Etiket: emeviler döneminde

İslam Kültür ve Uygarlığı

Muhammet bir peygamber olduğundan dini liderdi. Aynı zamanda bir devlet başkanı idi. Onun ölümünden sonra devletin başına geçenlere halife denildi. İlk dört halife, seçimle işbaşına geldiğinden bu döneme “Cumhuriyet Dönemi” de denilir. Ancak, Muaviye ile birlikte, halifelik babadan oğula geçince saltanat şekline dönüşmüştür. Bu uygulama diğer İslam devletlerinde de devam etmiştir.

  • Ömer zamanında devlet, ilk defa yönetim birimlerine ayrılmış ve valiler görevlendirilmişti. Bu uygulama, Emeviler döneminde genişletilerek eyalet sistemi kurulmuştur.
  • Halifelerin yanında devlet yönetiminde etkili olan vezirlik uygulmasını Abbasiler başlatmışlardır.
  • Ordu komutanlarına “Emir’ül Ümera”, donanma komutanlarına ise, “Emir’ül Ma”
  • İslam sanat ve mimarisi, komşu uygarlıkların etkisiyle gelişmiş, ortaya yeni bir anlayış çıkmıştır. Emeviler döneminde Batı (Bizans) ile yarışabilecek seviyeye gelmiş, Abbasiler döneminde ise çok büyük gelişme göstererek, Bizans sanat ve mimarisini geride bırakmıştır.
  • Resim ve heykelciliğe İslam uygarlığında (Putperestliği hatırlattığından dolayı) pek hoş bakılmamış, bu yüzden gelişmemiştir. Ancak, süsleme, hat (güzel yazı sanatı), çinicilik gibi sanatlarda ilerleme sağlanmıştır.
  • Dini bilimler kurulmuş, bu bilimlerde büyük âlimler yetişmiştir. Tefsir (Kur’an’ı açıklayan), Hadis (Hz. Muhammet’in sözlerini araştıran), Kelam (İslam felsefesi), Fıkıh (İslam hukuku), Akaid (İslam dinin esasları) gibi yeni bilim dalları doğmuştur.
  • İslam uygarlığı, komşu uygarlıklardan etkilenerek gelişmiş, ancak taklitçi olmamıştır. Ayrıca, Müslüman olan bütün toplulukların katkılarıyla sürekli gelişmiş ve ortaya yepyeni bir uygarlık çıkmıştır.

Bilimsel gelişmelerin sağlanmasında Eski Yunan ve Helenizm kültürünün öğrenilmesinin de etkisi olmuştur.

  • Talaş Savaşı sonucunda Çinlilerden kağıt, matbaa, pusula gibi buluşlar öğrenilmiş ve kullanılmıştır

{ Add a Comment }

İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Notları

Devlet Yönetimi: İlk İslam devleti Hicret’ten sonra Medine’de kurulmuş ve Hz. Muhammed geniş yetkilerle bu devletin başına geçmiştir. Hz. Muhammed’in vefatından sonra İslam devletini halifeler yönetmişlerdir. Dört Halife devrinde halifeler seçimle belirlenmiş, Emeviler döneminden itibaren de hilafet saltanata dönüşmüştür. Önceleri Arap Yarımadası illere ayrılmış ve emir denilen valiler tarafından yönetilmiştir. Hz. Ömer döneminde fethedilen yerler yönetim birimlerine ayrılmış, büyük iller oluşturulmuştur. Geniş sınırlara sahip olan Emevi ve Abbasi devletleri eyalet sistemini uygulamıştır.

Devlet merkezi önce Medine iken, Hz. Ali döneminde Küfe, Emeviler’de Şam, Abbasiler’de Haşimiye ve sonradan Bağdat olmuştur. Bu durum, egemen güç değiştikçe yönetim merkezinin değiştiğini gösterir. Hz. Ömer döneminde kurulan divan örgütü Abbasiler devrinde genişletilmiş ve halifeye yardımcı olmak üzere vezirlik makamı oluşturulmuştur.

Ordu: Başlangıçta gönüllülerden oluşan ordu, sınırların genişlemesi ve fetihlerin hızlanması nedeniyle geliştirildi. Hz. Ömer döneminde tüm askerleri kayıt altına alan bir ordu ile ordugah şehirleri oluşturuldu. Emeviler Araplardan oluşan güçlü ve daimi ordular kurdular. Abbasiler askeri alanda ağırlıklı olarak Türklere yer verdiler. Hz. Osman döneminde donanma kuruldu. Emeviler denizcilik alanında büyük bir ilerleme gösterip donanmayı geliştirdiler.

Din ve inanış: İslam devletlerinin hakimiyeti altındaki bölgelerde yaygın inanç İslamiyettir. Bununla beraber aynı coğrafyada yaşayan Hristiyan ve Musevi vatandaşlara inançları konusunda baskı yapılmamıştır. İslamiyet’in zamanla farklı şekillerde yorumlanması sonucunda (fikri, siyasi ve felsefi) mezhepler ortaya çıkmıştır.

Sosyal ve İktisadi Hayat: İslam dinine göre bütün Müslümanlar kardeş ve eşit sayılmıştır. Böylece dini bağlarla bağlı bir toplum meydana getirilmiştir. Emeviler döneminde izlenen ulusçu politikanın da etkisiyle halk Arap asıllılar, mevali (Arap olmayan Müslümanlar, azat edilmiş köle statüsünde) zımmi (gayrimüslim) ve köleler olarak sınıflara ayrılmıştır. Abbasiler bu ayrılıkları azaltmaya çalışmışlardır. İslamiyet köleliği zamana bırakarak kesin kaldırmamış, ancak onlara kötü davranmayı yasaklamış ve azat etmeyi teşvik etmiştir. Devlet gelirleri Beytülmal adı verilen hâzinede toplanmıştır.

Gelirler:

  • Zekat ve Sadaka :Varlıklı Müslümanlardan alınan bu vergiler İslamiyetin ilk dönemlerinde devlet tarafından toplanıp ihtiyaç sahiplerine dağıtılmıştır.
  • Öşür: Müslüman çiftçilerden alınan ürün vergisidir.
  • Haraç : Gayrimüslimlerden alınan ürün vergisidir.
  • Cizye : Gayrimüslimlerin erkeklerinden askerlik yapmamaları nedeniyle alınan güvenlik vergisidir.
  • Ganimet: Savaşlarda düşmanlardan ele geçirilen her türlü maldır. Bunların beşte biri devlet hâzinesine aktarılır.
  • Diğer Gelirler: Maden, orman, tuzla, otlak gelirleri, gümrük vegileri ile yabancıların ödedikleri vergiler ve gönderdikleri hediyeler.

Giderler:

  • Askeri harcamalar
  • Savaş giderleri
  • Devlet görevlilerine ödenen maaşlar
  • Bayındırlık alanında yapılan yatırımlar
  • Saray masrafları
  • İhtiyaç sahiplerine dağıtılan yardımlar

İslam toplumlarının temel geçim kaynakları, tarım, hayvancılık, sanayi ve ticarettir. Bu alanlarda başarılı olmak için, bataklıklar kurutulmuş, sulama kanalları yapılmış, dokumacılık, madencilik, seracılık, cam ve kâğıt sanayi ile kuyumculuk geliştirilmiştir.

Ticari hayatın gelişmesiyle Şam, Bağdat, Basra, Semerkant, Buhara ve Kahire önemli ticaret merkezleri haline gelmiştir. Ekonomik alanda önceleri Bizans ve Sasani paraları kullanılırken Emevilerden itibaren altın ve gümüşten yapılan Arap paraları kullanılmaya başlanmıştır. Bu durum Müslümanların zamanla ekonomik alanda tam bağımsızlığa ulaştıklarını gösterir.

Yazı, Dil ve Edebiyat: İslam dünyasında başlangıçta Arapçanın dışında Rumca, Farsça ve Kıptice konuşulup, yazılıyordu. Emevilerin Arapçayı resmi dil ilan etmesiyle bu durumda önemli değişiklikler başladı. Fetihlerle Müslümanların sayısının artması ve İslamiyet’i kabul eden toplulukların Kur’an-ı Kerim’i anlayabilmek için Arapçayı öğrenmeleri, Arapçanın resmi dil ilan edilmesi gibi gelişmelerin etkisiyle Arapça uluslararası yaygınlık kazanmıştır.

Araplar arasında şiir ve edebiyat oldukça gelişirken yazılı edebiyat aynı oranda gelişme gösterememiştir. Bununla birlikte Hz. Muhammed’in hayatının anlatıl-dığı Siyer kitaplarının yazımına önem verilmiştir.

Bilim ve Sanat: İslam dünyasında tefsir, fıkıh, hadis ve kelam gibi dini bilimlerle tıp, matematik, kimya, felsefe, astronomi, tarih ve coğrafya gibi pozitif bilimler gelişmiştir. Taberi, Ebu Hanife, Muhammed Şafi, Buhari, Müslim, Gazzali, Muhyiddin Arabi, Harizmi, İbn-i Sina, Farabi gibi bilim adamları bu alanlarda başarılı çalışmalar yapmışlardır.

Hz. Muhammed döneminden itibaren eğitime önem veren Müslümanlar hakimiyet kurdukları alanlarda birçok medreseler açıp, bilim ve kültür hayatına katkıda bulunmuşlardır. İslam sanatı fetihlerle birlikte gelişme göstermiş, fethedilen ülkelerin kültürlerinin de etkisiyle bölgeden bölgeye farklı özellikler göstermiştir.

Resim ve heykel sanatlarının yasak olması nedeniyle daha çok süsleme sanatları, dokumacılık, tahta işlemeciliği ve mimari gelişmiş, hatta Emeviler döneminde İslam mimarisi Hristiyan mimarisiyle yarışabilecek düzeye gelmiştir. İslam sanatı, İran, Bizans ve Türk sanatlarından etkilenmiştir.

{ Add a Comment }

Emeviler Dönemindeki Gelişmeler ve Fetihler

661 yılında Hz. Ali Hariciler tarafından şehid edilince, Küfeliler oğlu Hz. Hasan’ı halife ilan ettiler. Muaviye’nin de Şam’da siyasi varlığını devam ettirmesi Müslümanların yeniden savaş yapma ihtimalini ortaya çıkardı. Ancak Hz. Hasan daha fazla müslüman kanının dökülmesini istemediğinden Hz. Muayiye ile anlaşma yolunu seçmiştir. Yapılan bu anlaşma sonucu Hz. Muaviye halifelik makamına gelmiş ve İslam tarihinde Emeviler dönemi başlamıştır.

Emeviler Dönemindeki Fetihler

Hz. Osman’ın son yıllarında ve Hz. Ali döneminde duran fetih hareketleri yeniden başlatılmıştır. İstanbul iki kez kuşatılmasına rağmen alınamamıştır.

– Doğudaki Fetihler: Emeviler doğuda Türklerle mücadele etmişlerdir. Bu mücadeleler sonucunda Maveraünnehir, Türkistan, Harezm ve Buhara ele geçirilmiştir.

– Batıdaki Fetihler: Kuzey Afrika’daki fetihlere Cezayir ve Fas’ın alınmasıyla devam edilmiştir. Emeviler döneminde Kuzey Afrika’daki egemenlik tam olarak sağlanmıştır.

– İspanya’nın Fethi: Emevi Halifesi; I.Velid döneminde Tank Bin Ziyad komutasındaki bir İslam ordusu Cebelitarık Boğazı’nı geçerek 711 tarihinde Kadisk Savaşı ile İspanya’nın fethine başlamıştır. Bu coğrafyada yaklaşık 20 yıl boyunca fetih hareketlerine devam eden Emeviler buraya “Endülüs” adını vermişlerdir. Emevilerin Avrupa’daki bu ilerlemeleri 732 Puvatya Savaşı’nda Franklara yenilinceye kadar sürmüştür.

Emeviler Dönemindeki Diğer Gelişmeler

Halifeliğin saltanata dönüşmesi: Hz. Muaviye halifeliğin seçimle yönetime gelme şekline son vermiştir. Ölmeden önce oğlu Yezid’i veliaht tayin ederek halifeliği saltanata dönüştürmüştür.

Kerbela Olayı: Yezid’in halifeliğini kabul etmeyen Küfeliler Hz. Hüseyin’i halife yapmak için Küfe’ye çağırdılar. Ancak Yezid’in kuvvetleri Kerbelâ denilen yerde Hz. Hüseyin ve yanındakileri şehit etmiştir. Bu olay Emevilere karşı İslam topluluğunun büyük kısmında düşmanlığın doğmasına neden olmuştur. Bu olay ile birlikte İslam dünyası kesin olarak bölünmüştür.

✓Hafife Abdulmelik zamanında ilk İslam parası bastırılmıştır. Bu durum devletin ekonomik alanda ileri gittiğini gösrterir.
✓Abdulmelik zamanında Arapça resmi dil yapılarak kullanılması zorunlu hale getirilmiştir.

Devlet Teşkilatı Alanındaki Çalışmalar

✓ Devletin merkezi Küfe’den Şam’a taşınmıştır.
✓Ülke eyaletlere ayrılarak yönetilmiştir.
✓Posta teşkilatı kurularak ülkenin en uzak bölgelerindeki gelişmeler takip edilmeye çalışılmış ve önlem alınmıştır.
✓ Mali teşkilat kurularak ekonomi kontrol edilmiştir.

{ Add a Comment }