Levha Tektoniği: Yerkabuğunun yapısı ile ilgili düşünceler içinde en önemlisi 1910 yılında Alman Meteorolog Alfred Wegener tarafından ortaya atılmıştır. Wegener’e göre, kıtalar birbirinden bağımsız, levha adı verilen parçalardan oluşmaktadır. Bu parçalar farklı yönlerde hareket etmektedir. Ancak; yaşadığı dönemde bu iddiaları kanıtlayacak sağlam dayanaklar bulamayan Wegener henüz elli yaşındayken Grönland buzullarında teorisini kanıtlayacak verileri ararken donarak ölmüştür.

Yer kabuğunun her bir bölümünü oluşturan parçalara levha ya da plaka adı verilmektedir. Bu parçalar astenosferin üzerinde yüzer durumdadır. Dünyanın çekirdeğindeki ısının yüksek olması nedeniyle mantoda oluşan dikey magma akımlarının etkisiyle hareket ederler.

Bilgi Notu 2: Wegener’e göre kıtalar bir bütünden kopmuş parçalardır. Bu durum kıta kenarlarının birbiri ile olan uyumuna bakılarak açıklanabilmektedir.

Bir levha, yalnızca okyanusal ya da kıtasal kabuktan oluşabildiği gibi her iki kabuk türünü de içerebilir. Levhalar, levha sınırı ya da levha kenarı ile sona erer.

Levha sınırları;

✓ Deprem
✓ Volkanizma
✓ Sıcak su kaynaklarının bir arada görüldüğü alanlardır.

Levha Hareketleri Nasıl Gerçekleşir: Yerin derinliklerinde ısınan magma yüzeye doğru yükselir, bu sayede dikey magma akımları ortaya çıkar. Astenosfere ulaşan magma yön değiştirerek yatay hareketler yapar. Bunun sonucunda yer kabuğunu oluşturan levhalar farklı yönlerde hareket eder. Kıtaların hareket etmesini sağlayan bu güce konveksiyon akımları denir.

Levhalar farklı yönlerde hareket ederler. Bu hareketler sonucunda;

✓ Kıta-kıta çarpışması
✓ Kıta-okyanus çarpışması
✓ Okyanus-okyanus çarpışması
✓ Kıta veya Okyanus parçalanması olayları yaşanır.

Levhaların Evrimi: Kıtalar günümüzdeki konumunu almadan önce uzun bir evrim geçirmiştir. Günümüzden 250 milyon yıl önce yerkabuğu çok büyük ve tek bir parçadan oluşmaktaydı. Bu ilk kıtanın adı Pangea‘dır. Zamanla bu kıta dağılmaya başlamış ve iki büyük parçaya ayrılmıştır. Bu parçalardan güneydeki “Gondwana”, kuzeydeki ise “Laurasia”dır.

Bu kıtalar da zamanla parçalanmış, ikisi arasında büyük bir deniz olan “Tetis” ortaya çıkmıştır. Tetis Denizi bugünkü Akdeniz’in de ilk halidir. Giderek kıtalar birbirinden daha da fazla uzaklaşmış, Hindistan ve Arap levhaları Tetis denizini kapatmış ve bu denizin tabanındaki tortullar yükselerek bugünkü Alp-Himalaya kıvrım dağlarını oluşturmuştur. Yine bu dönemde Atlas okyanusu iyice genişlemiştir.

Günümüzde yerkabuğu 12 levhadan oluşmaktadır. Eğer levhaların hareketleri durmaksızın devam ederse gelecekte tekrar bir araya gelecekleri ve büyük tek bir kıta oluşturacakları düşünülmektedir. Dünya’nın oluşumundan bu güne bu olayın, altı kez tekrar ettiği düşünülmektedir.