Etiket: edebiyat

Cemil Meriç Hakkında Kısa Bilgi

Cemil Meriç ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi (1916 – 1987):

Cumhuriyet dönemi düşünürü ve edebiyat eleştirmeni. 1916’da Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde doğan Cemil Meriç, Fransız ve Türk öğretmenlerin ders verdiği Hatay Lisesi’ni bitirdi. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne giren Cemil Meriç, bu okuldan mezun olmadan eğitimini yarıda bıraktı ve Hatay’a döndü. Sonraki yıllarda bir yandan öğretmenlik yaptı, diğer yandan kendisini okumaya ve düşünmeye adadı. Bir süre sonra ise aynı üniversitenin Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Cemil Meriç, ilgi ve araştırma konuları ve bunlar hakkında verdiği keskin hükümler bakımından Cumhuriyet döneminin özgün yazarlarından biri kabul edilmektedir.

İleriki yaşlarında görme yetisini kaybeden, görme engelli Cemil Meriç yaşadığı bütün zorluklara rağmen okuma ve düşünme gayretinden hiçbir zaman ödün vermeden çalışmıştır. Geçimini öğretmenlik ve yazarlıkla temin eden Cemil Meriç, yazarlığının ilk yıllarında Batı düşüncesi yanında Hint kültür ve edebiyatıyla yoğun olarak ilgilendi. Bir Dünyanın Eşiğinde başlıklı kitabında bunun verimlerini ortaya koymuştur. Bilgi ve merakının sonsuzluğunun ilk işaretini taşıyan bu kitaptan sonra daha çok Türkiye’ye ve Türk düşüncesine dönmüştür.

Cemil Meriç düşüncesinin anahtar kelimelerinden biri “tecessüs”, yani meraktır. Sorgulamaktan, kuşkulanmaktan, araştırmaktan hiçbir zaman geri durmaz. Gençlere de bunu önerir. Düşünsel kalıpları ve düşünme alışkanlıklarını kırmaya çalışır. Bugün hangi düşünceye sahip olurlarsa olsunlar, entelektüeller arasında Cemil Meriç adı saygındır.

Hayatında ve ölümünden sonra kitaplarıyla birçok ödül ve onurlandırma yaşamış Cemil Meriç’in önde gelen eserleri şunlardır: Bir Dünyanın Eşiğinde (Hint Edebiyatı), Bu Ülke, ümrandan Uygarlığa, Kırk Ambar, Işık Doğudan Gelir, Kültürden İrfana.

{ 1 Comment }

Ahmet Hamdi Tanpınar Hakkında Kısa Bilgi

Ahmet Hamdi Tanpınar ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi (1901 – 1962):

Cumhuriyet döneminin önde gelen şairlerinden, roman yazarlarından olan Ahmet Hamdi Tanpmar deneme ve eleştiri yazılarıyla, ayrıca edebiyat tarihi yazarlığıyla da bilinmektedir. 1901’de İstanbul’da doğup 1962’de yine İstanbul’da vefat etmiştir. Antalya Lisesinden sonra Yahya Kemal‘in öğrencisi olarak İstanbul Üniversitesi’nde okumuştur.

Kendisini Yahya Kemalin devamı kabul etmektedir. Yahya Kemal‘in önerdiği Doğu-Batı birleşimi, gelenek-modernlik birleşimi gibi düşünceleri özellikle şiir ve romanlarında sanatsal olarak gerçekleştirmiştir. Şiirleri de sevilen, bilinen Ahmet Hamdi Tanpınar daha çok Cumhuriyet dönemi edebiyatının en önemli kitapları arasında kabul edilen romanlarıyla şöhret bulmuştur. Okuduğu bölümde daha sonra öğretmen olan Tanpınar, bir süre milletvekilliği de yapmıştır.

Toplumdan çok bireyi öne çıkaran romanları ve gerçekten çok hayali merkeze alan şiirleriyle kendisine özel bir üsluba sahip olan Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın ölümünden sonra yayımlanan şiir kitabının yanı sıra 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi ve Edebiyat Üzerine Makaleler başlıklı eleştirileri ile Huzur, Saâtleri Ayarlama Enstitüsü, Sahnenin Dışındakiler ve Mahur Beste adlı romanları vardır.

{ Add a Comment }

Yahya Kemal Beyatlı Hakkında Kısa Bilgi

Yahya Kemal Beyatlı ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi (1884 – 1958):

Cumhuriyet döneminin saygın şairlerinden biridir. Aruz veznini günümüz Türkçesine oldukça yakın bir söyleyişle uygulamış önemli bir şairdir. Modern şiirde gelenekten nasıl yararlanılabileceğinin özgün bir örneğidir. Yahya Kemal, 1884’te bugünkü Makedonya sınırları içinde kalan Üsküp’te doğdu.

İstanbul Vefa Lisesi mezunu olan şair, bir süre Paris’te bulundu, siyaset ve kültürle ilgili çalışmalarının yanında asıl olarak modern Fransız şiiriyle ilgilendi. Yurda döndükten sonra, İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat ve tarih dersleri verdi. Çağdaşı şair Ahmet Haşim‘le birlikte Dergâh dergisini çıkardı ve daha sonra Cumhuriyet’in ilk kültür ve edebiyat kuşağını oluşturacak olan pek çok gencin yetişmesinde rol oynadı.

Yahya Kemal, düşünceleri itibariyle Milli Edebiyat akımının bir üyesidir. Ne var ki, klasik üsluptan tam olarak hiçbir zaman vazgeçmemiştir, gelenekçi bir yanı vardır. Tarihle bugünü, gelenekle modern olanı birlikte düşünmek ister.

1923’te TBMM’ye giren Yahya Kemal, milletvekilliği ve büyükelçilik görevleri yapmıştır. 1949 yılında Pakistan Büyükelçiliğinden emekliye ayrıldı ve İstanbul’a dönerek vefat edeceği 1958 yılına kadar burada yaşadı.

Yahya Kemal sağlığı sırasında şiir kitabı çıkarmamışsa da şiirleri geniş bir beğeni toplamış ve pek çok insan tarafından ezberlenmiştir. Şiir ve yazıları ölümünden sonra kitap haline getirilmiştir. Şiir kitaplarının esasını Kendi Gökkubbemiz başlıklı şiirler toplamı oluşturur. Eleştiri ve deneme yazıları ise Edebiyata Dâir başlığı altında bir araya getirilmiştir. Tarih ve kültür hakkında çok sayıda yazısı olan Yahya Kemal, bugün de gelenekle modernliğin bireşimini önermiş bir önemli şair olarak eserleriyle yaşamaktadır.

{ Add a Comment }

Tevfik fikret Hakkında Kısa Bilgi

Tevfik fikret ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi (1867 – 1915):

Türk şiirinin yenilenmesinde en önemli rollerden birini üstlenmiş büyük Türk şaiiri. Adı Mehmet Tevfik, babasının adı Fikret Beydir. 1888’de Sultani’yi (bugünkü Galatasaray Lisesi‘ni) birincilikle bitirdi ve öğretmen oldu. Uzun yıllar Galatasaray ve Robert Kolej gibi okullarda edebiyat öğretmenliği yaptı. Edebiyat Cedide (Yeni Edebiyat) olarak bilinen ve Serveti Fünun dergisinde ortaya çıkan edebiyat akımına katıldı; derginin ve hareketin lideri oldu.

Şiire Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan etkisinde başlayan Fikret, zaman içinde kendi üslubunu yarattı ve daha sonra serbest müstezat tarzında yazdığı şiirlerle Türk şiirinin yenileşmesinde önemli bir rol oynadı. Daha sonra gelen bütün kuşaklar Fikret‘in açtığı yolda ilerlemiş, onun geliştirdiği yeni söyleyiş biçiminden esinlenmişlerdir.

Fikret şair olduğu kadar eğitimci yanıyla da belirginleşmektedir. Sadece üslupta değil düşünce açısından da yenilikçidir ve yaşadığı dönemde olsun, ölümünden sonra olsun sanatsal ve düşünsel açıdan etkili olmuştur. Lirik, doğa tasvirleri ve duyguların anlatımı üzerine kurulu ilk şiirlerinden sonra, özellikle de Meşrutiyetin ilanıyla birlikte toplumsal, epik şiire yönelmiştir. Aynı sırada didaktik tarzda, özellikle çocuklar için bugün de 100 Temel Eser arasında kabul edilen eserler vermiştir.

Türk şiirinin önemli şairlerinden Tevfik Fikret, I. Dünya Savaşı devam ederken 1915’te vefat etmiştir. Mezarı diğer birçok şairimiz gibi Aşiyan Mezarlığındadır. Şiir kitapları: Rübab-ı Şikeste (Kırık Saz), Tarih-i Kadim (Eski Tarih), Haluk’un Defteri, Şermin.

{ Add a Comment }

Klasisizm Akımı – Özellikleri ve Temsilcileri

Bu akım, Yunan ve Latin edebiyatlar geleneğine bağlı olarak 17. Yüzyılda Avrupa’da, özellikle Fransa’da gelişmiştir. Bu yüzyıl Avrupa’sının toplumsal yapısı feodalizm, yönetsel yapısı da mutlak krallıktır. Yanlış da olsa her şey katı kurallara ve sıkı bir yönetim hiyerarşisine bağlıdır. İşte bütün bu koşullar “kuralcı” bir edebiyat anlayışının doğmasına yol açmıştır.

Klasisizmin Temel Özellikleri:

  • Sanatta mutlaka uyulması gereken kurallar var­dır. Yüksek bir ahlak şuuruna dayanmayan sa­nat boş ve zararlıdır.,
  • Sanat yapıtında akıl ve mantık esastır. Sanatçı, aklıyla bir seçim yaparak tabiatı taklit ve tasvir etmelidir.
  • Klasik yazarlar, yaşamda ender görülen gülünç, tuhaf ve kaba sayılan olayları konu edinmezler. Klasik yapıtlarda soylu ve seçkin kişilere yer verilmiştir. Halktan kişiler, akıl ve iradesini tam kullanamayanlar, çocuklar klasik akımın dışında tutulmuştur.
  • Klasik yazarlar; kıyafet, çevre, yerli hayat, tarih, töre ve gelenek gibi kavramları hiçe saydıkları için “millîlik” iddiası olmayan, hatta ona karşı çıkan bir edebiyat kurdular.
  • Klasik akımda; insanlığın genelini ilgilendiren aşk, kıskançlık, cimrilik, şeref, kin… gibi evrensel temalar işlenmiştir.
  • Klasik yazarlar özellikle eski Yunan ve Latin eserlerini taklide çalışmışlar; Sophokles, Euripidies, Aisopos, Homeros… gibi yazmaya çalışmışlardır.
  • Sanatçılar eserlerde kişiliklerini gizlemişler; duygu, zaaf ve sırlarını söylemekten kaçınmışlar, okuyucunun dikkatini sadece kişiler üzerinde toplamışlardır.
  • Üslubun her türlü yapmacıktan uzak, süssüz, açık ve sağlam olması gerektiği savunulmuştur. Eserlerde konudan çok konunun işleniş biçimi önemli sayılmıştır.

Klasisizm’in Edebî Türleri ve Başlıca Sanatçıları:

Klasisizm, en büyük edebî hamleyi tiyatroda (tragedya ve komedyada) göstermiştir. Bu yüzden klasik akım, ilk bakışta bir tiyatro edebiyatı gibi görünmektedir. Ancak bu devrin yazarları fabl, deneme, roman, hitabet, özdeyiş ve mektup türlerinde de ünlü yapıtlar vermişlerdir.

Bu türlerin başlıca temsilcileri şunlardır:

– Tragedya  – Corneille, Racine
– Komedya – Moliere
– Fabl  La Fontaine
– Deneme – Pascal, La Bruyere
– Roman – Madame de La Fayette
– Hitabet – Bossuet
– özdeyiş – La Rochefoucauld
– Mektup – Madame de Sevigne

{ Add a Comment }