Etiket: insan toplulukları

Tarih Biliminin Özellikleri Nelerdir

Tarih, yalnızca geçmişteki olayları inceler. Tarihi olayların üzerinden belirli bir süre geçmesi gerekir. Çünkü hem sonuçları tam olarak görülmediğinden, olayın etkisinin ve tarihi değerinin anlaşılmayacağından, hem de olayların kahramanları yaşamakta olduğundan, doğru değerlendirebilmek ve tarafsız olmak oldukça zordur. Bu durum ise tarih biliminin özelliğine ters düşer, çünkü tarih, geçmişten günümüze yarar sağlamak için oluşmuş bir bilimdir.

  • Tarihin inceleme alanı insan topluluklarıdır. İnsanları ilgilendiren her türlü olay tarih bilimi tarafından incelenir. Burada söz konusu olan bireysel olarak insan değil, topluluk olarak İnsandır. Doğa olaylarını tarih bilimi incelemez, diğer bilimlerden yararlanır ve insan toplulukları üzerindeki etkilerini değerlendirir.
  • Tarihteki olayların tekrarlanması, yeniden yaşanması mümkün değildir. Bu özelliği ile tarih, incelemelerinde deney ve gözlemden yararlanamaz.
  • Tarih bilimi, yer ve zaman kavramına özen gösterir, olayların gerçekleşme yerini ve zamanını belirtir.
  • Tarihçiler; olaylar arasında neden – sonuç ilişkisi kurarlar. Tarihteki olaylara bakıldığı zaman bir olayın sonucunun, bir başka olaya neden olduğu görülür. Bu ilişkileri tarih bilimi ortaya koyar. Zaten, tarih biliminin en önemli yararlarından biri budur.
  • Tarih, belgelere dayanır. Bir olayın doğruluğunun tam olarak anlaşılabilmesi için belgelere ihtiyaç vardır. Belgelere dayanmayan bilgilerin güvenilirliği ve geçerliliği her zaman tartışılır.
  • Tarihçi, tarafsız olmalıdır. Doğru olabilmenin yolu tarafsızlıktan geçer. Olaylar tarafsız bir gözle ve anlayışla değerlendirilmezse, o tarihi bilginin güvenilirliği kalmaz.
  • Tarih, günümüze doğru bilgiler aktaran, bunlardan ders alınmasını sağlayan ve geleceğe, ışık tutan çok önemli bir bilimdir. Bu sayede toplumlar ayakta kalabilmekte, devletler varlıklarını sürdürebilmektedir.

{ Add a Comment }

Tarihin Devirlere – Çağlara Ayrılması

Tarih bilimciler, insan topluluklarının çok uzun bir zaman diliminde yaşadığı olayların incelenmesini ve öğretilmesini basitleştirmek için tarihi, yazının bulunmasını esas tutarak iki kısma ayırmışlar; yazının bulunmasından önceki devirlere “tarih öncesi” yazıyla başlayan döneme ise “tarih çağları” adı verilmiştir.

Tarih Öncesi Devirler

Yazının bulunmasından önceki bu devirlerle ilgili bilgiler arkeolojik kalıntıların incelenmesi sonucunda öğrenilmiştir. Bu dönem, insanların kullandıkları eşyalara, araç-gereçlere göre taş ve maden devirlerine ayrılmıştır.

Taş Devirleri : İnsanların ilk dönemlerinden, eşya yapımında madenleri kullanmaya başladıkları zamana kadar sürmüştür.

Paleolitik (Eski Taş) Devir:
İnsanlık tarihinin en uzun dönemidir. Kaba ve Yontma Taş Devri de denilen bu dönemde insanların kullandıkları eşyalar çakmak taşından, hayvan kemiklerinden ve ağaçlardan yapılmıştır. Bu dönemde yaşayan insanlar elverişsiz iklim koşulları nedeniyle mağaralar ve ağaç kovukları gibi doğal barınaklarda göçebe bir yaşam sürmüş, geçimlerini avcılık ve toplayıcılık yaparak sağlamışlardır. Bu dönemde mağara duvarlarına çizilen resimler ve hayvan kemiklerinden yapılan süs eşyaları basit anlamda sanat faaliyetleriyle uğraşıldığını gösterir (Paleolitik dönemin sonlarında ateşin kullanılmaya başlanması insanların hayatını kolaylaştırmıştır.)

Mezolitik (Orta Taş) Devir: Paleolitik dönemden Neolitik döneme geçişin şartlarının hazırlandığı dönemdir. Bu dönemde dünyayı kaplayan buzullar erimeye başlamış ve iklim koşulları insanlar için daha elverişli hale gelmiştir.

Neolitik (Yeni Taş) Devir: Cilalı Taş Devri de denilen bu dönemde insanlar mağaralardan çıkıp toprağı tarıma açmış ve üretim faaliyetlerine başlamışlardır. Neolitik devirde kısmen de olsa göçebelikten kurtulup yerleşik hayata geçen insanlar ilk köyleri kurmuş, koyun, keçi, köpek gibi hayvanları evcilleştirmiş, buğday, arpa, darı, bakla gibi ürünleri yetiştirmişlerdir. Üretim faaliyetleriyle birlikte ticaret ve dokumacılık da yapılmıştır. Bu dönemde pişirilmiş topraktan yapılan çanak ve çömlekler (seramik) ürünlerin saklanmasında da kullanılmıştır.

Kalkolitik (Taş – Bakır) Devir: Eşya yapımında taşın ve toprağın yanı sıra madenlerin de kullanılmaya başlandığı bu devir, taş devirlerinden maden devirlerine geçiş dönemi sayılır. Kalkolitik dönemde insan toplumu daha sosyal bir nitelik kazanmış ve yerleşim yerleri büyümeye başlamıştır.

Maden Devirleri: Altın, gümüş ve bakır gibi madenlerin bulunup eşya yapımında kullanılmasından yazının icat edilmesine kadar geçen dönemdir.

a) Tunç (Bronz) Devri: Maden işleme tekniğini geliştiren insanlar bakırla kalayı karıştırıp daha dayanıklı bir madde olan tuncu elde etmişlerdir. Bu dönemlerde daha dayanıklı eşyalar yapılmış, tekerlek bulunmuş ve insan toplulukları devletleşmeye başlamıştır.

b) Demir Devri: Eşya yapımında demirin kullanıldığı dönemdir. Demirin yüksek ısıda işlenmesi basit anlamda sanayinin gelişmesini sağlamıştır. Bu devirde insan toplulukları arasındaki ilişkiler, ticaret, ulaşım, üretim ve savaş teknolojisi gelişmiştir.

Tarih Çağları Tarihi Devriler

Sümerlerin çivi yazısını bulmasından günümüze kadar geçen dönemdir. Tarihin çağlara ayrılmasında, insan topluluklarını etkileyen önemli olaylar esas alınmıştır. Aslında bir çağı diğerinden kesin hatlarla ayırmak olanaksızdır. Ancak çok geniş bir zaman dilimini kapsayan olayların incelenmesini ve öğretimini kolaylaştırmak ancak bu şekilde mümkün olmaktadır.

• Çağ ayrımında, tarihçiler farklı olayları esas almışlardır. Bu durum her toplumun ulusal tarih anlayışıyla ve tarihi kendi bakış açısına göre değerlendirmesiyle açıklanabilir.
• Yazının kullanılması nedeniyle tarih çağlarına ait bilgilerimiz daha kesin ve daha nettir.
• İlk Çağ’dan günümüze kadar tarih çağlarının sürelerinin giderek kısaldığı görülür. Bu durum toplumlararası etkileşimin giderek arttığının ayrıca bilim ve teknik alandaki gelişmelerin insan topluluklarını daha fazla etkilendiğinin göstergesidir.

{ 2 Comments }