Etiket: karşı

Harzemşahlar Devleti Hakkında Bilgi

Harzemşahlar (1077 – 1231): Büyük Selçuklulara bağlı bir şekilde Anuş Tekin tarafından kurulmuşlardır.
✓ kuruldukları bölgede öteden beri hüküm sürenlere “Harzemşah” denildiğinden bu isimle anılmışlardır.
✓ Atsız Harzemşah zamanında Büyük Selçukluların zayıflaması, ile daha bağımsız hareket etmeye başlayan Harzemşahlar kendilerini Selçukluların varisi olarak görmüşlerdir.
Alaaddin Muhammed zamanında Moğollara karşı koymuşlardır. Moğolların büyük bir güç olmasından sonra ise iyi geçinme politikası izleyerek ticaret anlaşması imzalamışlardır.
✓ Bu dönemde bir Moğol kervanının Harzemşah Valisi İnalcık tarafından yağmalanması Moğollarla Harzemşahları karşı karşıya getirmiştir. Moğollar Harzemşahların şehirlerini ele geçirip yağmalarken Harzemşahlar kaçarak Anadolu’ya kadar gelmişlerdir.
✓ Bu dönemde Anadolu’da Türkiye Selçukluları yaşamaktadır. Moğol tehlikesine karşı Harzemşahlarla ittifak yapmak isteyen Selçuklular, Celaleddin Harzemşah‘ın Ahlat‘a saldırması üzerine Yassı Çemen Savaşı‘y la Harzemşahları yenerek bu devlete son vermişlerdir.

{ Add a Comment }

Atatürk Dinin Yozlaştırılmasına Karşıdır

Din doğru bir şekilde öğrenilmez ve anlaşılmazsa birçok olumsuzluk ortaya çıkar. Hurafe ve batıl inanışlar artar; taassup, cahillik, kin ve düşmanlık yaygınlaşır. Bu gibi olumsuzlukların yaşanmaması için dinimiz, insanların temel hak ve özgürlüklerine önem vermiştir. Herkesin inanç ve düşünce özgürlüğüne sahip olduğunu belirtmiştir. Buna göre her insan, istediği dine inanıp inanmamakta özgürdür. Bu konuda hiç kimseye baskı yapılamaz. Bütün bu gerçekleri iyi bilen Atatürk, dinin yozlaştırmasına da karşı çıkmıştır.

Tarihî süreç içinde, Müslüman toplumlarda zaman zaman dini istismar edenler, çıkarları için kullananlar olmuştur. Atatürk bu duruma şiddetle karşı çıkmıştır. O, dini kutsal bir kurum olarak görmüştür. Dinin ve dinî duyguların istismar edilmemesi, politik çıkarlar için kullanılmaması gerektiğini savunmuştur. Bu konuyla ilgili bir sözünde şunları söylemiştir: “Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir, işte biz, bu duruma karşıyız ve buna müsaade etmiyoruz.” Aynı konuyla ilgili başka bir sözünde ise şöyle demiştir: “… Din ve mezhep hiçbir zaman politika aracı olarak kullanılamaz.” Dinin yozlaştırılması ve doğru anlaşılmaması insanları taassuba yöneltir. Taassup; bir inanışa, bir düşünceye körü körüne ve bilinçsizce bağlanıp ondan başkasını kabul etmemektir.

Atatürk, Türk milletinin İslam dinini doğru bir şekilde öğrenip anlamasına önem vermiş, bunun için bazı çalışmalar yapmıştır. Örneğin ülkemizde din hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için Diyanet işleri Başkanlığını kurdurmuştur. Kur’an-ı Kerim’in Türkçeye çevrilmesine ve tefsirinin yapılmasına destek vermiştir. Hutbelerin Türkçe okunmasını sağlamıştır. Halkımızın okuyup anlayabilmesi için bazı temel hadis kitaplarının Türkçemize kazandırılmasına öncülük etmiştir.

{ Add a Comment }

Yunan Medeniyeti – Uygarlığı Hakkında Bilgi

M.Ö. 1200’lü yıllarda Yunanistan’a göç eden Dorlar tarafından kurulmuştur. Dorlar Ege Adalarını da ele geçirerek buralara yerleşmişlerdir. Şehir devletleri halinde yaşamışlardır. En önemli şehir devletleri Atina, Sparta, Teba ve Korint‘dir. Şehir devletlerinin başında krallar bulunuyordu. daha Sonraki zamanlarda soylular kralları yıkarak yönetimi ele geçirdiler. Ancak onlarda ilerleyen dönemde halka karşı baskılarını artırarak toplum üzerinde bir memnuniyetsizlik oluşturdular.

– Soyluların yönetiminden hoşnut olmayan orta sınıf özellikle ticari faaliyetlerle güçlenmiştir. Köylülerinde desteğini alarak soylulara karşı girişilen mücadelede başarılı olmuşlardır. Halk meclisleri kurulmuştur. Drakon ve Solon‘un kanunları ile demokrasi alanında önemli adımlar atılırken, Atina’nın başına geçen Klistehes ise yaptığı kanunlarla halk arasında eşitliği sağlamış ve her vatandaşa oy hakkı tanımıştır.

– Ekonomik alanda ticarete önem vermişlerdir. Kolonicilik faaliyetleriyle gelişmişler Akdeniz ve Karadeniz’de koloniler kurmuşlardır.

– Fenike alfabesini geliştirmişler ve kendilerine özgü yeni bir alfabe oluşturmuşlardır. Edebiyata büyük önem vermişlerdir. Yunan mitolojisinin oluşmasında şair ve destanların önemli rolü vardır. Homeros‘un İlyada ve Odisea destanları en bilinen eserlerdir.

– Çok tanrılı inanışı benimsemişlerdir. Tanrılarını insan gibi düşünmüşlerdir. Tanrılarının ölümsüz olduğuna inanmışlardır.

Günümüzde dört yılda bir yapılan Olimpiyat Oyunları’nın mazisinin Yunan Yıllar öncesinden beri gelen Olimpiyat oyunları için çeşitli bonuslarda verilmiştir. O dönemlere gıda ve toprak olarak ödül veriliyorken, bugünlerde ise bonus olarak ödüller verilmeye devam etmektedir.  M.Ö. 776 yıllarında Yunan şehir devletlerinin katıldığı oyunlarda Yunanlılar tanrıların yardımını almak ve onları öfkelendirmemek düşüncesi ile hareket etmişlerdir. Olimpos Dağı çevresinde yapılan spor müzik ve şiir yarışmaları toplumun kaynaşıp ortak bir kültür oluşturmasına katkıda bulunmuştur.

– Yunanistan’da da İyonlarda olduğu gibi düşünce özgürlüğü vardır. Bu durum bilimsel ve sanatsal faaliyetlerin Yunanistan’da da ileri gitmesine zemin hazırlamıştır.

– Yunanlılar felsefej tarih, tıp, matematik ve astronomi gibi alanlarda gelişmişlerdir. Sokrat, Eflatun ve Aristo gibi düşünürler yetişmiştir.

– Tapınak, saray, kütüphane, tiyatro gibi mimari eserleri kendilerine ait “Dor Nizamı” ile yapmışlardır.

{ Add a Comment }

Ergenlik Dönemindeki Yaygın Sorunlar

Ergenlikte Görülen Sorunlar:

1- Hızlı büyümenin etkisi ile sık sık baş ağrısı, bel ağrısı, sindirim bozuklukları gibi bedensel rahatsızlıklar gösterirler.
2- Kalabalıktan kaçarak, yalnız kalabilecekleri köşe bucaklara çekilirler. Yalnız kalmayı arzularlar.
3- Son çocukluk evresinde yorulmadan yaptıkları işlerden çok çabuk yorulurlar.
4- Hareketlerinde beceriksizlik ve organlar arasında eşgüdümsüzlük görülür.
5- Çabuk sıkılırlar, uzun çalışmaya, işlere ve oyuna karşı isteksizdirler.
6- Sık sık başkalarını çekememe, kıskanma davranışları gösterirler.
7- Kendilerine yapılan baskıya karşı koymaya, âdeta “yap” denileni yapmayıp, “yapma” denileni yapmaya başlarlar.
8- Karşı cinse karşı kinci davranır, onları kızdıracak şekilde hareket ederler.
9- Coşkularını denetlemekte yeteneksizleşirler, sık sık öfkelenirler, kavga eder, ağız kavgalarına girerler; korkuları ve üzüntüleri oldukça artar.
10- Kendilerine güvenleri azalır. Daha önce başarıyla yaptıkları işlere girişmekte cesaretsizleşirler.
11- Kendilerini sürekli eleştirirler. Beğenmedikleri yönleriyle daha fazla, ilgilenmeye başlarlar.
12- Sık sık huysuzlaşır, huysuzluklarını denetleyemezler.
13- Hayal kurmaya oldukça yüksek eğilim gösterirler.

Erinin gösterdiği bu davranışlar hoşgörü ile karşılanmadığında ve iyi bir rehberlik yapılmadığında onu yıkıma uğratabilir ve onda yerleşebilir. Ergenlik (ergenlik sonrası) döneminde de bu özellikler gözlenir ancak gelişim ve büyüme hızı yavaşlar. Erinlik sonrası (ergenliğin ortaları ile sonları) ise, 14-15 yaşlarında başlayıp 17- 21 yaşları arasında sona erer. Erinlikle birlikte başlayan ergenlik dönemi boyunca süren bedensel gelişmeyi (büyümeyi) psikolojik gelişim izler. Psikolojik gelişim ergenliğin ortasında ve sonlarında kendini daha fazla belli eder.

 

{ Add a Comment }