Hz. Muhammed’in vefatından sonra İslam tarihinde Dört Halife dönemi başlamıştır. Halifeler Hz. Muhammed’in peygamberlik görevi dışındaki yetkilerine sahip olmuşlardır. Bu dönem, halifeler seçimle işbaşına geldiğinden “Cumhuriyet Dönemi” olarak nitelendirilmiştir.

I- EBUBEKİR DÖNEMİ (632 – 634) 

İç Sorunların Çözülmesi: Halifeliğinin ilk dönemlerinde yalancı peygamberleri ortadan kaldırmış, dinden dönen ve zekat vermeyen toplulukları da itaat altına alarak bozulan otoriteyi yeniden sağlamıştır. Hz. Ebubekir’in bu çalışmalarıyla dini ve siyasi yönden etkinlik kazanılmıştır.

Fetih Hareketleri: Hz. Ebubekir döneminde Arabistan dışında ilk fetihler başlamış, Üsame bin Zeyd komutasında bir ordu Suriye’ye. Halid Bin Velid komutasındaki bir ordu da Irak’a gönderilmiştir. Bu dönemde Bizans’la yapılan Yermük Savaşı kazanılmış (634) böylece Suriye’nin fethine zemin hazırlanmıştır. Hz. Ebubekir döneminde Yemen, Umman, Bahreyn ve Hadramut’un fethedilmesiyle Arap Yarımadası tamamen İslam devletinin sınırlarına katılmıştır         .

Kur’an-ı Kerim’in Kitap Haline Getirilmesi: Hz. Muhammed döneminde Kur’an ayetleri tahta, kemik, deri gibi nesnelere yazılmış ve hafızlar tarafından ezberlenmiştir. Ancak yalancı peygamberlerle yapılan mücadelelerde birçok hafız şehit edilmiştir. Bu gelişme üzerine Zeyd Bin Sabit başkanlığındaki bir komisyona Kur’an-ı Kerim’in kitap haline getirilmesi görevi verilmiş ve yapılan titiz çalışma sonucu Kur’an ayetleri kitap haline getirilmiştir. Bu çalışma Kur’an-ı Kerim’in özgün halinin korunmasına katkı sağlamıştır.

II- HZ. ÖMER DEVRİ (634 – 644): 

Hz. Ömer döneminde geniş bir alanda başarılı fetihler yapılmış, devletin sınırları genişlemiş ve bunun sonucunda çeşitli alanlarda teşkilatlanma çalışmaları görülmüştür.

Fetih Hareketleri: Bizans’la yapılan savaşlar sonucunda Suriye (Ecnadin Savaşı 636), Filistin, Kudüs, Mısır ve Trablusgarp hakimiyet altına alınmıştır. Sasanilerle yapılan Köprü (634), Kadisiye (636), Ceiula (637) ve Nihavent (642) savaşlarından sonra İran ve Irak fethedilmiştir. Nihavent Savaşı ile İslam devletinin sınırları Horasan’a ulaşmış, böylece Türklerle Müslüman Araplar komşu olmuşlardır. Hz. Ömer devrinde ayrıca, El-Cezire (Yukarı Mezopotamya), Urfa, Diyarbakır ve Azerbaycanda İslam topraklarına katılmıştır. Hz. Ömer dönemindeki bu fetihlerle,

  • Devletin sınırları genişlemiştir.
  • Farklı kültürlerle karşılaşılmıştır.
  • Devletin örgütlenmesine hız verilmiştir.

İslam Devleti’nin Örgütlenmesi:

  • İdaresini kolaylaştırmak için fethedilen yerler yönetim birimlerine ayrılmış, böylece büyük iller kurulmuştur.
  • Devletin sorunlarını görüşmek üzere bir divan teşkilatı oluşturulmuştur.
  • İllere valilerin yanısıra kadılar da gönderilmiş, böylece yönetim ve yargı birbirinden ayrılmıştır.
  • Düzenli bir ordu oluşturulmaya çalışılmış ve askerler defterlere kaydedilmiştir.
  • Sınırların güvenliğini sağlamak ve fetihleri kolaylaştırmak için ordugah şehirleri (cünd) kurulmuştur.
  • Beytülmal adı verilen devlet hâzinesi oluşturulmuş ve ikta sistemi uygulanmıştır.
  • Ticari hayatta kolaylık sağlamak üzere Bizans parası taklit edilerek para bastırılmıştır.
  • Hicri Takvim hazırlanmıştır.

III- OSMAN DÖNEMİ (644 – 656)

Fetih Hareketleri: Maveraünnehir, Anadolu, Kafkaslar ve Kuzey Afrika’da fetihler yapılmış, Tunus’a kadar olan bölge hakimiyet altına alınmıştır. Hz. Osman döneminde İslam tarihinde ilk kez fetihlerde donanma da kullanılmıştır. Akdenizde Bizansla yapılan mücadeleler sonucunda Kıbrıs vergiye bağlanmıştır. 655 yılında Finike açıklarında yapılan Zatü’s Savari Savaşı’nda Bizans donanması yenilgiye uğratılmıştır.

Kur’an-ı Kerim’in Çoğaltılması: Sınırların genişlemesi ile Müslümanların sayısı ve insanların inançlarını asıl kaynağından öğrenme gereksinimi artmıştır. Bu arada Kur’an metinlerinin farklı şekillerde okunmaya başlanması üzerine bir komisyon oluşturularak Kur’an-ı Kerim düzenlenmiş, ardından da çoğaltılarak önemli İslam merkezlerine gönderilmiştir. Bu çalışmalarla Kur’an-ı Kerim’in aslının korunması ve Müslümanların inançlarını asıl kaynağından öğrenmesi daha kolay sağlanmıştır.

İç Karışıklıkların Çıkması: Ümeyye (Emevi) ailesinden olan kişilerin yönetimdeki etkinliklerinin artması, bazı valilerin kötü uygulamaları ve kışkırtıcı çalışmalar toplumsal alanda huzursuzluklara ve karışıklıklara neden olmuş ve Hz. Osman Kur’an okurken şehit edilmiştir. Bu sorunlar İslam Devleti’nin dışa karşı askeri ve siyasi etkinliğini sarsmış, fetih hareketlerini duraksatmıştır.

IV- ALİ DÖNEMİ (656 – 661)

Devlet otoritesinin zayıfladığı bir dönemde halife seçilmiş ve iç mücadelelerle uğraşmak zorunda kalmıştır. Hz. Osman döneminde başlayan karışıklıklar bu dönemde iç mücadelelere dönüşmüştür.

Cemel Vak’ası (Deve Olayı): Hz. Ali ile Hz. Osman’ın katillerinin bulunmasını isteyen Hz.Ayşe, Hz.Talha ve Hz.Zübeyr taraftarları arasındaki mücadeledir. Taraflar arasındaki mücadele Hz.Ayşe’nin devesinin etrafında geçtiğinden bu olay Cemel Vak’ası olarak tarihe geçmiştir. Hz. Ali bu olayda başarılı olmuş, ancak devlet merkezini Medine’den Kufe’ye taşımak zorunda kalmıştır. (656)

Sıffin Savaşı (657): Hz. Ali ile onun halifeliğini tanımayan Şam valisi Muaviye arasındaki iç savaştır. Mücadelenin kesin sonucunu almak için taraflar kendi hakemlerini seçip görüşmeler yoluyla çözüm aramışlardır. Ancak Hakem olayı adı verilen bu görüşmeler sonuçsuz kalmış ve İslam tarihinde ilk ayrılıklar (siyasi bölünmeler) başlamıştır. İki tarafı da kabullenmeyen Haricilerin Hz. Ali’yi şehit etmeleri üzerine O’nun oğlu Hz. Hasan halife olmuş, ancak daha çok kan dökülmesini istemediğinden halifeliği Muaviye’ye bırakmıştır. Bu gelişmeyle birlikte İslam tarihinde Emeviler devri başlamıştır.