Etiket: filozof

İbni Sina Hakkında Kısa Bilgi

İbni Sina ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi (980 – 1037):

Tam adıyla Ebu Ali El-Hüseyin İbn Abdullah İbni Sina El-Belhî, Türk filozof, hekim ve bilim adamı. 980’de Buhara’da doğdu. Babasından ve dönemin önemli bilim adamlarından dersler aldı; matematik, mantık, felsefe, tıp, fizik, metafizik, İslam hukuku, Arapça dilbilgisi gibi konulan çalıştı.

17 yaşındayken Buhara Emiri Nuh İbni Mansur’u iyileştirince Emir, Ebu Ali’yi himayesine aldı. Böylece saray kitaplığından yararlanma fırsatı bulan genç filozof, kendisini daha da geliştirdi ve Aristo felsefesi öğrendi. Aristoteles‘in İslam dünyasındaki takipçisi, böylece Aristo felsefesini Batı’ya taşımış filozof olarak kabul edilen Ebu Ali Sina, daha yaygın adıyla İbni Sina, bununla kalmayıp aslında kendisine özgü denebilecek tıp, matematik, fizik ve metafizik, hatta müzik teorilerini geliştirdi.

Çok önemli eserler kaleme aldı. Yaşadığı dönemin en bilgili insanları arasında kabul edildi. Hemedan’da 57 yaşında vefat etti. Bugün bile çok önemsenen eserleri arasında özellikle, El-Kanun fi’t- Tıp (Tıp Felsefesi), Kitab’üş-Şifa (Sağlık Kitabı), İşarat ve’l-Tembihat (İşaretler ve Uyarılar) sayılabilir.

{ 1 Comment }

Felsefe Bilgisinin Özellikleri

Felsefi Bilginin Nitelikleri:

a. Felsefe Bilgisi Tutarlı Bir Bilgidir: Aklın ve mantık kurallarının kullanılmasıyla elde edilmiştir. Aklın en temel özelliği çelişkisiz düşünmek olduğundan; felsefe bilgisi çelişkisiz, tutarlı, kısaca mantıklı bilgidir.

b. Felsefe Bilgisi Öznel Bir Bilgidir: Filozoflar kendi bakış açılarının, yaratıcı zekâlarının veya hayal güçlerinin sonucu olarak aynı konuda birbirinden farklı sonuçlara, sistemlere varabilirler. Bilimde olduğu gibi ulaşılan bu sonuçların veya sistemlerin hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu kanıtlamak veya göstermek olanaksızdır.

c. Felsefe Bilgisi Eleştirel Düşüncenin Ürünüdür: Araştırma ve incelemeye dayalı eleştirel bir düşünme biçimidir. Felsefede bilgiler olduğu gibi kabul edilmez. Felsefe bilgisi olaylar karşısında şaşkınlık ve merak duyan insanların olaylara olduğundan farklı yaklaşmasını sağlar. İnsanın her türlü adeti, inancı, görüşü, bilgiyi vb. irdelemesine yardımcı olur. Eleştirel niteliği, insanları dogmatik olmaktan kurtarır.

d. Felsefe Bilgisi Birleştirici ve Bütünleştiricidir: Felsefe bilgisi genelleyici ve genellemeye dayalı bir bilgidir. Bilgi üretirken bilimlerin ürettiği bilgileri de kullanarak yeni ve bütünleşmiş bilgi elde eder. Felsefe bilgisi, insan;, yaşamı ve varlığı bir tümellik içinde ele alır ve çeşitli düşünce sistemleri oluşturur.

e. Felsefe Bilgisi Yığılan Bir Bilgidir: Felsefe bilgisi, yığılmalı olan bir bilgidir. Felsefi akıl yürütmelerde, filozofların ortaya koydukları sonuçlar birbirlerine bağlanarak tutarlı bir bütün oluşturulur. Filozoflar aynı problemlere yeni ve farklı çözümler getirirlerken, kendilerinden önce yaşamış olan düşünürlerin ulaştıkları sonuçlardan yararlanırlar. Bir filozofun aynı konuda ortaya koyduğu bir felsefe sistemi, aynı konuyla ilgili önceki sistemi ortadan kaldırmaz. Felsefede aynı konu ile ilgili tüm sistemler yan yana varlıklarını sürdürürler.

f. Felsefe Bilgisi Tarihsel Sürecinden Soyutlanamaz: Felsefe bilgisinin ilerlemesi bilimsel bilgi gibi değildir. Felsefe bilgisi, daha önceki bilgilerden ayrı düşünülemez. Felsefe tarihinde bilgi ortaya koyan bir- filozof, kendisinden önceki filozofları her bakımdan aşmış, onların çözemediği problemleri çözmüş biri olarak görülemez. Bu bakımdan felsefe bilgisi, tarihinden soyutlanamaz.

{ Add a Comment }

Felsefi Bilginin Özellikleri – Örnekleri

Felsefe bilgisi insanın, evrenin niteliği ve yapısı hakkında gözlediklerine dayanarak düşünmesi sonucu ortaya çıkmış olan bir bilgidir. Bu bilginin başlıca özelliklerini kısaca açıklayalım.

1.Eleştirel (sorgulayıcı)dir: Felsefe etkinliği, bilgileri kritik ederek doğruları yanlışlardan ayıklama, yeni bilgiler ve yorumlar üretmektir. Çünkü filozof, hiçbir bilgiyi olduğu gibi kabul etmez. Her filozof kendinden önceki bilgileri irdeler ve kendi görüşünü oluşturur. Hakikatin ortaya çıkması ancak var olan bilgileri sorgulamaktan geçer. Felsefede bu yüzden eleştirel tavrın sonucu ortaya çıkmaktadır.

2.Sistemli ve Düzenlidir: Felsefe bilgisi, insan, varlık, bilgi ve değer ile ilgili olan sistemli ve düzenli bir bilgi demektir. Felsefedeki düzenlilik, mantık prensiplerinin temele alınmasından ve felsefi alanda akıl yürütmelerin çelişki barındırmayan akıl yürütmeler olmasından kaynaklanmaktadır.

3.Yığılan Bir Bilgidir: Felsefe, bilimlerde olduğu gibi ilerleme özelliğine sahip değildir. Felsefede filozoflar daha önceki filozofların sorduğu sorular üzerinde düşünür yeni fikirler ortaya konur. Bu fikirler diğer fikirler üzerine bina edilmez onlardan bağımsızdır. Böylece ortaya konan bilgilerde bir artma , genişleme görülmektedir. Örneğin; filozofların ahlak üzerine çeşitli görüşler ileri sürmeleri, o konuyu zenginleştirir. Bu durum o konunun ilerlemesi anlamına gelmez. Yani, felsefe tarihinde, sonra gelen filozof kendisinden önce gelen düşünürleri her bakımdan aşmış, onların çözemediği problemleri çözmüş biri olarak görülmez; o, konuyu sadece zenginleştirir.

4.Özneldir: Filozoflar, bakış açılarının, şahsi yapılarının, yaratıcı zekâlarının ve içinde bulundukları şartların farklılığından dolayı, aynı konu hakkında farklı neticelere ulaşabilirler. Örneğin; varlığın özü nedir sorusuna Tales ‘su’ Demokrotes ‘atom’ Herakleitos ‘ateş’ cevabını vermiştir. Bundan dolayı filozofların verdiği cevaplardan biri diğerinden daha doğrudur denemez. Herkesin görüşü kendisince en doğrudur.

5.Kesinlik Yoktur: Felsefe, sürekli ve kesintisiz bir araştırma faaliyeti olduğundan, onda, olmuş bitmişlik diye bir şey yoktur. Felsefe, hiçbir konuda “Son sözü” söylemez. Bu sebeple felsefede sistemler ve farklı görüşler yan yana yer alır ve İlkçağ filozofunu uğraştıran bir mesele, günümüz filozoflarını da uğraştırabilir. Bu da o konu hakkında sürekli düşünülmesi ve araştırma yapılması gerektiğini bunun sonunun olmadığı anlamına gelir.

6.Evrenseldir: Felsefe bilgisi, ele aldığı varlık, bilgi ve değer konuları bakımından evrensel sayılır. Çünkü filozofların bu alanlarda ortaya koyduğu bilgiler tüm insanlığa aittir. Felsefe belli bir varlığı, insanı, bilgiyi değeri değil genel olarak varlığı, insanı ve değerleri ele alıp incelemektedir.

7.Değişime Açıktır: Felsefe zamanla kendini yenileyebilir. Bir filozof savunduğu fikirlerden vazgeçebilir. Nitekim Platon, gençliğinde yazdığı diyaloglarındaki bazı düşüncelerinden yaşlılık diyaloglarında vazgeçmiştir. Kant, “Saf Aklın Eleştirisi”nde metafiziğe kapıyı kapattı; ama sonraki kitaplarında bu kapıyı araladı.

8.Birleştirici ve Bütünleştiricidir: Felsefe, varlığı bilimlerde olduğu gibi bir yönüyle ele almaz, varlığın bütününe yönelir. Örneğin; biyolojinin canlı varlığı, psikolojinin ruhsal varlığı, sosyolojinin sosyal varlığı ele almasına karşılık felsefe, genel olarak varlığı ele alır. Filozof varlık hakkında bir görüş oluştururken diğer bilimlerin varlık hakkında ortaya koyduğu bilgiler üzerinde değerlendirmede bulunup tüm varlığı kuşatıcı bir açıklama yapmaya girişir.

9.Pratik Bir Değeri Yoktur: Felsefe bilgisi filozofların kendi düşünce ve anlayışlarına göre sundukları bir bilgi türüdür. Diğer bir deyişle özneldir. Aynı sorulara verilen benzersiz cevaplardan oluşur, bu cevapların da kesinliği hakkında bir kıstas yoktur. Aynı zamanda felsefe bilgisinin olgulara dayanmak gibi bir zorunluluğu bulunmadığından, sunduğu sonuçlar bilimsel yasalar gibi olmaz. Bu açıdan felsefe bilgisi insanların günlük hayatlarını kolaylaştırmak için kullanılamaz.

{ Add a Comment }

Filozofun Özellikleri Nelerdir

Filozoflar, insan yaşamıyla ilgili her şeyi akılları yardımıyla düşünerek, felsefeyi, her şeyi araştıran bir alan yapmışlardır.

a) Filozoflar Bilgeliğe Ulaşmak İster: Çocuklar etraflarını çevreleyen varlık ve olaylar karşısında yaşadıkları şaşkınlığı ve merakı sorularla dile getirir. Ebeveynlerini soru yağmuruna tutarlar. Filozoflar da tıpkı bu çocuk gibi etrafındaki şeyleri hayretle seyreder, anlamaya çalışır. Yalnız filozof soruları başkasına değil kendine sorar.

 b) Filozoflar, Şüpheci ve Sorgulayıcıdır: Filozof, hem eserlerinde hem de yaşantısında önyargılardan uzak durmaya çalışan, içinde yaşadığı çevrenin inançlarını, tutkularını ve alışkanlıklarını sorgulayabilen kişidir. Örneğin Thales’in Mitolojik düşünceyi, Sokrates de dönemin değerlerini sorgulayarak işe başlamıştır.

 c) Filozofların Görüşleri Zamanla Değişebilir: Filozof herhangi bir şeye ve kimseye; ortaya çıktığı zaman ve yere göre değişmeyen mutlak doğru ve kesin bilgileri bulduğunu söylemez. Örneğin; Platon gençlik yıllarında devlet yöneticilerine aile kurma hakkını vermezken yaşlılığında bu fikrinden vazgeçmiştir. Yöneticilerin de mülk ve aile sahibi olmaları gerektiğini savunmuştur.

d) Filozoflar Birbirlerinin Görüşlerinden Etkilenir: Bir filozof kendi çağında yaşayan ve kendinden sonra gelen filozofları etkileyebilir. Karl Marx felsefesini oluştururken Hegel’in diyalektiğini kendi varlık anlayışına uygulamıştır.

e) Filozoflar Farklı Alanlardaki Temel Bilgilere Sahip Olmak Zorundadır: Filozoflar bütüncül bir yaklaşımla konusunu ele almaktadır. Konusu hakkında bilimlerin ortaya koyduğu bilgilere belli düzeyde sahip olmalıdır. Böyle olursa daha sağlıklı ve kuşatıcı bilgiler üretebilirler.

 f) Filozoflar Yaşadıkları Çağdan Etkilenebilirler: Filozof öncelikle kendi döneminin sorunlarını ele alır. Hegel bu durumu “Her felsefe çağını düşüncelerle dile getirir.” diyerek açıklar. Örneğin, Roma’da refah düzeyinin son derece yükselmesi problemlerin azalması, insanların rahat koşullarda yaşaması, insanları daha çok mutlu olmanın yollarını aramaya itmiştir. Bu dönemde yaşayan filozoflar da daha önceki felsefi düşüncelerden farklı olarak “Haz ahlakı” denilen anlayışa dayalı düşünce akımları oluşturdular.

 g) Filozofun Kişisel Birikimleri ve Yaşantıları Düşünce Sistemlerini Etkiler: Epikuros’un acının yokluğunu en yüksek haz olarak belirlemesi, onun uzun yıllar damla hastalığının getirdiği açılarla boğuşmak zorunda kalmasına bağlanabilir. Bu nedenle filozofun kişisel yaşantısı ve bilgi birikimi felsefi bakış açısını etkiler.

{ Add a Comment }