sıcaklığın dengeli dağılmasını engelleyen en önemli faktördür. Aynı enlem üzerinde yer alan iki noktadan yükseltisi daha fazla olanın sıcaklık değeri daha düşüktür. Yüksek yerlerde sıcaklığın düşük olması, atmosferin dıştan içe doğru ısınmasının da bir göstergesidir.Yüksek alanlar ışıma ile daha çok enerji kaybederler.

e) Kara ve Denizlerin Dağılışı: Karalar denizlere göre, çok daha çabuk ısınıp daha çabuk soğur. Bu nedenle karalar üzerinde yeryüzünün en yüksek ve en düşük sıcaklıkları yaşanır. Karalar ısıyı ememez, ancak denizler ısıyı emebilmektedir. Okyanus akıntıları bu enerjinin taşınmasını sağlar. Denizler güneş ışınlarını fazla yansıtmaktadır. Kara ve denizlerin özgül ısıları farklı olduğu için ısınma hızları da farklıdır.Tüm bu nedenlerle denizlerde ve karalarda farklı ısınma özellikleri gözlenmektedir. Kuzey Yarımkürede karaların geniş yer tutması. Güney Yarımküreden 2° C daha sıcak olmasına neden olmuştur. Kuzey Yarımkürede sıcaklık farkları Güney Yarımküreden daha fazladır.

Not: Dünya Karalarının %71’i Kuzey Yarımkürede yer alır.Bu yüzden Kuzey Yarımküre 2° C daha sıcaktır.

f) Atmosferdeki Nem Oranı: Troposferin yeryüzüne yakın her yerinde az veya çok bir miktar su buharı bulunmaktadır. Atmosferde bulunan su buharı nem olarak isimlendirilir.Su buharı güneşten gelen kısa dalga güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşmasına izin verir. Ancak yere çarptıktan sonra uzun dalgaya dönüşen güneş ışınlarının uzaya kaçmasına engel olur. Bu sayede nem oranının yüksek olduğu alanlarda sıcaklık değişimi azken nem oranının az olduğu yerlerde sıcaklık değişimi fazladır.örneğin nem oranı fazla olan Ekvatoral bölgede sıcaklık değişimi azken, nem oranının çok düşük olduğu çöller çevresinde günlük ve yıllık sıcaklık farkları fazladır.

Not: Nemli bölgelerde güneş ışınları su buharı tarafından emildiği için sıcaklık değişimi oldukça azdır. Buralarda günlük ve yıllık sıcaklık farklılıkları düşüktür. Bu durum deniz kıyılarında belirgin olarak görüldüğü için buna   denizellik adı verilir. Nem oranının çok düşük olduğu karaların iç kesimlerinde yeryüzü çabuk ısınsa da ışınlar tutulamadığından çabuk ısı kaybeder, günlük ve yıllık sıcaklık farkları fazladır. Bu duruma kara içlerinde rastlandığı için karasallık adı verilir. Atmosferdeki nem oranı yerden yükseldikçe. Ekvatordan kutuplara gidildikçe ve kıyılardan kara içlerine doğru gidildikçe azalır. Bu durumlarda sıcaklık farklılıkları artar.

g) Okyanus Akıntıları: Ekvatorda ısınan su kütleleri, kutuplarda soğuyan su kütleleri ile yer değiştirir. Diğer taraftan yıl boyunca aynı yönde esen rüzgârlar su kütlelerini sürükleyerek akıntılara neden olur. Bu olaya okyanus akıntısı adı verilmektedir.

Belli Başlı Okyanus Akıntıları

Sıcak Akıntılar

  • Gulf Stream
  • Brezilya
  • Alaska
  • Kuroşivo
  • Madagaskar

Soğuk Akıntılar

  • Labrador
  • Kanarya
  • Peru-Şili

Okyanus akıntıları geldikleri enlemin özelliğine göre ısıtıcı veya soğutucu etkide bulunabilmektedirler. örneğin Golf Stream akıntısı İngiltere’de sıcaklık değerlerinin kış aylarında aşırı düşmesine engel olarak, burada yıl boyunca ılıman iklim koşullarının yaşanmasına neden olmaktadır. Okyanus akıntılarının bir diğer önemi de bol miktarda oksijen ve mikroorganizma taşımaları nedeniyle balıkçılık faaliyetleri bakımından büyük önem taşımalarıdır.

h) Rüzgarlar: Yüksek basınç ile alçak basınç arasındaki yatay hava hareketine rüzgar denir. Rüzgârlar geldikleri ve geçtikleri yerlerin sıcaklık özelliklerini, ulaştıkları alanlara taşırlar. Enlem etkisine bağlı olarak Ekvatoral kökenli rüzgârlar sıcaklığı arttırırken, kutupsal kökenli rüzgârlar sıcaklığı düşürür. Ancak bu olay kimi yerlerde farklılaşabilir. Denizler daha geç soğuduğu için kimi dönemlerde karalardan daha sıcaktırlar. Bu nedenle denizin karaya göre konumu da rüzgârın esiş yönüne bağlı olarak etkisini gösterir.

Örneğin; Karadeniz Bölgesinde kuzeyden esen rüzgârlar kutup yönünden geldikleri halde her zaman sıcaklığı düşürmez. Çünkü deniz üzerinden geçerken nem alır ve ısınırlar.

Not: Ekvatordan esen rüzgarlar sıcaklığı arttırır, kutuplardan esen rüzgarlar ise sıcaklığı düşürür.

ı) Bitki Örtüsü: Bitki örtüsü sıcaklık üzerinde en az etkili olan faktörlerden biridir, özellikle bitki örtüsünün sık ve orman olduğu alanlarda ısınma ve soğuma özellikleri az da olsa denizlere benzerlik gösterir. Bu gibi alanlar gündüz fazla ısınmadıkları gibi geceleri de fazla soğumazlar. Bu farklılık çıplak ve bitki örtüsünden yoksun alanlarla kıyaslandığında daha rahat anlaşılabilir.

i) Diğer Etkenler: Sıcaklık dağılışına bahsedilen faktörlerin dışında daha pek çok şey etki eder. Ancak bunların etki güçleri ve etki alanları sınırlıdır.

– I.Kar örtüsü: Kar örtüsü güneş ışınlarını tümüyle yansıttığı için üst yüzeyleri aşırı derecede soğuktur. Ancak, kar örtüsü toprak, bitki ve tohumlar için bir yorgan vazifesi görür. Tarım için kritik öneme sahiptir.

– II.Toprak Nemi ve Kayaç Türü: Nemli toprak geç ısınıp geç soğur. Kayanın rengi, matlığı veya parlaklığı ışınların yansıması üzerinde etkili olduğundan sıcaklığı etkilemektedir.

– III.Bulutluluk Oranı: Açık havalarda ışıma fazla olacağından ayaz olayları yaşanır. Ancak bulutlu günlerde sıcaklık değerleri yükselmese de fazla düşüş göstermez.