Etiket: müslümanlar

Emeviler Döneminde Sosyal ve Kültürel Hayat

Sosyal Hayat: Toplum, Müslümanlar, Zımmiler (gayri müslimler) ve Kölelerden oluşmakta idi. Müslümanlarda Arap Müslümanlar ve Arap olmayan Müslümanlar şeklinde ayrılmıştır. Emeviler Arap milliyetçiliği politikası izlemişlerdir. Arapları diğer milletlerden üstün görmüşlerdir. Arap olmayan Müslümanlara “Mevali” denilmiştir. Arap olmayanlara devlet kademelerinde görev vermemişlerdir. Emevilerin bu politikasından dolayı başta Türkler olmak üzere diğer milletler arasında İslamiyet’in yayılması gecikmiştir. Emevilerin Arap milliyetçiliği politikası diğer milletlerin Emevilere karşı düşmanlık beslemesine ve Emevilerin yıkılmasına neden olmuştur.

Kültürel Hayat: Emeviler döneminde geniş coğrafyalara ulaşılması farklı kültürler ile tanışılmasını sağlamıştır. İslam sanatı farklı kültür ve sanat anlayışlarının etkisi ile gelişmiştir. Özellikle mimari alanda yapılan eserler Hristiyanların yaptığı eserlerle yarışır hale geldi. Mimari eserlerde kubbe ve kemer gibi tarzlar Türklerden Araplara geçmiştir. Şam Emeviye Cami ve Kudüs’te yapılan Kubbettüs Sahra önemli eserleridir.

Kaynak:

{ Add a Comment }

Hz. Muhammed Dönemimdeki Siyasi Gelişmeler

Bedir Şavaşi (624)

Nedenleri:

  • Mekkelilerin, Müslümanların Medine’de siyasi bir güç haline gelmesini engellemek istemeleri.
  • Mekkelilerin İslamiyet’in yayılmasını engellemek istemeleri.
  • Bunlara karşılık Müslümanların Mekke’de kalan mallarına karşılık Şam’a giden bir Mekke kervanına el koymak istemeleri.
  • Medine’deki münafıkların Mekkelileri Müslümanlara karşı kışkırtmaları.

Savaş Hz. Muhammed‘in Bedir’deki su kuyularını kullanarak yetiştirdiği strateji sayesinde Müslümanların zaferi ile sonuçlanmıştır.

Sonuçları:

  • Müslümanların Hz. Muhammed‘e olan güvenleri artmıştır.
  • Müslümanların kendilerine olan güveni artmıştır.
  • Şam ticaret yolunun kontrolü Müslümanlara geçmiştir.
  • Elde edilen savaş esirlerij Müslüman- lara okuma-yazma öğretmek şartı ile serbest bırakılmıştır.
  • Elde edilen ganimetlerin beşte biri devlete bırakılırken, geri kalan ganimet ise savaşa katılanlara dağıtılmıştır.

Uhud Savaşı (625)

Nedenleri:

  • Mekkelilerin Bedir Savaşı’nın intikamını almak istemeleri.
  • Şam ticaret yoluna tekrar hakim olmak istemeleri.

Hz. Muhammed, Uhud Savaşı’nda savunma stratejisi uygulamak istemiştir. Fakat askerlerinin düşmanı Medine dışında karşılamak istemesi üzerine 700 kişilik bir kuvvetle Uhud Dağı’nın eteklerinde düşmanla karşılaştılar.

Sonuçları:

  • Savaşın başlangıcında Müslümanlar üstün iken savaşın sonunda Mekkeliler Müslümanlara üstünlük sağladılar. Ancak istedikleri sonucu alamadılar.
  • Müslümanlar başta Hz. Hamza olmak üzere büyük kayıplar verdiler.
  • Beni Nadir Yahudileri Mekkelilerle iş birliği yaptıklarından Medine’den çıkarıldılar.

Hendek Savaşı (627)

Nedenleri:

  • Mekkelilerin Uhud Savaşı’nda istedikleri sonucu alamamaları.
  • Müslümanlığın yayılmasını kesin bir şekilde sona erdirmek istemeleri.
  • Medine’deki Yahudilerin Mekkelileri savaşa kışkırtmaları.

Mekkelilerin üzerlerine geldiğini haber alan Hz. Muhammed bu savaşta savunma stratejisini uyguladı. Medine’nin etrafına Selman-ı Farisi’nin teklifiyle hendekler kazdırdı. Bu taktik işe yaradı ve Mekkeliler netice alamadan geri döndüler.

Sonuçları:

  • Bu savaştan sonra Mekkeliler savunmaya, Müslümanlar ise taarruz durumuna geçmişlerdir.
  • Beni Kureyza Yahudileri Mekkelilerle beraber hareket ettikleri için Medine’den çıkarıldılar.
  • Müslümanların gücünü gören birçok Arap kabilesi İslamiyeti kabul etmişlerdir.

Hudeybiye Antlaşması (628)

Hz. Muhammed Kabe’yi ziyaret amacıyla 15OO kişi ile Mekke’ye doğru yola çıktı. Mekkelilerin bu duruma karşı çıkması üzerine Hz. Osman’ı amaçlarının ne olduğunu anlatması için Mekke’ye gönderdi. Mekkelilerin Hz. Osman’ı esir alması üzerine gerginleşen ilişkiler sonucunda taraflar savaş yapmak istemediklerinden barış imzaladılar.Barış Maddelerinden Bazılarına Göre;

  • Müslümanlar hac ziyaretini o yıl değil, bir yıl sonra yapabilecekler,
  • Mekkelilerden reşit olmayan birisi Müslüman dahi olsa Medine’ye sığınırsa geri iade edilecek, Müslümanlardan Mekke’ye sığınanlar ise iade edilmeyecek,
  • Her iki tarafta istedikleri kabilelerle işbirliği yapabilecek ancak askeri yardımda bulunmayacak,
  • Anlaşma 10 yıl süreyle geçerli olacaktır.

Hudeybiye Antlaşması ile Mekkeliler Müslümanları hukuken tanımış oldular.

Haybedin Fethi (629)

Müslümanlar tarafından Mekkeli müşriklerle anlaştıklarından dolayı Medine’den çıkarılan Yahudi’ler Hayber’e yerleşmişlerdi. Burası Şam ticaret yolu üzerinde bir bölgeydi. Yahudilerin Müslümanlar için Önemli olan Şam ticaret yolunun güvenliğini tehdit etmeleri üzerine sefere çıkılmış ve Hayber Yahudi’lerden alınmıştır. Bu sayede Şam ticaret yolunun güvenliği sağlanmıştır.

Mute Savaşı (629)

Hz. Muhammed çevredeki devlet ve kabilelere İslamiyet’e davet amacıyla elçiler ve mektuplar göndermeye devam ediyordu. Bu elçilerden birisi de Bizans’a bağlı olan Gassaniler’e gönderilmiştir. Gassaniler’in gelen elçiyi pusuya düşürmesi üzerine müslümanlar Zeyd bin Harise komutasında 3000 kişilik bir orduyla sefere çıkmıştır. Bizans ile yapılan ilk savaştır. Taraflar birbirine üstünlük sağlayamamıştır. Hz. Halid bin Velid’in İslam ordularına komutanlık yapmaya başladığı savaş olmuştur.

Hz. Muhammed’in Vefatı ve Veda Haccı (632)

Hz. Muhammed 632 yılında 100 binin üzerinde Müslümanla Veda Haccı denilen haccı yapmıştır. Burada verdiği Veda Hutbesi ile son dini emirlerini vererek İslam dininin tamamlanmasını sağlamıştır. Hac sonrası Medine’de rahatsızlanan Hz. Muhammed 8 Haziran 632 yılında vefat etmiştir.

Veda Hutbesinden İlkeler:

  • Malın, canın, namusun mukaddes olduğu ve korunduğu,
  • Cahiliyye adetlerine geri dönülmemesi gerektiği ve hesap gününün olduğu,
  • Emanetin teslim edilmesi gerektiği,
  • Faizin kaldırılması,
  • Kan davalarının kaldırılması,
  • Şeytana karşı uyanık olunması ve ona uyulmaması gerektiği,
  • Kur’an ve sünnete sarılmanın önem ve neticesi,
  • Müslümanın Müslümana kanının, malının helal olmadığı,
  • Kimsenin kimseye üstün olmadığı ve üstünlüğün takvayla olduğu,
  • Allah’a hiçbir şeyin ortak koşulmaması.

{ Add a Comment }

Hicret ve Medine İslam Devleti Özeti

Mekke’de Müslümanlar üzerinde baskı artarak devam ederken bir yandan da Hz. Mukammed Mekke’ye gelen insanlara İslam dinini anlatmaya devam etmekteydi.

Bu dönemde Medineli altı kişi Akabe denilen yerde İslamiyet’i kabul etmişlerdir. Bu kişilerin öncü olmasıyla daha sonraki birkaç yıl içerisinde Medinelilerle bir-iki görüşme daha oldu. Medineli Müslümanların sayısı 7O’li rakamlara ulaştı.

Hicretin Nedenleri

  • Mekkelilerin baskısından kurtulmak
  • Medineli Müslümanların Hz. Muhammed’e bağlı kalacaklarına söz vermeleri
  • Medine’de İslamiyet’i rahat yaşama ve yaymayı saylayacak zeminin oluşması.

Hicretin Sonuçları

  • Müslümanlar Mekke’nin baskı ve şiddet ortamından kurtulmuşlardır.
  • Mekke’den hicret edenlere Muhacir, Medine’de onları misafir edenlere Ensar denilmiştir. Muhacirler ile Ensar kardeş ilan edilmiştir.
  • Medine İslam Deyleti’nin temeli atılmıştır.
  • Muhammed hem peyyamber, hem devlet başkanı hem de ordu komutanı olmuştur.
  • Müslümanlar siyasi bir güç kazanmaya başlamışlardır.

Not: 22 yılındaki Hicret Olayı aynı zamanda Hz. Ömer zamanında düzenlenen takvimin başlangıcı yapılmıştır.

Medine İslam Devleti ve Medine Sözleşmesi

Hz. Muhammed, Medine’ye yeldiği zaman Medine’de Müslümanların dışında putperest Araplar, Yahudiler ve Hristiyanlar da bulunmaktadır. Hz. Peyyamber İslam Devleti’ni kurunca diğer yaşayan topluluklarla ortak toplumsal kurallar belirlemek ihtiyacı ortaya çıkmıştır. İmzalanan bu kurallara Medine Sözleşmesi denilmiştir.

Maddeler:

  • Anlaşmazlığa düşülen konularda Hz. Muhammed’e başvurulacaktır.
  • Yahudiler dini konularda : baskı altına alınmayacaktır.
  • Her iki tarafta üçüncü bir tarafa karşı savaş yapacak olursa birbirlerine yardım edeceklerdir.
  • İki tarafta Mekkelileri korumayacaktır.
  • Medine’ye karşı bir saldırı olursa taraflar şehri birlikte savunacaklardır.
  • Taraflardan biri düşüman olduğu bir topluluk jile barış yaparsa diğer tarafta bu şartlara uyacaktır.

Bu sözleşme ile Medine’de yaşayan diğer topluluklar da Hz. Muhammed’in devlet başkanlığını kabul etmişlerdir.

{ 1 Comment }