Türk kelimesinin Türkçe’de mânâsı “kuvvetli” demektir. Aslı “Türük” olan bu kelime, M.S. VIII. asırda “Türk” şeklinde söylenmeye başlamıştır. Başlangıçta Türk diye, bugün kullanılan manasıyla Türkçe konuşan bütün kavimler anlaşılmıyordu. “Türk” kelimesi, Türkçe konuşan kavimlerden yalnız birinin adıydı. M.S. VI. asır ortalarında Göktürkler, Türkçe konuşan kavimlerin başına geçince bütün Türkler’e bu ismin verilmesine temayül olmuştur.

Daha önceleri Türk devletleri, hanedan ve hâkim unsur hangi Türk kabilesine dayanıyorsa, o Türk oymağının adını taşımıştır: Hun, Avar, Tabgaç, Kırgız, Karluk, Yağma, Çigil, Oğuz, Türkeş, Uygur, Hazar, Bulgar, Peçenek, Kıpçak, Çuvaş… gibi.

“Türk” kelimesinin ilk kullanılış; M. Ö. 1328’e doğru Çin tarihlerinde Tik şeklindedir. İlkçağ Yunan ve Latin kaynaklarında Türkler’e Yurcae, Turcae denmektedir. Bu suretle, şimdiki bilgilerimize göre, “Türk” adının, bozulmuş bir transkripsiyonla ilk defa bundan 3.300 yıl önce geçtiği söylenebilir.