Hunlar, Orta Asya’da bilinen, ilk Türk devletini kurmuşlardır. Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, MÖ. III. yüzyıl olarak kabul edilmektedir. Orhun ve Selenga nehirleri arasında kalan merkezi Ötüken olan bölgede kurulmuşlardır. Teoman, Hunların bilinen ilk hükümdarıdır. Teoman döneminde Hun birliği sağlanmıştır. Hun birliğinin sağlanması ile askeri bakımdan güçlenerek Çin’e üstünlük kurmuşlardır. Çinliler topraklarının bir kısmının Türklere geçmesi ve Türk akınlarının şiddetini artırması üzerine önlem olarak M.Ö. 214 tarihinde Çin Seddi‘ni yapmışlardır.

Mete Han dönemi, Asya Hun Devleti’nin en parlak dönemidir. Babası Teoman’dan sonra tahta çıkan Mete Han Orta Asya Türk birliğini ilk sağlayan hükümdar olmuştur. Mete döneminde devlet imparatorluk haline gelmiştir. Mete’nin teşkilatçı yapısı ile yönetim, ekonomi ve askeri alanlarda başarılı olunmuştur.

Mete Han’ın Çin politikası onun ileri görüşlü bir devlet adamı öldüğünü göstermektedir. Mete Han Çin devletine karşı siyasi, ekonomik ve askeri üstünk lük sağlamasına rağmen, Çin topraklarını tamamen ele geçirmeyi hiçbir zaman düşünmemiştir. Türklerin kalabalık Çin nüfusu içerisinde benliklerini koruyamayacaklarını öngörmüştür. Bu yüzden Çin’e yönelik olarak siyasi, ekonomik ve askeri baskı altında tutma yolunu benimsemiştir.

Mete Han’ın bir diğer önem verdiği konu İpek Yolu ticareti olmuştur. Özellikle Çin devleti ile bu yüzden savaşlar yapılmıştır. Bu Savaşlar sonucunda Çinliler ile ticaret anlaşmaları imzalanmıştır.

Mete Han, Onlu Sisteme dayalı yeni bir ordu düzeni kurdu. Bu düzen tüm dünyaya örnek olmuştur. Mete Han ülkesini sağ ve sol olarak ikiye ayırarak yönetti. Mete Han’ın oluşturduğu devlet teşkilatı ve ordu sistemi daha sonra kurulan Türk Devletleri tarafından örnek alınmıştır. Mete Han’dan sonra başa geçen oğlu Kiok zamanında da Çin’e karşı başarılı seferler yapılarak devlet gücünü korumuştur.

Daha sonra başa geçen hükümdarlar Çin devleti ile siyasi ve ekonomik olarak iyi geçinme politikası benimsenmiştir. Bu amaçla Çinli prensesler ile evlenen hükümdarlar ülkeyi Çin entrikalarına açık’ hale getirmiştir. Özellikle bu prenseslerin hizmetlerini görme bahanesiyle birçok Çinli casus Türk ülkesine yerleşerek Türk boyları arasında fikir ayrılıkları çıkarmayı başardılar.

Asya Hun Devleti’nin Yıkılması

Hun Hükümdarı Hohenyeh M. Ö. 56 yılında Hun meclisinde, sıkıntılardan kur- turulabilmek için Çin’e bağlanmayı teklif  edince kardeşi Çiçi buna karşı çıkarak

Batı Hun Devleti’ni kurdu. Böylece devlet Güney ve Batı Hunları şeklinde ayrıldı, ancak Çinli’ler Çiçi’yi öldürerek bu devleti ortadan kaldırdılar. Güney Hunları ise bir süre daha varlığını devam ettirmiştir.

Ancak onlar da MS. 48 yılında Kuzey ve Güney olmak üzere ikiye ayrılmışlardır. Güney Hunları Çin hakimiyetine girerken, Kuzey Hunları’nın bir kısmı bölgeyi terk ederek göç etmişlerdir. Hunlar’ın yıkılmasında Çin baskısı ve iç mücadelelerin yanında İpek yolunun kaybedilmesi de etkili olmuştur. Ekonomik olarak zayıflayan Hunlar Çin’e daha bağımlı hale gelmiştir.