Etiket: gibi

Jung ve Eş Zamanlılık Teorisi

Jung’un Zamandaşlık Teorisi Hakkında Bilgi:

Bazı astrologlar, “astrolojinin mekanizmasını bilmiyoruz ama çalıştığını görüyoruz. Bizim için teori değil pratik önemli…” diyorlar. Oysa bilim dallarının tek işlevi veri biriktirip prensipleri belirlemek değil, o veriden tümevarımsal bir sonuca ulaşarak, teori ortaya koymaktır. Oysa astrolojide bunu başarmak o kadar kolay değildir.

Astrolojinin nedensellik yasasına göre izahıma güçlüğünü izah ettik. Bunu fark eden, ama onu bilim adamlarına anlayabilecekleri şekilde takdim etmeye çalışan astroloji sever bilim adamından söz edeceğiz, Jung.

G. Jung astrolojiyi, zamandaşlık ya da eşzamanlılık olarak Türkçeye çevrilen, synchronization kuramıyla açıklamaya çalışıyor. Jung eşzamanlılığı şöyle tanımlıyor: “Anlık sübjektif durumlarla anlamlı paralellik olarak görünen, bir ya da daha çok dışsal olayın belirli bir psişik durumla aynı zamanda oluşudur.” (1955-sf.36)

Jung eşzamanlılık kuramını, durugörü, gerçekleşen rüyalar, kehanetler gibi olayları açıklamakta da kullanmıştır. Daha açık ifade etmek gerekirse, görülen bir rüya ile meydana gelen bir olayın aynı zamanda gerçekleşmesi gibi, biri öznel diğeri nesnel dünyada gerçekleşen olayın birbirine anlamlı bir şekilde uygun olması ona göre “aynı zamanda” olmakla ilgilidir.

Jung, bilimin ancak nedensellik yasalarını inceleyebildiğim, ama aralarında nedensel bağ olmayan olaylar arasındaki uyumu ve anlamlı rastlantıları açıklayamadığını söylemiştir.

Jung, astrolojiyle de yakından ilgilenmiş, onun mekanizmasını da eşzamanlılıkla açıklamaya çalışmıştır. Ona göre bir bebeğin doğumu ve gök cisimlerinin konumu gibi, aralarında mantıksal bir sebep sonuç ilişkisi bulunmayan iki olayın arasında, sırf aynı zamanda gerçekleşmekten dolayı benzerlik olabilir. Bu gibi olaylar belki de zamanda bizim henüz etki mekanizmasını bilemediğimiz bir yasanın geçerli olmasından kaynaklanabilir.

Ancak unutulmamalı ki Jung astrolojinin mekanizması hakkında kesin bir teori ileri sürmemiştir. Ancak Öngörü gibi olayları da açıklamakta kullanmak için astrolojinin iç disiplinin bir parçası olan zamandaşlık olgusunun da bir yasa olarak görülebileceğini kabul etmekte tereddüt etmemiştir. Astrolojinin bu yasa nedeniyle; yeni doğan bir insanın ruhsal yapısının, gezegenlerin o andaki pozisyonlarıyla “anlamlı bir şekilde paralel” olmasının beklenebileceğini düşünmüştür.

Eşzamanlılık teorisini kabul eden astrologlara göre zamanda geçerli bir takım yasalar vardır. Bu yasalar çerçevesinde her zaman diliminin farklı bir kalitesi vardır. Aynı zamanda gerçekleşen olaylar benzer kalitededirler. Bunu Jung şöyle dile getiriyor: “Zamanın herhangi bir anında ne doğarsa ya da yapılırsa, o anın niteliklerini taşır.”

Birçok kişinin bunu doğrulayan gözlemleri vardır; mesela bir kişinin doğduğu gün meydana gelen bir olay, o kişinin karakter özelliklerine uygun olabilir. Mesela “onun doğduğu gün ihtilal olmuştu” veya “evlendiğimiz gün büyük bir uçak kazası olmuştu” gibi… Bu şekilde bir kişinin doğumu bir müessesenin kuruluşu gibi olaylar, belli bir hadiseye denk geliyorsa, bunlar genellikle anlamlı rastlantı sayılır. Tarih boyunca da böyle anlayışlar her zaman her toplumda olmuştur.

Yine, kahramanların hayat hikâyelerinden bahsedilirken, “annesi onu doğururken. ..” diye başlayan sıra dışı olaylar zamanında doğduğunu ifade eden cümleler kurulur. Bu da yine aynı anlayışın sonucudur. Bu anlayışın paradigması, zamanın da bir çeşit enerji olduğu fikrine dayanmaktadır. Zaman farklı renklerde dalgalanarak akar ve yeryüzüne çeşitli olaylar getirir.

{ Add a Comment }

Astroloji Bilim midir, Astroloji Bilimsel midir

Astroloji Bilim Dalı mıdır:

Uzun zamandan beridir çok tartışılan bir konu da astrolojinin bilimsel olup olmadığı meselesidir. Günümüzde birçok modern astroloji taraftarı onun bir bilim olduğunu savunmaktadırlar. Örneğin Psikolojik Astroloji ekolünün Türkiye’deki en önemli temsilcilerinden Barış İlhan; kesin bir dille astrolojinin bir bilim dalı olduğunu söylüyor.

Astroloji Dersleri kitabının da yazarı olan İlhan; bu bilim dalına ait birçok eserin Türkçeye çevirisini yaparak kendi yayın evinde basımını yapmış. Kitabında şöyle diyor: “Astroloji gökyüzündeki hareketler ile yeryüzündeki olayların, koşulların ve durumların bağlantısını araştıran bir bilim dalıdır. Fizik ve kimya gibi pozitif bilim dallarından çok farklı olmasına rağmen başlı başına teknik bir çalışmadır.

Çoğu insanın zannettiği gibi sezgileriniz güçlü olduğu için yerinizde oturarak, gözlerinizi kapatıp transa geçerek, vahiy gibi astrolojik yorumlarda bulunamazsınız. Astrologlar kahve falı, el falı bakmayı bilmezler. Onlar gökyüzündeki cisimlerin doğal döngülerini, dizilişlerini izleyerek yeryüzündeki fiziksel olaylarla aralarındaki bağlantıyı araştırırlar.”

Benzer ifadeleri başka astrologlardan da duyuyoruz. Örneğin Kiraz Çifti, astrolojiyi ekonomiye benzetiyor. Belki ekonomi de laboratuara sokup, ölçüp biçebildiğiniz bir nesne değil ama istatistikler vasıtasıyla ekonomik hareketlerin düzenini bulmaya çalışıyorsunuz. Bunun gibi astrolojide de gezegen hareketleriyle o sıralardaki olaylar ve durumlar arasındaki benzerlikler biriktirilerek belli bir sonuca ulaşmaya çalışılıyor. Hatta bilimde gözlem ve tecrübe biriktirme yöntemi astrologlarla geliştirilmiş bulunuyor.

Babilli astrologların önemli saydıkları dönemler hakkında krala önceden haber verdiklerini, sonra beklentilerinin ne ölçüde gerçekleşip gerçekleşmediğini kaydettiklerini görüyoruz. Veri biriktirme ve prensiplere ulaşma çabasının bir işareti olan bu durum, günümüzde de artarak devam ediyor.

{ Add a Comment }