Hz. Muhammed (s.a.v), Yüce Allah’ın emri gereği ulaşabildiği herkesi İslam dinine inanmaya, putlara tapmayı terk etmeye çağırdı. Mekkeliler başlangıçta Peygamberimizin çağrısını önemsemediler. Onunla alay ettiler, yaptığı çalışmaları küçümsediler. Ancak zamanla Hz. Muhammed’e inanıp Müslüman olanların sayısı artmaya başladı. Bu durum Mekke’nin ileri gelenlerini endişelendirdi. Mekkeli müşrikler İslam’ın yayılmasını engellemek için önlemler almayı kararlaştırdılar. Özellikle kimsesiz Müslümanlara, dinlerinden dönmeleri için baskı uyguladılar.

Onlara, katlanılması güç işkence ve eziyetler yaptılar. Müslümanlara sosyal ve ekonomik boykot uyguladılar. Hz. Muhammed’e inananlarla her türlü ilişkiyi ve alışverişi kestiler. Mekkeli müşrikler sadece kimsesiz Müslümanlara değil, Peygamberimize de çeşitli eziyetler ettiler. Onun geçeceği yollara dikenler attılar. Kâbe’de ibadet etmesini engellediler. Ona çeşitli hakaretlerde bulundular. Mekkelilerin baskısı artınca bazı Müslümanlar, 615 ve 616 yılında Peygamberimizin yönlendirmesiyle Habeşistan’a göç ettiler.

Mekkeli müşriklerin İslam’ı kabul edenlere yaptığı baskılar, işkenceler iyice arttı ve dayanılmaz hâle geldi. Bunun üzerine Müslümanlar, Peygamberimizin yönlendirmesiyle gruplar hâlinde Medine’ye hicret (göç) etmeye başladılar. Bunu öğrenen müşrikler daha çok telaşlandılar. İslam dininin Medine’de de yayılıp güçleneceğini düşünerek endişeye kapıldılar. İslamiyet’in yayılmasını engellemenin tek yolunun Hz. Muhammed’i öldürmek olduğuna karar verdiler. Her kabileden bir genç seçerek Peygamberimizi öldürmekle görevlendirdiler. Mekkeli gençler Peygamberimizin evini kuşattılar. Yüce Allah bu suikast planını Hz. Muhammed’e bildirdi. Bunun üzerine Peygamberimiz bir gece gizlice evinden ayrılarak Hz. Ebu Bekir’le birlikte Medine’ye doğru yola çıktı.

Peygamberimiz (s.a.v) ve Hz. Ebu Bekir, Sevr Dağı’ndaki bir mağarada üç gün gizlendiler. Bir grup Mekkeli bu mağaranın önüne kadar geldi. Ancak bu sırada mağaranın kapısına bir örümcek ağ örmüş, bir kuş da yuva yapmıştı. Mekkeliler mağarada kimsenin olamayacağını düşünerek oradan ayrıldılar. Daha sonra Peygamberimiz ve Hz. Ebu Bekir mağaradan çıkarak yolculuğa devam ettiler. Medine yakınlarında Küba denilen yerde bir süre konakladılar. Peygamberimiz burada bir mescit yaptırdı. Bir cuma günü Kuba’dan ayrılan Hz. Muhammed, Ranuna Vadisi’ne geldiğinde burada Müslümanlara ilk cuma namazını kıldırdı. Peygamberimiz 24 Eylül 622’de Medine’ye ulaştı. Peygamberimizin ve Müslümanların, Mekke’den Medine’ye göç etmesine Hicret denir.

Hicret, İslam tarihinde oldukça önemli bir olaydır. Müslümanlar Hicret’le birlikte Müşriklerin zulüm ve baskılarından kurtuldular. İnançlarını rahatça ifade etme, ibadetlerini serbestçe yerine getirme imkânına kavuştular. Hicret’ten sonra İslam dini Medine ve çevresinde hızla yayıldı. Kısa bir süre içerisinde Arabistan Yarımadası’nda yaşayan insanların büyük çoğunluğu Müslüman oldu.