Bu soruya birçok arkadaşımızın bir işe yaramaz yanıtını verdiğini duyar gibi oluyorum. Acaba felsefe gerçekten de bir işe yaramaz mı? Örneğin, “varlığa ilişkin sorular sorarak bilimlerin ilerlemesine, bilimlerin kullandıkları yöntemlerin ve varlık hakkında vardıkları sonuçların irdelenmesine, dinlerin dogmalarının akılla temellendirilmesine yardımcı olmuştur” desem ne dersiniz? Tabi ki evet demeniz gerekir. Aslında lafı uzatmak mümkün, amiyane bir yaklaşımla söylersek felsefenin elinin değmediği bir alan yoktur. Yani felsefe her şeyle ve her şey de felsefe ile ilgilidir.

Felsefenin bu kadar babacan ve kolunun kanadının bu kadar uzun olmasının altında yatan temel dinamoya gelince; bu noktada Sokrates’in “Araştırılmayan, irdelenmeyen ve üzerinde düşünülmeyen hayat, yaşanmaya değmez.” sözü karşımıza çıkmaktadır. Kısacası felsefe, insanı sadece bir biyolojik varlık olarak görmenin ötesinde insana anlam ve değer katar; ona araştırmanın, yorumlamanın, değerlendirmenin, soru sormanın, erdemli ve mutlu yaşamanın kısaca bilmenin ve bilgeliğe ulaşmanın ne olduğunu gösterir.