Etiket: hz. muhammed (s.a.v)

Hz. Muhammed’in İslam’ı Yayma Çabaları

Hz. Muhammed (s.a.v) 610 yılında peygamber olarak görevlendirildikten sonra, yakın çevresinden başlayarak bütün Mekke halkını İslam dinine inanmaya çağırmıştır. Daha sonra Mekke’nin çevresindeki kabilelere ve yerleşim bölgelerine giderek İslam’ı anlatmıştır. Hz. Muhammed (s.a.v) ve Müslümanlar, Medine’ye hicret ettikten sonra İslamiyet bütün Arabistan’da hızla yayılmıştır. Peygamberimiz (s.a.v), Hicret’in altıncı yılından sonra çevre ülkelerin hükümdarlarına da mektuplar yazarak onları ve halklarını İslam’a davet etmiştir.

Sonuç olarak Hz. Muhammed, İslam’ı yaymak için büyük çaba harcadı. O yaklaşık 23 yıl süren peygamberlik hayatı boyunca insanlara İslam’ı anlattı. Onları Müslüman olmaya çağırdı. Bu çağrısında da başarılı oldu. Hz. Muhammed 632 yılında vefat etmeden önce İslamiyet Arabistan Yarımadası’nda yayıldı.

{ Add a Comment }

Hz. Muhammed’e İlk Vahyin Gelişi – Kısaca

Hz Muhammed İlk Vahiy Ne Zaman Nerede Almıştır:

Hz. Muhammed (s.a.v), otuz beş yaşından itibaren her yıl ramazan ayında Mekke yakınlarında bulunan Nur Dağı’ndaki Hira Mağarası’na giderdi. Burada evreni, canlı cansız tüm varlıkları yaratan Allah’ın kudretini ve yüceliğini düşünürdü. İnsanlığı, içinde bulunduğu kötü durumdan ve sıkıntılardan kurtarması için Yüce Allah’a dua ederdi.

610 yılının ramazan ayında bir gün yine Hira Mağarası’ndayken Cebrail adlı melek, Peygamberimize geldi. Karşısında Cebrail’i gören Hz. Muhammed (s.a.v) korktu ve heyecanlandı. Cebrail ona, “Oku!” dedi. Peygamberimiz okuma bilmediğini söyledi. Bu konuşma aralarında üç kez tekrarlandı. Üçüncüde Peygamberimiz. “Ne okuyayım?” deyince Cebrail ona Alak suresinin ilk beş ayetini okudu.

İlk vahyinden sonra Peygamberimize bir süre vahiy gelmedi. Hz. Muhammed bir gün yine Hira Mağarası’ndan dönerken Cebrail’i gördü. Telaşla evine döndü, yatağına uzandı ve eşi Hz. Hatice’ye kendisini örtmesini söyledi. Bu sırada, “Ey bürünüp sarınan (Resulüm!) Kalk ve insanları uyar. Sadece Rabb’ini büyük tanı. Elbiseni tertemiz tut. Kötü şeyleri terk et.” ayetleri indirildi. Bu ayetlerle Yüce Allah Hz. Muhammed’den insanları İslam dinine davet etmesini istiyordu.

Peygamberimiz Allah’ın emrine uyarak yakınlarından başlamak üzere insanları İslam’a çağırdı. Ona ilk inananlar, en yakınında bulunan kişiler oldu. Hz. Muhammed (s.a.v), insanları İslam’a çağrısını bir süre gizli bir şekilde yaptı. Daha sonra “Sana emrolunanı açıkça söyle…” ayeti gelince insanları İslam dinine açıkça davet etmeye başladı.

{ Add a Comment }

Hz. Muhammed’in Doğumu, Çocukluğu ve Gençliği

Peygamberimizin Doğumu, Çocukluk ve Gençlik Yılları:

Hz. Muhammed (s.a.v), 20 Nisan 571 tarihinde Mekke’de dünyaya gelmişti. Babası Abdullah ve annesi Âmine, Mekke’nin önde gelen kabilelerinden biri olan Kureyş kabilesine mensuptu. Hz. Muhammed (s.a.v), babasının vefatından yaklaşık olarak iki ay sonra doğdu. Dedesi Abdülmuttalip, torununun doğumuna çok sevindi. Ona, Muhammed adını koydu. Muhammed; çok övülmüş, övgüye değer, güzel huylan pek çok olan, manalarına gelir.

Mekkeliler, çocuklarını, doğduktan bir süre sonra havası serin yerlerde yaşayan sütannelere verirlerdi. Peygamberimizin annesi Âmine de bu geleneğe uyarak oğlunu Halime adlı bir sütanneye verdi. Hz. Muhammed, Halime’nin yanında dört yıl kaldı. Halime, Peygamberimizi dört yaşında iken getirip annesi Âmine’ye teslim etti. Bundan iki yıl sonra Âmine vefat etti. Böylece öksüz kalan Hz. Muhammed’in bakımını dedesi Abdülmuttalip üstlendi. Hz. Muhammed sekiz yaşına geldiğinde, Abdülmuttalip vefat etti. Bundan sonra Peygamberimiz, amcası Ebu Talip’in yanında kalmaya başladı.

Mekkelilerin çoğu gibi Ebu Talip de ticaretle uğraşırdı. Bu nedenle zaman zaman Mekke dışında ticaret yolculuğuna çıkardı. Peygamberimiz, Ebu Talip ve diğer amcası Zübeyr’le ticaret yolculuklarına katılmıştı. Bu yolculuklarda hem ticaret hayatının inceliklerini öğrenmiş hem de Mekke dışındaki bölgeleri tanımıştı. Hz. Muhammed ticaret hayatında da dürüstlüğü, güvenilirliği ve başarısıyla Mekkelilerin saygı ve sevgisini kazanmıştı. Onun bu özelliklerinden haberdar olan, Mekke’nin zengin kadınlarından Hz. Hatice, Peygamberimize birlikte ticaret yapmayı teklif etti. Hz. Muhammed, bir süre onun ticaret kervanlarını başarıyla yönetti. Bu süreçte Hz. Muhammed’in üstün ahlaki özelliklerini yakından tanıyıp takdir eden Hz. Hatice, ona aracılar göndererek evlenmek teklif etti. Amcası Ebu Talip’in ve diğer aile büyüklerinin onaylarını alan Peygamberimiz, Hz. Hatice ile evlendi. Evlendiklerinde Hz. Muhammed yirmi beş, Hz. Hatice ise kırk yaşındaydı.

Hz. Muhammed, içinde yaşadığı toplumda herkes tarafından dürüst, güvenilir, güzel ahlaklı bir insan olarak tanınıyordu. Bu gibi özellikleri nedeniyle Mekkeliler ona Muhammedü’l – Emin (Güvenilir Muhammed) diyorlardı. Peygamberimizin, gençilği döneminde yaşadığı bazı önemli olaylar vardır. Bunlardan biri, Hilfu’l – Fudûl (Erdemliler İttifakı) adlı topluluğa katılmasıdır. Hilfu’l – Fudûl, Mekke’de yaşanan adaletsizlikleri ve haksızlıkları önlemek amacıyla oluşturulmuş bir gruptu. Hz. Muhammed (s.a.v), bu gruba üye oldu ve çalışmalarında etkin bir şekilde yer aldı.

{ Add a Comment }