Abbasiler döneminde, Müslüman Araplarla Çinliler arasında yapılan Talaş Savaşı, Türk Tarihi, İslam Tarihi ve Dünya Tarihi açısından çok önemli bir gelişmedir. Türkistan’a ve İpek Yolu’na egemen olmak için yapılan bu savaş, doğrudan Türkleri hedef almamasına rağmen;

  • Türklerin yurdunda yapılması
  • Türklerin geleceğiyle ilgili olması

açısından Türklerin de yer aldığı bir savaş olmuştur.

Talas Bölgesi Batı Türkistan’dadır. O sıralarda bu bölgede Karluk, Yağma, Çiğil Türkleri yaşamaktadır. Bu savaştan galip çıkan, Türkistan egemenliğini ele geçirecektir. Bu sıralarda Türk dünyasında çok güçlü bir devlet de bulunmamaktadır. Kutluk (II. Göktürk) Devleti yeni yıkılmış, Uygur Devleti kurulmuştur. Uygurlar ise askeri açıdan fazla güçlü değildiler.

İşte bu otorite boşluğu sırasında, ya Müslüman Araplar, ya da Çin, Türkistan’ı egemenlik altına alacaktı.

Türkler; bu kritik ortamda, yüzlerce yıllık milli düşman olan Çin’e karşı, pek fazla tanımadıkları Müslüman Arapların yanında yer aldılar. Böylece Talas Savaşı’nı Müslüman Arapların kazanmasında da rol oynadılar.

Talas Savaşı’nda Müslümanların yanında yer alan Türkler;

  • Türkistan’ı, Çin istilasından korumuş,
  • Müslümanlarla ilk defa yakın ilişki kurarak, İslamiyet’i yakından tanımıştır.

Böylece Türklerin Müslüman olma süreci ve Türk tarihinde yeni bir dönem başlamış oldu.

Talas Savaşı’nın Sonuçları

Talaş Savaşı, Çin kültürünün (kağıt, matbaa, pusula gibi) Müslümanlarca öğrenilmesini de sağlamıştır. İslam uygarlığında geliştirilen bu teknik buluşlar, Haçlı Seferleri sonucunda Avrupalılar tarafından da öğrenilerek’Rönesans’a katkıda bulunmuştur.

Talaş Savaşı sırasında İslamiyet’i yakından tanıyan Türkler, kitleler halinde Müslüman olmaya başlamışlardır. Türkler, İslam dininin kendi özelliklerine uygun olduğunu, İslam fetih anlayışının, dünyaya hükmetme düşüncesiyle örtüştüğünü görmüşlerdir.

Karluklar, ilk defa toplu olarak Müslüman olan Türk boyu olmuş ve ilk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar’ın kuruluşunda yer almışlardır.