Kur’an öylesine muhteşem bir kitaptır ki bütün insanlar bir araya gelse onun bir benzerini ortaya koyamazlar. Hatta bir suresinin ve ayetinin bile benzerini meydana getirmekten âciz kalırlar. Allah kelamı olarak Kur’an, benzersiz bir kitaptır. Kur’an ayetlerinin üslubu, sıralanışı, konu ve ayetlerin tekrarı, vurgu, ahenk ve musikisi onun anlamının yanında lafzının da mucize olduğunu göstermektedir.

Kur’an, kendisindeki bu güzellik ve erişilmezliğe vurgu yapan ve mucizeliğini belirten bir ayette, “Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız haydi, onun benzeri bir sure getirin. Eğer iddianızda doğru iseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi (yardımcılarınızı) de çağırın.” buyurarak tüm insanlar bir araya gelseler de Kur’an’a ait güzelliğin bir benzerini, bir ayetini bile ortaya koyamayacaklarını vurgulamıştır.

Kur’an’da her sure, kendi konusu içinde ayrı bir ahenk bütünlüğü oluşturur. Bir yandan ayetlerdeki kafiye ritmi, bir yandan vahiydeki akıcılık dinleyenleri cezbeder. Kur’an’ın manasını bilmeyenler bile bu ahengin güzelliğinden etkilenirler.

Allah kelamı Kur’an, güzeli ve güzellikleri anlattığı için onun güzel ses ve makamlarla okunması istenmiştir. Hz. Peygamber, “Kur’an’ı güzel sesle okuyun.” buyurarak güzel olan İlahî kelama, sesimizle güzellik katmamızı tavsiye etmiştir. Kur’an’ın bu ahenk ve güzelliği içinde dinlenmesi farz kılınmıştır.