Hz. Muhammed 20 Nisan 571’de Mekke’de dünyayı gelmiştir. Doğmadan babasını, altı yaşında da annesini kaybeden Hz. Muhammed’i önce dedesi sonra amcası himaye etmiştir. Gençliğinde putlara tapmamış, güzel ahlakıyla herkese örnek olmuş ve toplum tarafından El-Emin olarak tanınmıştır. Hz. Muhammed kırk yaşlarında peygamberlik vazifesiyle görevlendirildikten sonra en yakınlarından başlamak üzere insanlara İslamiyeti anlatmaya başlamıştır.

Ancak atalarının dinine, putlara sıkı sıkıya bağlı olan, ayrıcalıklarını kaybetmek istemeyen ve toplumsal eşitlikten yana olmayan Mekkeliler Müslümanlara baskı ve işkence uygulamaya başlamışlardır. Bu baskıların artması üzerine bir grup Müslüman 615’te Habeşistan’a göç etmiştir. Bu olayla İslamiyet ilk kez Arap Yarımadası dışına da götürülmüştür. Mekke’de çok büyük tepki alan Hz. Muhammed İslamiyeti Mekke dışına yaymaya çalışmıştır. 619 yılında Akabe denilen bölgede Medineli bir grup İslamiyeti kabul etmiştir. Bu dönemde Müslümanlara uygulanan toplumsal baskının şiddete dönüşmesi ve Medineli Müslümanların daveti sonunda Mekke’den Medine’ye göç (hicret) olayı gerçekleşmiştir.

Hicret (622)

Mekke’den göç eden Müslümanlara muhacir (göç eden) Medineli Müslümanlara ensar (yardımcılar) denir. İslamiyetin Medineliler arasında kolaylıkla yayılmasında, Medine halkının,

  • Birlikte yaşadıkları Yahudilerden tek tanrı inancını içeriğini bilmeleri ve yeni bir peygamber geleceğini öğrenmeleri
  • Kendi aralarındaki problemleri Hz. Muhammed’in çözeceğine inanmaları
  • Mekkeliler tarafından aşağılanmaları ve küçük görülmeleri gibi nedenler etkili olmuştur.

Hz. Muhammed, Hicret’ten sonra Medine’de yaşayan Müslümanlar, Müslüman olmayan Araplar ve Yahudilerle karşılıklı hak ve özgürlükleri içeren, şehrin beraber savunulmasını karara bağlayan ve kendisinin lider olarak tanınmasını sağlayan Medine Vatandaşlık Antlaşmasını yapmıştır.

Bu antlaşma toplumsal düzeni ve inanç özgürlüğünü de sağlaması yönüyle anayasal bir nitelik taşımaktadır.

Hicretin Sonuçlan:

  • İslamiyet siyasi güç haline gelmiş, Medine Site Devleti kurulmuştur.
  • Hz Muhammed peygamlerliğinin yanı sıra devlet başkanlığı görevini de üstlenmiştir.
  • Müslümanlar baskıdan kurtulmuş ve İslamiyetin yayılması hızlanmıştır.
  • Nüfus sayımı yapılarak Müslümanların sayısı tespit edilmiştir. (Bu sayımın askeri niteliği de vardır.)

Not1: Hicret Olayı Hz. Ömer döneminde hazırlanan Hicri takvimin başlangıcı kabul edilmiştir.

Not2: Hz. Muhammed’in İslamiyet’i yaymaya çalışırken birçok güçlükle karşılaşması toplumların alışkanlıklarını değiştirmenin zorluğunu göstermektedir.