Hz. Muhammed’in önem verdiği ahlaki ilkelerden biri hoşgörüdür. O, hoşgörülü davranmayı bireyler arasında tek taraşı değil, karşılıklı uyulması gereken bir ilke olarak görmüştür. Hiç kimsenin haksızlığa uğramaması için insanların hoşgörülü olmalarını, birbirlerinin haklarına saygı göstermelerini istemiştir. Bir hadisinde, “Hoşgörülü davran ki sana da hoşgörü ile davranılsın.” buyurarak karşılıklı hoşgörü içinde olunmasını öğütlemiş ve kişilerin istismar edilmemesi gerektiğini ortaya koymuştur.

Mekkeliler, Hz. Muhammed’i ve arkadaşlarını yurtlarından çıkarmışlar, onlara birçok kötülük yapmışlardı, İslamiyet’i benimseyenlerin mallarına el koymuşlar ve hicret ettikleri yerde bile onları yok etmeye çalışmışlardı. Buna rağmen Peygamberimiz, Mekke’yi fethedince müşriklerin mallarına ve kendilerine hiçbir zarar verilmeyeceğini duyurmuştu. O, Mekkelilere hitaben, “Hepiniz özgürsünüz, hiçbir şekilde aşağılanmayacaksınız.” diyerek tarihte az görülen bir hoşgörü örneği göstermişti.