Etiket: klasik

Hacı Arif Bey Hakkında Kısa Bilgi

Hacı Arif Bey ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi:

Türk sanat müziği bestecisi. İstanbul’da doğup İstanbul’da yaşayan ve yine burada vefat eden Hacı Arif Bey, klasik Osmanlı müziğiyle 20. yüzyıl Türk Sanat Müziği arasındaki geçişi, klasik Türk müziğinin popülerlik kazanmasını temsil eder. Hacı Arif Bey, müthiş kulak hafızası ve sesinin güzelliği sayesinde daha çocukluğunda keşfedilip dönemin müzisyenlerince özel olarak yetiştirilmiş bir sanatçıdır.

Zekai Dede, genç Arif’i keşfettikten sonra, eğitmesi için Eyyubi Mehmed Bey‘e götürdü ve daha sonra kendi hocası olan. Itrî ile birlikte Osmanlı dönemi klasik Türk müziğinin en ünlü ve önemli ismi sayılan Dede Efendi‘yle tanıştırdı. Müzik çalışmaları bir yandan devam ederken. Arif, Bab-ı Seraskeri‘ye memur olarak girdi. Sultan Abdülmecid tarafından Mızıka-yı Humayun‘a (Padişahlık makarnanın özel müzik topluluğu; bugünkü Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasfna denk gelir) alındı. Saray müzisyenleri arasına giren Hacı Arif Bey, aynı zamanda saray halkının müzik öğretmenliğini de yürütüyordu.

Abdülmecit’ten sonra Abdülaziz ve Abdülhamit dönemlerinde de sarayda görev yaptı. Hacı Arif Beyin ünü hem yaptığı besteler ve söylediği şarkılar hem de ilginç hayat hikâyesi nedeniyle oldukça yaygındı. Bugün de Türk bestecileri arasında en çok tanınan, eserleri en çok seslendirilen ve sevilen besteciler arasında kabul edilmektedir.

Özellikle kendisinden önceki klasik bestecilerin pek üzerine düşmediği şarkı formuna kazandırdığı kişilik önemlidir. Günümüzde Türk sanat müziği dendiğinde daha çok şarkıların anlaşılmasında Hacı Arif Beyin sağlığında olduğu gibi öldükten sonra da popülerliğinin devam etmesinin payı büyüktür. Hacı Arif Bey, Mızıka-yı Hümayun‘daki görevi sırasında 1885’te İstanbul’da vefat etti. Mezarı Yahya Efendi Dergahı‘ndadır.

{ Add a Comment }

Klasisizm Akımı – Özellikleri ve Temsilcileri

Bu akım, Yunan ve Latin edebiyatlar geleneğine bağlı olarak 17. Yüzyılda Avrupa’da, özellikle Fransa’da gelişmiştir. Bu yüzyıl Avrupa’sının toplumsal yapısı feodalizm, yönetsel yapısı da mutlak krallıktır. Yanlış da olsa her şey katı kurallara ve sıkı bir yönetim hiyerarşisine bağlıdır. İşte bütün bu koşullar “kuralcı” bir edebiyat anlayışının doğmasına yol açmıştır.

Klasisizmin Temel Özellikleri:

  • Sanatta mutlaka uyulması gereken kurallar var­dır. Yüksek bir ahlak şuuruna dayanmayan sa­nat boş ve zararlıdır.,
  • Sanat yapıtında akıl ve mantık esastır. Sanatçı, aklıyla bir seçim yaparak tabiatı taklit ve tasvir etmelidir.
  • Klasik yazarlar, yaşamda ender görülen gülünç, tuhaf ve kaba sayılan olayları konu edinmezler. Klasik yapıtlarda soylu ve seçkin kişilere yer verilmiştir. Halktan kişiler, akıl ve iradesini tam kullanamayanlar, çocuklar klasik akımın dışında tutulmuştur.
  • Klasik yazarlar; kıyafet, çevre, yerli hayat, tarih, töre ve gelenek gibi kavramları hiçe saydıkları için “millîlik” iddiası olmayan, hatta ona karşı çıkan bir edebiyat kurdular.
  • Klasik akımda; insanlığın genelini ilgilendiren aşk, kıskançlık, cimrilik, şeref, kin… gibi evrensel temalar işlenmiştir.
  • Klasik yazarlar özellikle eski Yunan ve Latin eserlerini taklide çalışmışlar; Sophokles, Euripidies, Aisopos, Homeros… gibi yazmaya çalışmışlardır.
  • Sanatçılar eserlerde kişiliklerini gizlemişler; duygu, zaaf ve sırlarını söylemekten kaçınmışlar, okuyucunun dikkatini sadece kişiler üzerinde toplamışlardır.
  • Üslubun her türlü yapmacıktan uzak, süssüz, açık ve sağlam olması gerektiği savunulmuştur. Eserlerde konudan çok konunun işleniş biçimi önemli sayılmıştır.

Klasisizm’in Edebî Türleri ve Başlıca Sanatçıları:

Klasisizm, en büyük edebî hamleyi tiyatroda (tragedya ve komedyada) göstermiştir. Bu yüzden klasik akım, ilk bakışta bir tiyatro edebiyatı gibi görünmektedir. Ancak bu devrin yazarları fabl, deneme, roman, hitabet, özdeyiş ve mektup türlerinde de ünlü yapıtlar vermişlerdir.

Bu türlerin başlıca temsilcileri şunlardır:

– Tragedya  – Corneille, Racine
– Komedya – Moliere
– Fabl  La Fontaine
– Deneme – Pascal, La Bruyere
– Roman – Madame de La Fayette
– Hitabet – Bossuet
– özdeyiş – La Rochefoucauld
– Mektup – Madame de Sevigne

{ Add a Comment }