Yüce Allah’ın (c.c) başlangıçtan sonsuza kadar, olmuş ve olacak bütün olayların ne zaman, nerede ve nasıl olacağını önceden bilip takdir ve tayin etmesine kader denir. İslam dinine göre insan, düşünce söz ve davranışlarında tamamen özgürdür. Allah insana kendi iradesiyle hareket edebilme imkânı tanımıştır. Buna karşılık insanı yaptıklarından sorumlu tutmuştur. Bu nedenle insan yaptıklarının sorumluluğunu başkalarına yükleyemez. Hırsızlık yapan bir kimse “Ben kader mahkûmuyum.” diyemez. Çünkü hırsızlık yapmanın yasak ve kötü bir iş olduğu hem dinimizce hem de kanunlarımızda açıkça belirtilmiştir.

Bazı toplumlarda insanlar kendi davranışlarının birçoğunun sonuçlarını kadere bağlamışlardır. Toplumumuzda da sıkça karşılaştığımız “Alın yazısı”, “kader mahkûmu”, “kader kurbanı” gibi sözler bu anlayışın bir sonucudur. İnsan ne zaman, nerede, hangi anne ve babadan doğacağını, ne kadar yaşayacağını bilemez bunlar Allah’ın ortaya koyduğu biyolojik ve fiziksel yasaların bir sonucudur. İnsanlar bu durumlardan sorumlu tutulamaz. Ancak kendi akıl ve iradesiyle yaptığı davranışlardan sorumludur. Örneğin soğuk ve karlı havalarda yeterince sıkı giyinmeyen bunun sonunda da hasta olan kimse hastalığından sorumludur.