Etiket: islam tarihinde

Hz. Muhammed’in Peygamber Oluşu ve İslamiyet’in Doğuşu

İslam dininin kurucusu olan Hz. Muhammet 571 yılında Mekke’de doğmuştur. Hz. Muhammet, küçüklüğünden beri güzel ahlakı, doğruluğu ve dürüstlüğü ile çevresinde sevilen ve sayılan biri olmuştur. Bu nedenle kendisine “Muhammed’ül Emin” denmiştir.

Hz. Muhammet, kırk yaşlarında iken, peygamber olarak görevlendirildiğini ilan etmiş ve İslam dinini yaymaya başlamıştır. Kendisine ilk inananlar, eşi Hz. Hatice, evlatlığı Zeyd, amcasının oğlu Ali, yakın arkadaşı Ebu Bekir’dir. Hz. Muhammet’in putları reddeden, eşitliği ve kardeşliği esas alan İslam dinini yaymaya başlaması, Mekkelilerin sert tepkisine neden oldu. Bu tepkide, atalarının dininden vazgeçmek istememelerinin yanında, putlar üzerinden sağladıkları gelirden ve her türlü hizmetlerini gördürdükleri kölelerinden yoksun kalacak olmalarının da payı büyüktür.

Bütün engellemelere rağmen, İslamiyet yayılmaya devam edince, Mekkeliler baskılarını arttırmışlardır. Bunun üzerine Hz. Muhammet, bir kısım Müslüman’ın Habeşistan’a gitmesine izin vermiştir. (Habeşliler Hıristiyan olduklarından, aynı Tanrı inancına sahip Müslümanlara destek oldular) Böylece, İslam tarihinde ilk göç Habeşistan’a yapılmıştır.

Bütün baskılara rağmen Hz. Muhammet İslam dinini anlatmaya, yaymaya devam etmiş Kabe’yi ziyarete gelen kabilelere de bu dini benimsetmeye çalışmıştır. Mekkelilerin şiddeti arttırdıkları bir sırada, Medineli bir grup, Hz. Muhammet ile Akabe denilen yerde görüşmeler yapmıştır. İslam tarihinde “Akabe Biatları” (Biat, bağlılık bildirme anlamına gelir) diye geçen bu görüşmelerde Medineliler

– Hz. Muhammet ve Müslümanları Medine’ye davet etmiştir.

– Medine’ye geldiği takdirde, İslamiyet’i kabul edeceklerine, Hz. Muhammet’in emirlerine uyacaklarına, evlerini ve bütün mal varlıklarını Mekke’den gelen Müslümanlar ile paylaşacaklarına söz vermiştir.

– Akabe Biatları, Hicret’in temelini oluşturması bakımından İslam tarihinde önemli bir yere sahiptir.

– Bunun üzerine Hz. Muhammet Medine’ye gitme kararı almıştır. Böylece hicret gerçekleşmiştir.

{ Add a Comment }

Türk – İslam Bilginleri ve Eserleri

VII ve XIII. Yüzyıllar Arası Yaşamış Türk-İslam Bilginleri ve Uğraş Alanları: İslam uygarlığı, Arapların, Türklerin ve İslamiyet’i kabul eden diğer ulusların ortak eseridir. Müslümanlar özellikle fetihlerin artması ile birçok farklı millet ve bu milletlerin bilimsel çalışmaları ile tanışmıştır. İslam uygarlığında bilimsel dallar Fen ve Sosyal Bilimler (Akli Bilimler) ile Dini Bilimler (Kalbi Bilimler şeklinde ayrılmıştır. İslam’alimleri bu iki dalın bir birini tamamladığını, birbirinden destek almazlarsa eksik kalacaklarını ifade etmişlerdir. İslam alimlerinin birçoğu bu yüzden kendi ana dalının yanında mutlaka birkaç dalda daha ilerleyerek bu bilginin doğruluğunu göstermişlerdir.

FEN VE SOSYAL (AKLİ) BİLİMLER

Müslümanlar yapılan fetihler sonucunda ulaştıkları coğrafyalarda tıp, matematik, astronomi, felsefe gibi bilim dalları ile ilgili yapılan çalışmaları tanıdılar. Özellikle Abbasiler zamanında yapılan tercümeler sayesinde, Müslüman alimler bu çalışmaları daha da ileri taşıyarak yaklaşık beşyüz yıl dünya kültür ve medeniyetine katkıda bulunmuşlardır.

a) Fen Bilimleri

İslam tarihinde bu alanda en önemli isim İbn-i Sina’dır, İbn-i Sina’nın El Kanun Fi’t Tıp adlı eseri beşyüz yıl süreyle Avrupa’da temel kitap olarak okutulmuştur. Bir diğer önemli isimde Razi’dir. Razi’nin çiçek ve kızamık hastalıklarını konu alan eserleri de Avrupa’da okutulmuştur.

Astronomi: Bu alanda Ferazi Üsturlap adı verilen aleti geliştirerek yıldızların hareketlerini gözlemlemiştir. Ay ve Güneş tutulmaları ile gece ve gündüz sürelerinin uzayıp kısalmasını gösteren düzenekler hazırlamıştır. Bu alandaki bir diğer önemli isim el-Harezmi’ dir. Onunda hazırladığı astronomi cetvelleri vardır.

Matematik: Bu alanda el Harezmi’nin yazmış olduğu Hisabe-i Cebir adlı kitap Avrupa’da ders kitabı olarak okutulmuştur. Müslüman bilim adamları bu dönemde matematik ve geometri alanlarında birçok kural oluşturmuşlardır. İbn-i Çemşid Ondalık sayıları bulmuş, Muhammed İbn-i Musa ise Meridyen dairesini ölçmüştür.

Fizik: Bu alanda en önemli bilim adamı İbnü’l Heysem’dir. Yaptığı optik çalışmaları, ışığın kırılması ve büyüteçler üzerindeki incelemeleri hem Doğu hem de Batı bilim dünyasında etkili olmuştur.

Kimya: Bu alanda bilinen en önemli bilim adamı Cabir’dir. İlk hassas teraziyi bulmuş, yapay altın yapmaya çalışmıştır. Kumaş ve deri boyama yöntemleri geliştirmiştir.

b) Sosyal Bilimler

Tarih: Müslüman bilim adamları tarih alanında önemli çalışmalar yapmışlardır. Sadece İslam tarihini değil dünya tarihini de araştırmışlardır. Bu alanda bilinen bilim adamları arasında Taberi, Mesudi ve İbn’ül Esir vardır.

Felsefe: İslam tarihinde felsefe bilimi ile ilgili çalışmalar Eski Yunan eserlerinin tercüme edilmesi ile başlamıştır. Eski Yunan medeniyetinin eserleri temel alınarak yeni görüşler ortaya konulmuştur. Farabi, İbn-i Sina, İbn-i Rüşd, Kindi en ünlü İslam Felsefecileridir.

Coğrafya: İslam dünyasında sınırların genişlemesi ile ele geçirilen yeni coğrafyaları gezen bilim insanları ve seyyahlar izlenimlerini kitap- laştırmışlardır. Mesudi, İbn-i Batuda, İbn-i Fadlan, İdrisi bu seyyahların en meşhurlarıdır. Bunlardan İbn-i Fadlan X. yüzyılda yaşamış bir Arap din bilgini ve seyyahdır. Seyahatnamesinde, Volga Bulgarları’nın ülkesi ve halkına ilişkin gözlemlerinin yanı sıra, yolculuğu sırasında gördüğü yerler ve halkları ile ilgili önemli bilgiler de aktarmıştır. Bunlar arasında Oğuzlar, Başkırtlar, Peçenekler ve Tatarlar da vardır.

c) Dini (Kalbi) Bilimler

Kaynağı Kur’an -ı Kerim ye Efendimizin hadisleri olan ve İslam dininin doğru anlaşılması için yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkan bilimlerdir.

Tefsir: Kur’an ayetlerinin açıklanmasına dair bilim dalıdır. Tefsir ilmi ile uğraşan kişiye müfessir denir. Tefsir dersleri eskiden medreselerde günümüzde İse İlahiyat Fakültelerinde okutulmaktadır. İslam tarihindeki en bilinen ve eserleri günümüzde de okutulan müfessirler şunlardır: Muhammed bin Cerir et Taberi, J. Zevmahşeri, İsfahani

Hadis: Bir rivayet zinciri ile Hz. Muhammed’e dayandırılan. Hz- Muhammed’in değişik ve sorunlar karşısında veya Kur’an ayetlerini açıklamak için söylediğine inanılan söz ve uyguladığı fiillerdir. Hadis ilmiyle uğraşan kişiye muhaddis denilmiştir. En ünlü muhaddisler; Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbn -i Mace ve Nesai’dir.

Fıkıh: İslam hukukudur. İsmam’da peygamber döneminde Kur’an ve bunun uygulaması ile ortaya çıkan hükümlerin sonraki dönemlerde, günün şartlarına göre ulema tarafından verilen fetvaların da katkılarıyla genişletilmesi ve Müslümanların hayatını düzenlemek amacıyla açıklanması çabalarıdır. Fıkıh ile ilgilenen kişiye fakih denir. İslâm tarihindeki en bilinen fakihler aynı zamanda mezheplerin de kurucusu olan Ebu Hanife, İmam Şafi, İmam Malik ve İmam Ahmed B. Hanbel’dir.

Kelam: İslam dininin inanç kurallarını irdeleyen Allah’ın birliğini, sıfatlarını, peygamberlik ve ahiret gibi konuları akıl ve mantık yoluyla ispat eden bilimdir. İslam tarihinin en ünlü kelamcıları İmam Maturidi ve İmam Eş’ari’dir.

Tasavvuf: İslam inancında Allah’ı tanıma ve ona yakınlaşmanın yollarından birisi de kalp ile bir nevi manevi basamaklara yükselmektir. Bu şekilde oluşan bilim dalına tasavvuf denir. İslam tarihindeki en önemli mutasavvıflar arasında Muhyiddin İbn-i Arabi ve İmam Gazali bulunmaktadır.

{ Add a Comment }