Etiket: mehmet

4. Mehmet Dönemi Osmanlı – Venedik İlişkileri

IV.Mehmet Dönemi Osmanlı Devleti’nin Venedik Siyaseti:

Girit Adası’nı elinde tutan Venedikliler, her fırsatta Osmanlı’nın ticari faaliyetlerde bulunan veya hacı taşıyan gemilerine saldırıyorlardı. Osmanlı Devleti’nin tam manasıyla Akdeniz’i kontrolü altına alabilmesi için stratejik önemi olan Girit’in alması gerekiyordu.

Sultan İbrahim‘in padişahlığı döneminde adaya asker çıkarılmaya başlandı. (1645) Bu durum Venedik ile savaş durumuna girilmesine neden oldu. Venediklileri uzun süre Çanakkale Boğazı ve civarını baskı altında tuttular. Ancak 1656 yılında Köprülü Mehmet Paşa’nın gayretleriyle Venedikliler Ege Denizi’nden atıldılar. Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa‘nın oğlu Fazıl Ahmet Paşa, babasının Ölümünden sonra sadrazamlığa geçince Girit Sorununu çözdü: Adanın fethini tamamladı. Venedik ile 1664 yılında bir barış antlaşması yapıldı. Bu barışla Girit’in Osmanlıya ait olduğu kabul edilince Doğu Akdeniz’deki Osmanlı üstünlüğü tamamıyla gerçekleşmiş oldu.

{ Add a Comment }

4. Mehmet Dönemi Islahat Çalışmaları

Tarhuncu Ahmet Paşa Islahatları:

  • Mehmet‘in sadrazamlarından olan Tarhuncu Ahmet Paşa genel olarak maliye alanında ıslahatlar yapmıştır,
  • Has ve zeamet’ten gelen gelirlerin doğrudan doğruya hazineye girmesini sağladı.
  • Devlet idaresi içinde rüşvet alınmasını önlemeye çalıştı.
  • Osmanlı tarihinde “bilinen ilk bütçeyi hazırladı.
  • Bütçe ortadan kaldırmak için saray masraflarını kıstı.
  • Saray masraflarını; kısması çıkarı zedelenen insanları rahatsız etmiş ve bu kişiler sadrazamın idam edilmesine neden olmuştur.

KÖPRÜLÜLER DEVRİ

Osmanlı İmparatorluğu‘nda 1656 ile 1683 yılları arasını kapsayan ve Köprülü ailesinden sadrazamların görev yaptığı ve Osmanlı Devleti’nin toparlanması ve istikrarı için bir fırsat yakalanan tarihi döneme verilen isimdir. Köprülüler dönemi; Kanuni dönemini hatırlatan istikrarlı bir toparlanma dönemi olmuştur.

Köprülü Mehmet Paşa Islahatları:

Köprülü Mehmet Paşa kendisine sadrazamlık teklif edildiği zaman, hu görevi bir takım şartları kabul edildiği takdirde alacağım ifade etmiştir. Bu sıra dışı duruma rağmen padişah şartları kabul etmiştir. Bu şartlar şunlardır:

  • Raporları geri çevrilmeyecek,
  • Yapacağı atama ve görevden almalara kimse karışmayacak,
  • Kendisi hakkında bir şikâyet olduğunda, kendisi dinlenilmeden karar verilmeyecek,
  • Sarayda hiç kimse devlet işlerine karışmayacaktı.

Köprülü Mehmet Paşa’nın görevde kaldığı süre içerisinde yaptığı faaliyetler şunlardır;

  • İlk olarak İstanbul’da güvenliği sağladı.
  • Girit Savaşı’nın bir tarafı olan Çanakkale’de Venedik Cumhuriyeti’yle yapılan kara ve deniz savaşlarında başarı elde etti.
  • Kapıkulu askerlerini ve diğer devlet adamlarını kontrol altına aldı.
  • Gereksiz maaş atımlarını durdurmaya çalıştı.

Köprülü Mehmet Paşa‘nın yönetim tarzından memnun olan padişahı onun ölümü ile bu aileden olanları sadrazamlığa getirmeye devam etmiştir.

Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Islahatları:

Babası Köprülü Mehmet Paşa’nın ölümü üzerine padişah tarafından 1661 yılında sadrazamlığa getirilen Fazıl Ahmet Paşa 1676 tarihine kadar on beş yıl bu görevi sürdürmüştür. Girit, Uyvar Podolya ve Kameniçe‘nin fatihidir. Islahatları;

  • Askeri ve mali alanda yenilik çalışmaları yapmıştır.
  • Topçu sınıfını güçlendirerek orduyu düzenlemeye çalışmıştır.
  • Önemli yünlerde saraya ve devlet adamlarına hediye verilmesini yasaklamıştır.
  • Saray içi masrafları kısıp ekonomiye i katkıda bulunmuştur.
  • İstanbul Çemberlitaş‘ta bir kütüphane kurmuştur.

{ Add a Comment }

17. Yüzyıl Islahatları – Duraklama Dönemi Islahatları

17. Yüzyıl Osmanlı Devleti Islahatları:

Islahat (reform), iyileştirme, aslını bozmadan değişiklik yapma anlamına gelir. XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde birçok alanda bozulmalar başlayınca devlet adamları ıslahatlar yaparak kötü gidişatı önlemeye çalışmışlardır.

KUYUCU MURAT PAŞA ISLAHATLARI

Sultan I. Ahmet döneminin sadrazamı olan Kuyucu Murat Paşa, Celali isyanlarını kuvvet ve şiddet yoluyla bastırıp Anadolu’da devlet otoritesini sağlamıştır. Ancak isyanların nedenleri ortadan kaldırılamadığından Anadolu’da yeni ayaklanmalar çıkmıştır.

2.OSMAN (GENÇ OSMAN) ISLAHATLARI

Islahat hareketlerine girişen İlk Osmanlı padişahı sayılan Genç Osman,

  • Şeyhülislamın fetva vermek dışındaki yetkilerini kısıtlayarak ilmiye sınıfının devlet işlerine karışmasına engel olmuştur.
  • Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmayı planladıysa da başarılı olamamıştır. (İlk ciddi ıslahat girişimi)
  • Başkenti İstanbul’dan, nüfusunun büyük çoğunluğu Türklerden oluşan Anadolu’ya taşımak istemiştir.
  • Saray dışından evlenerek Osmanlı sarayını halka açmıştır.

Genç Osman yapmayı düşündüğü birçok yeniliği gerçekleştiremeden yeniçeriler tarafından öldürülmüştür.

Bu durum ıslahat girişimlerinin toplumun ve yönetimin bazı kesimleri tarafından benimsenmediğinin göstergesidir.

IV. MURAT ISLAHATLARI

Küçük yaşta tahta geçtiği için saltanatının ilk dönemlerinde saray kadınları ve devlet adamları etkin durumdadır. IV. Murat yirmili yaşlara geldiğinde devlet yönetimini eline almış ve sert tedbirlerle otoriteyi sağlamıştır. IV. Murat,

  • Yeniçeri ve sipahi zorbalarını ortadan kaldırmış, içki ve tütün yasağı getirmiş, böylece İstanbul’da asayişi sağlamıştır.
  • Yeniçeri sayısını azaltmıştır.
  • Celalileri ortadan kaldırarak Anadolu’da devlet otoritesini yeniden kurmuştur.

IV. Murat devletin kötü gidişatının nedenlerini ortaya koymak ve çözüm yollarını değerlendirmek için Koçi Bey’e bir rapor hazırlatmış ancak bu rapordaki tavsiyelerin hepsini gerçekleştirmeden vefat etmiştir.

TARHUNCU AHMET PAŞA ISLAHATLARI

IV. Mehmet döneminin sadrazamıdır. Daha çok mali alanda ıslahat yapmıştır. Tarhuncu Ahmet Paşa,

  • Has ve zeamet gelirlerinin hazineye girmesini sağlamış iltizam sistemini yaygınlaştırmıştır.
  • Rüşveti engellemeye çalışmıştır.
  • Bütçe açığının büyük ölçüde gereksiz saray harcamalarından olduğunu tespit etmiş ve bir bütçe hazırlayarak saray masraflarını kısmıştır.

Osmanlı bütçeleri geçmiş yılın gelir-gider bilançoları şekilde hazırlanırken Tarhuncu Ahmet Paşa ilk kez gelecek yılın gelir ve giderlerini gösteren bir bütçe hazırlamıştır.

Tarhuncu bu çalışmaları nedeniyle tepki toplamış, Şehzade Süleyman’ı hükümdar yapmak istediği şeklinde çıkarılan dedikodular nedeniyle idam edilmiştir.

Bu durum yeniliklerin bazı çevrelerin çıkarlarını zedelediğini gösterir.

KÖPRÜLÜ MEHMET PAŞA ISLAHATLARI

IV.Mehmet’in annesi Valide Turhan Sultan tarafından sadrazamlığa getirilmiştir. Mehmet Paşa devleti içinde bulunduğu durumdan kurtarmak için sadrazamlığı şartlı olarak kabul etmiş; çalışmalarına ve atamalarına karışılmamasına hakkında şikâyet olursa savunması alınmadan işlem yapılmamasını istemiştir.

Köprülü Mehmet Paşa bu şartları ileri sürerek makamını garantiye almış ve rahat çalışma ortamı hazırlamıştır. Köprülü Mehmet Paşa,

  • Hatalı gördüğü devlet adamlarını görevden alıp cezalandırmıştır.
  • İstanbul uleması arasındaki dini tartışmalara son vererek otoriteyi sağlamıştır.
  • Görevlerini yerine getirmeyen asker ve memurların maaşlarını kesip hazineden gereksiz para çıkmasını önlemiştir.

Köprülü Mehmet Paşa askeri tedbirleri artırıp, kuvvet ve şiddet kullanarak devlet otoritesini yeniden kurmuştur.

KÖPRÜLÜ FAZIL AHMET PAŞA ISLAHATLARI

Mehmet Paşa’nın yerine sadrazamlığa getirilmiştir. Devlet giderlerini kısarak bütçe açığını azaltmış, orduyu yeniden düzenleyerek topçu sınıfını güçlendirmiştir

Köprülüler döneminde yapılan ıslahatlar bazı askeri başarılar kazanılmasını sağlamıştır.

Osmanlı Devleti’nde 1656-1691 yıllan arası, bu dönemdeki olayların akışında rol oynamaları nedeniyle “Köprülüler Devri” olarak isimlendirilmiştir.

{ Add a Comment }

4. Mehmet Dönemi Önemli – Siyasi Olayları

IV. Mehmet Dönemi (1648-1687):

Osmanlı padişahları içinde en küçük yaşta başa geçen IV. Mehmet’in ilk zamanlan, büyükannesi Kösem Sultan’ın etkinliğinde geçti. Ancak, devletin durumunun iyice kötüleşmesi, tamamen çıkarların ön plana çıkması ve her türlü yolsuzluğun yaygınlaşması karşısında, Kösem Sultan’a tepkiler artmıştır.

Bu durum üzerine IV. Mehmet’in annesi Turhan Sultan, Kösem Sultan’ı öldürterek kontrolü kendi eline almıştır. Turhan Sultan, geri plana çekilerek Tarhuncu Ahmet Paşa’yı sadrazamlığa getirmiş, işlerin düzelmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla tam yetki vermiştir.

  • Tarhuncu Ahmet Paşa, saray giderlerini kısmış, gelir gider dengesini kurarak, Osmanlı tarihinin ilk tahmini bütçesini yapmıştır. Vergilerin düzenli toplanmasını sağlamaya ve devletin imkânlarının şahıslarca kullanılmasını engellemeye çalışan Tarhuncu, entrikalar sonucu azledilerek idam edilmiştir.

Kendilerine dağıtılan paraların ayarının düşük olduğunu öne sürerek ayaklanan Yeniçeriler, saraydan bazı devlet adamlarının kendilerine teslim edilmesini istemiştir.

Otuz kadar devlet adamının Sultanahmet Meydanında çınar ağaçlarına asılarak idam edilmesiyle sonuçlanan bu olaya “Çınar Olayı” ya da “Vakay-i Vakvakiye” denilmiştir. Bu olay, devletin otoritesinin kalmadığının ve Yeniçerilerin devlet için ne kadar tehlikeli hale geldiğinin kanıtıdır.

Devletin içinde bulunduğu bu kötü durum üzerine bu defa da Köprülü Mehmet Paşa’ya saraydan sadrazamlık teklif edilmiştir. Köprülü, sadrazamlığı kabul ederken bazı şartlar ileri sürmüştür. Böylece Osmanlı tarihinde ilk defa şartlı olarak görev kabul eden Sadrazam olan Köprülü, saraydan;

  • İşlerine karışılmamasına
  • Hakkında bir şikâyet olursa, önce kendi ifadesine başvurulmasını,
  • Haksız ve sebepsiz yere görevden alınmamasını istemiştir.

İleri sürdüğü şartları saray tarafından kabul edilen Köprülü Mehmet Paşa, baskı ve şiddet uygulayarak ayaklanmaları bastırmış, sarayın ve devletin harcamalarını kısarak düzenlemeler yapmış ve ekonomide iyileşme sağlamış, savaşlardan kaçan askerleri yakalatarak cezalandırmıştır.

  • Köprülü Mehmet Paşa’nın bu etkinlikleri, baskı ve şiddete dayalı olması bakımından, IV. Murat döneminde yapılan ıslahatlara benzemektedir.

Bu dönemin olaylarından biri de Venediklilerle savaşların sürdürülmesidir.

1.İbrahim zamanında başlatılan Girit kuşatması devam ettirilmiş, Çanakkale Boğazı’nı abluka altına alan Venedikliler buradan uzaklaştırılmıştır.

  • Bu dönemde çıkan ayaklanmaların en önemlisi olan Abaza Haşan Paşa Ayaklanması bastırılmış, eyalet yöneticilerine gözdağı verilmiştir. Köprülü Mehmet Paşa’nın isteği üzerine sadrazamlığa oğlu Fazıl Ahmet Paşa getirilmiş, daha sonra Köprülü ailesinden bazı kişiler de sadrazam yapılmış, bu nedenle bu döneme Köprülüler Dönemi denilmiştir.

Köprülü Mehmet Paşa’nın son zamanlarında Avusturya ile ilişkiler bozulmuş, Avusturya Osmanlı toprağı olan Erdel’e karıştığı ve saldırılarda bulunduğu için Fazıl Ahmet Paşa ilk iş olarak Avusturya üzerine sefere çıkmıştır.

Bu sefer sonucunda Uyvar Kalesi alınmış, yapılan savaşlarda iki taraf büyük kayıplar verdiği için Vasvar Antlaşması (1664) yapılarak savaşlara son verilmiştir. Bu antlaşmaya göre;

  • Uyvar Kalesi Osmanlılarda kalacak,
  • Avusturya, Erdel işlerine karışmayacak ve Osmanlı toprağı olduğunu kabul edecek
  • Avusturya savaş tazminatı ödeyecekti.
  • Yapılan savaşlarda tam üstünlük sağlanamamış olmasına rağmen, diplomatik bir başarı sayılan bu antlaşma, Avrupa’nın hala Osmanlıdan çekindiğini gösterir.

Bu dönemde, daha önceden devam eden Girit kuşatması fetih ile sonuçlanmıştır. (1669)

Girit’in alınması ile Kandiye merkez yapılmış ve burası bir eyalet olarak Osmanlı Devleti’ne bağlanmıştır. Girit Adası’nın fethi, Akdeniz’in güvenliği ve kontrolü açısından Osmanlı Devleti’ne bir üstünlük sağlamıştır.

IV.Mehmet, Osmanlı Devleti’ne bağlı olan Ukrayna’nın Lehistan tarafından işgal edilmesi üzerine Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa ile birlikte kendisi de sefere çıkmıştır.

Bu sefer üzerine Lehistan barış istemiş ve Bucaş Antlaşması (1672) imzalanmıştır. Lehistan ile imzalanan Bucaş Antlaşması’na göre;

  • Ukrayna, Osmanlılara bağlı kalacak,
  • Podolya Osmanlı Devleti’ne bırakılacak,
  • Lehistan, vergi ödeyecekti.

Bu antlaşma Lehistan tarafından çiğnenmeye çalışılınca savaşlar yeniden başladı. Bu defa da Zoravno Antlaşması (1676) yapılmış, bu antlaşma ile daha önce imzalanan Bucaş Antlaşması pekiştirilmiştir.

  • Bucaş Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin Batı’da en geniş sınırlara ulaşmasını sağlamıştır.

Fazıl Ahmet Paşa’dan sonra sadrazamlığa, yine Köprülü ailesinden Merzifonlu Kara Mustafa Paşa getirilmiştir.

Bu dönemde Ruslar, Ukrayna üzerine saldırmaya başlayınca, Ukrayna seferine çıkılmış, Rusların elinden Çehrin Kalesi alınmıştır. Bu gelişme üzerine barış isteyen Ruslarla Bahçesaray Antlaşması yapılmıştır.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, bazı devlet adamlarının karşı çıkmasına rağmen Viyana Seferi’ne çıkmış ve Viyana’yı kuşatmıştır. (1683) Avusturya’nın merkezi olan Viyana’nın Türkler tarafından kuşatılması, Avrupa’da bir panik yaratmış ve bazı devletler Avusturya’nın yardımına koşmuştur.

Viyana’yı ele geçirerek, devletin yeniden eski günlerine döneceği hesaplarını yapan ve bu sayede kendi şöhretini de arttıracağını düşünen Merzifonlu, yeterli hazırlıkları yapmadan kuşatmayı başlatmıştır. Orduda başlayan disiplinsizliklere, Kırım Hanlığının kuvvetlerinin çekilmesi de eklenmiş, Lehistan Avusturya’ya yardıma gelmiş, ancak bütün bu olumsuzluklara rağmen Viyana düşmek üzereyken, yapılacak son hücum öncesi Merzifonlu şehirde yağmayı yasakladığı için Yeniçeriler isteksiz davranmış ve kuşatma bozgunla sonuçlanmıştır.

  • Viyana Kuşatması “1683 Viyana Bozgunu” olarak geçmiş, Sakarya Meydan Savaşı’na (1922) kadar devam eden bir geri çekilme süreci başlamıştır. 1683 Viyana Bozgunu sonucunda;
  • Avrupalılar, Osmanlı Devleti’nin artık eski gücünü kaybettiğini görmüş, Osmanlıyı yenebileceklerini anlamışlar
  • Cesaretlenen Avrupa Devletleri, Osmanlı Devleti’ne karşı bir araya gelerek “Kutsal lttifak”ı oluşturmuşlar
  • Avusturya’nın liderliğini yaptığı Kutsal İttifak’a, Venedik, Lehistan, Malta ve Rusya katılmış, bu devletler hep birlikte Osmanlı Devleti’ne karşı saldırıya geçmiştir.
  • Bu saldırılar karşısında toprak kaybetmeye başlayan Osmanlı Devleti Gerileme Dönemine girmiştir.
  • Bu bozgun üzerine Merzifonlu, görevinden azledilerek idam edilmiştir.

{ Add a Comment }

Fatih Sultan Mehmet Dönemi Önemli – Siyasi Olayları

Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmet) Dönemi Fetihleri (1451 – 1481):

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethederek Osmanlı Yükselme Dönemi’ni başlatan padişahtır. Fatih, ilk seferini Karamanoğuları Beyliği üzerine düzenlemiş, Akşehir, Seydişehir ve Beyşehir’i Osmanlı topraklarına katmıştır.

I- İstanbul’un Fethi

İstanbul’un Fethinin Nedenleri:

  • Osmanlı Devleti’nin, Anadolu ve Rumeli topraklarını birleştirip toprak bütünlüğünü sağlamak istemesi
  • Bizans’ın Osmanlı aleyhine kışkırtıcı politikalar izlemesi
  • Bizans’ın Osmanlı kuvvetlerinin Rumeli’ye geçişini zorlaştırması
  • Kara ve deniz ticaret yollarının Osmanlı denetimine alınmak istenmesi
  • Hz. Muhammed’in İstanbul’u fetheden komutan ve askerlerini öven sözlerinin İstanbul’un alınmasını özendirmesi

İstanbul’un Fethi İçin Yapılan Hazırlıklar:

  • Sırbistan, Eflak ve Karamanoğulları’yla antlaşmalar yapılarak barış ortamı oluşturulmuştur.
  • Bizans’a deniz yoluyla gelebilecek yardımları önlemek için Anadolu Hisarı’nın karşısına Rumeli Hisarı (Boğazkesen) yaptırılmıştır.
  • Vize ve Silivri kaleleri alınarak Bizans’ın batıyla olan bağlantısı kesilmiştir.
  • İstanbul’u denizden kuşatabilmek amacıyla dört yüz parçalık donanma hazırlanmıştır.
  • Surları yıkabilecek teknolojiye sahip büyük toplarla, aşırtmak gülle atabilecek havan topları dökülmüştür.
  • Surları aşmak için, yürüyen tekerlekli kuleler yaptırılmıştır.
  • Avrupa’dan Bizans’a yardım gönderilmesini engellemek amacıyla Balkanlara ve Mora’ya kuvvet gönderilmiştir.

Buna karşılık Bizans haçlılardan yardım istemiş, Haliç’in girişini kalın zincirlerle kapatmış, surları tamir ettirmiş, halkı silahlandırmış, yiyecek stoklarını zenginleştirmiş ve Grejuva (Rum ateşi) denilen silahını geliştirmiştir.

Fatih Sultan Mehmet bu hazırlıkları yaptıktan sonra 6 Nisan’da kuşatmayı başlatmış, karadan ve denizden yoğun bir taaruz hareketi sonucunda 29 Mayıs 1453’te İstanbul’u fethetmiştir.

Fetihten sonra İstanbul halkına hoşgörüyle davranan Fatih, ekonomik, sosyal, kültürel çalışmalar yaparak İstanbul’u çok canlı bir şehir haline getirmiştir.

İstanbul’un Fethinin Sonuçları:

  • Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü sağlanmıştır.
  • İstanbul başkent yapılmıştır.
  • Boğazların egemenliği Osmanlı Devleti’nin eline geçmiştir.
  • Osmanlı Devleti’nin Yükselme Dönemi başlamıştır.
  • Osmanlıların İslam dünyasındaki ve uluslararası alandaki saygınlığı artmıştır.
  • Orta Çağ boyunca varlığını sürdüren (kısa bir dönem hariç 1204-1261) Bizans İmparatorluğu tarihe karışmıştır.
  • Güçlü surların yıkılabileceğinin anlaşılması Avrupa’da derebeyliklerin yıkılmasına ve mutlak krallıkların kurulmasına ortam hazırlamıştır.
  • Önemli ticaret yollarının Türkler’in denetimine girmesi Coğrafi Keşifler’in yapılmasına neden olmuştur.
  • İstanbul‘dan İtalya’ya giden bilim adamları Rönesans hareketlerinin başlamasına öncülük etmiştir.
  • Orta Çağ sona ermiş Yeni Çağ başlamıştır.

Fatih İstanbul’un fethinden sonra Ortodoksların himayesini üstlenmiş, böylece Osmanlının hoşgörüsünü göstermeyi, Hristiyan dünyasındaki ayrılıkların sürmesini ve Ortodoksların desteğini sağlamayı hedeflemiştir. 

II- Fatih Sultan Mehmet Dönemi Batıdaki Gelişmeler

  • Fatih, İstanbul’u fethettikten sonra Avrupalı devletlerin Osmanlı’ya karşı birleşmesini engellemeye çalışmış; bu amaçla bir taraftan askeri seferlerini yoğunlaştırırken öbür taraftan Venedikler’e ekonomik ve diplomatik (İstanbul’da elçi bulundurma hakkı) ayrıcalıklar tanımıştır.
  • Fatih döneminde Belgrat hariç Sırbistan (1459) Modon, Koron, Navarin hariç Mora, Osmanlı topraklarına katılmıştır.
  • Fatih, Mora Despotluğu’na ve Trabzon Rum İmparatorluğuna son vererek, Rumların Bizans İmparatorluğumu yeniden canlandırma girişimlerini sonuçsuz bırakmıştır.
  • Eflak Beyi, Vlad’ın (Kazıklı Voyvoda) ödediği vergiyi kesmesi üzerine 1462’de Eflak, 1463’te Bosna, 1465’te Hersek, 1476’da Boğdan, İskender Bey’in s ölümünden sonra’da Arnavutluk (1479) Osmanlı topraklarına katılmıştır.
  • Fatih’in yaptığı bu fetihler Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’daki egemenliğini kalıcı hale getirmiş, sağlamlaştırmıştır.

III- Fatih Sultan Mehmet Dönemi Anadolu’daki Gelişmeler

Anadolu’da siyasi birliği sağlamayı ve Karadeniz ticaretini denetim altına almayı amaçlayan Fatih, Çenevizliler’in elindeki Amasra’yı (1460), İsfendiyaroğulları’na son vererek Sinop’u (1461) Osmanlı’ya karşı papadan ve Uzun Hasan’dan yardım istemesi üzerine Trabzon Rum İmparatorluğu’nu yıkarak Trabzon’u (1461) ve Karamanoğulları’nın Venedik’le Osmanlı aleyhine anlaşma yapması üzerinede Konya ve Karaman’ı (1466) Osmanlı topraklarına katmıştır.

IV- Otlukbeli Savaşı (1473)

Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan‘ın ülkesinin sınırlarını Osmanlı aleyhine genişletmesi, Karamanoğuları, Trabzon Rum İmparatorluğu ve Venediklilerle Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kurması, Anadolu’da Osmanlı-Akkoyunlu rekabetini ortaya çıkarmıştır.

Fatih’in hazırladığı ordu 1473’te Erzincan yakınlarındaki Otlukbeli’nde Uzun Hasan’ı yenmiş böylelikle Akkoyunlular Osmanlı Devleti için tehlike olmaktan çıkmış, yıkılış sürecine girmişlerdir.

V- Fatih Sultan Mehmet Dönemi Denizlerde Gelişmeler

Fatih Sultan Mehmet, Karadeniz, Akdeniz ve Ege’yi hâkimiyet altına alarak Avrupa’yı ekonomik olarak Osmanlı Devleti’ne bağımlı hale getirmeyi amaçlamıştır.

Ege Adalarının Alınması:

Ege Denizi’nde Venedik ve Cenevizleri yenerek Semadirek, Taşoz, Limni, Bozcaada, Gökçeada, Midilli ve Egriboz’u Osmanlı topraklarına katmış böylece Ege kıyılarının ve boğazların güvenliğini sağlamıştır.

Sen Jan şövalyelerinin elindeki Rodos adası kuşatılmış ancak alınamamıştır (1480).

Venedik ile Savaş (1463 -1479):

Osmanlı Devleti’nin İstanbul’u fethetmesi, Balkanlar ve Ege Denizi’ni hâkimiyet altına alması, Venediklilerin ticari çıkarlarını olumsuz yönde etkileyince, Venedikliler Macar, Arnavut, Karaman ve Akkoyunlu devletlerinin desteğini alarak Osmanlı’ya savaş açmıştır. Aralıklarla on altı yıl süren savaşlar sonunda taraflar arasında antlaşma yapılmıştır. Buna göre,

  • Arnavutluk’taki İşkodra ve Kroya kaleleri Osmanlı Devleti’ne bırakılmıştır.
  • Venediklilere, savaş tazminatı ve yıllık vergi ödemeleri karşılığında, Osmanlı sularında ticaret yapma ve İstanbul’da elçi bulundurma hakları tanınmıştır.

Fatih Venediklilere bu tür ayrıcalıklar vererek, Hristiyan birliğini bozmayı ve Akdeniz ticaretini canlandırmayı hedeflemiştir.

VI- Kırım Seferi

Gedik Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı donanması Kefe, Azak ve Menkup gibi Ceneviz kolonileriyle, iç karışıklıklar içinde bulunan Kırım’ı Osmanlı topraklarına katmıştır (1477). Böylece,

  • Karadeniz Osmanlıların kontrolüne (Türk gölü) alınmıştır.
  • Karadeniz’de Ceneviz kolonisi kalmamıştır.

VII- İtalya Seferi

Napoli Krallığı’nın Osmanlı aleyhine faaliyetlerde bulunması üzerine, Gedik Ahmet Paşa komutasında İtalya Seferi’ne çıkan Osmanlı donanması, önce Yunanistan’ın batısındaki, Zenta, Ayamavra ve Kefalanyo adalarını (1479) daha sonra da İtalya’nın güney doğusundaki Otranto’yu (1480) fethetmiştir. Ancak Fatih’in ölümünden sonra Otranto kaybedilmiştir.

Fatih Sultan Mehmet, Otranto’yu Roma’yı fethetmek için bir üs olarak kullanmak istemiştir.

{ Add a Comment }