Hititler: M.Ö II. Binin başlarında Kafkaslar’dan Anadolu’ya göç ettikleri tahmin edilen Hititler, Orta Anadolu’da Kızılırmak yayı içerisine (Kapadokya) yerleşmişlerdir. Merkezleri Hattuşaş’tır (Çorum). Başlangıçta feodal beylikler halinde yaşayan Hititler zamanla güçlü bir krallık ve merkezi devlet kurarak Anadolu’nun önemli bir bölümünü hakimiyetleri altına almışlardır.

İmparatorluk döneminde Suriye hakimiyeti için, dönemin güçlü devletlerinden Mısır’la mücadele etmişlerdir. Ancak bu dönemde Asurlular’ın her iki devleti de tehdit etmesi üzerine Mısır’la tarihin ilk yazılı antlaşması sayılan Kadeş Barışı’nı (M.Ö. 1280) imzalamışlardır. Eşit şartlar altında imzalanan bu antlaşmada, taraflar birbirine yardım etme kararı almışlardır. Kadeş Barışı bu özellikleriyle bir dostluk ve ittifak antlaşmasıdır.

Frigler: M.Ö. XII. Yüzyılda Ege Göçleri sonucunda Anadolu’ya gelerek Sakarya nehri civarında yerleşmişlerdir. Merkezleri Polatlı yakınlarındaki Gordion’dur. Başlangıçta beylikler halinde yaşayan Frigler zamanla güçlü bir krallık kurmuş, Midas döneminde Orta Anadolu’nun büyük bölümüne hakim olmuşlardır. M.Ö. 676’da Karadeniz’in kuzeyinden gelen Kimmerler tarafından yıkılan Frig Krallığı daha sonra Lidya hakimiyetine girmiştir. Friglerin kurulduğu coğrafi bölgenin özellikleri, uğraşlarını, hukuk sistemlerini, inançlarını ve sanatlarını etkilemiştir.

Lidyalılar: Hint-Avrupa asıllı bir toplum olan Lidyalılar, Batı Anadolu’da Gediz ve Küçük Menderes nehirleri civarında yaşamışlardır. Önceleri Hitit ve Frig hakimiyeti altındayken M.Ö. 687’de bağımsız bir devlet kurmuşlardır. Başkentleri Salihli yakınlarındaki Sard’tır. M.Ö. 546’da Ege Denizi’ne çıkmak isteyen Persler tarafından yıkılmışlardır. Lidyalıların kısa sürede yıkılmasında orduya yeteri kadar önem vermemeleri ve ordularını paralı askerlerden oluşturmaları etkili olmuştur. Tüccar bir toplum olan Lidyalılar,

• Efes’ten Mezopotamya’ya uzanan Kral Yolu’nu yapmışlardır.
• M.Ö. 700’lerde madeni parayı icat ederek ticari alanda uygulanan değiş-tokuş uygulamasına son vermişlerdir.
• Dünyanın en eski serbest ticaret bölgesini kurmuşlardır.
• Daha çok kara ticaretiyle uğraşıp Ege, Mısır, Mezopotamya ve Fenike ile ticari ilişkiler kurarak doğu-batı etkileşimini geliştirmişlerdir.

İyonyalılar: M.Ö. XII. Yüzyılda Yunanistan’da yaşayan Akalar Anadolu’ya göç etmiş; İzmir ve Büyük Menderes arasındaki kıyı şeridiyle Ege Adaları üzerinde İyon medeniyetini kurmuşlardır. Efes, Milet, Foça, Smyra gibi polisler (şehir devletleri) halinde yaşayan İyonyalılar M.Ö. VII. Yüzyılda Lidya hakimiyetine girmiş, daha sonra da Pers hakimiyetini kabul etmişlerdir.
Herbiri bağımsız devlet halinde bulunan İyon şehirleri önce krallar, sonra asillerin kurduğu oligarşik hükümetler, son olarak da demokratik yönetimler tarafından idare edilmişlerdir.

Bu durum İyonya’da siyasi birlik kurulmasını ve merkeziyetçi yönetim oluşmasını engellemiştir. Lidya tehlikesinin baş gösterdiği sıkıntılı dönemde İyonyalılar Tiran denen geniş yetkilere sahip, otoriter liderler tarafından yönetilmişlerdir.

Urartular: M.Ö. IX. Yüzyılda, Van Gölü çevresinde, Asya kökenli Hurriler tarafından kurulmuştur. Başkentleri Tuşpa’dır. Yaklaşık iki yüzyıl Doğu Anadolu’da etkili olan Urartular, Kimmer ve İskit akınlarıyla sarsılmış M.Ö. 600’ler de İranlı Medler’in istilası sonucunda yıkılmışlardır. Başlangıçta feodal bir yapıya sahip olan Urartular sonradan krallık kurmuşlardır. Urartu ülkesi illere ayrılmış ve bu iller merkeze bağlı valiler tarafından yönetilmiştir.