Etiket: dünya

20. Yüzyıl Başlarında Dünyanın Genel Durumu Nasıldır – Kısaca

XX. Yüzyılda Dünyanın Genel Durumu Hakkında Bilgi:

  • Avrupa’da İtilaf devletleri (İngiltere, Fransa ve Rusya) İle İttifak devletleri (Almanya, İtalya ve Avusturya -Macaristan) arasındaki sömürgecilik rekabeti oldukça yoğunlaşmıştı.
  • ABD, güçlenen ekonomisi için dünya ticaretinde söz sahibi olmaya çalışıyordu.
  • Japonya, 1868-1912 yılları arasında meydana gelen ve İmparator Mutsuhito önderliğinde başlayan Meiji Restorasyonu’ndan sonra güçlenmiş ve Uzak Doğu’daki sömürge bölgeleri için Rusya’yla çatışmaya başlamıştı (1904 Rus – Japon Savaşı).
  • Afrika, Avrupalı devletlerarasında sömürge bölgeleri şeklinde paylaşılmıştı.
  • Balkanlarda ise Osmanlı Devleti’nin zayıflamasıyla oluşan otorite boşluğu, Avrupalı devletlerinde kışkırtmasıyla Balkan Savaşları’na dönüşmüştü.

O İtilaflarla İttifak devletleri arasındaki bu rekabet dünya üzerindeki birçok devleti de kapsayan I. Dünya Savaşı’na dönüşmüştü

{ Add a Comment }

Hamza Yerlikaya Hakkında Kısa Bilgi

Hamza Yerlikaya ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi:

Dünya Güreş Federasyonu (FILA) tarafından “Yüzyılın Güreşçisi” ilan edilmiş; Olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonu güreşçimiz. 3 Haziran 1976’da Sivaslı bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldi. Kendisi de eski bir güreşçi olan babasının desteğiyle güreş sporuna çok küçük yaşta başlayan Hamza Yerlikaya, ilk önemli başarısını daha 17 yaşında iken Büyükler kategorisinde Avrupa 2.’si ve Dünya şampiyonu olarak kazanmıştır. Olimipiyat Oyunları, Dünya Şampiyonası, Dünya Kupası, Avrupa Şampiyonası, Akdeniz Oyunları, Dünya Ümitler Şampiyonası, Avrupa Ümitler Şampiyonası, Dünya Gençler Şampiyonası ve Dünya Yıldızlar Şampiyonası yarışmalarında uzun yıllar Türkiye’yi çeşitli yaş grubu ve kategorilerde temsil eden güreşçimiz, 1996 Atlanta ve 2000 Sydney Olimpiyatlarında kazandığı iki altın madalyanın yanı sıra Dünya Şampiyonasında da üç altın, bir gümüş madalya; Dünya Kupasında yine iki altın, bir gümüş ve Avrupa Şampiyonasında ise sekiz altın, bir gümüş madalya kazanmayı başarmıştır.

Güreş tarihimizin en başarılı sporcusu olduğu kadar dünya güreşçileri arasında da özel bir yeri olan Hamza Yerlikaya, 22 Temmez 2007 Genel Seçimine katılmış ve memleketi Sivas’tan milletvekili seçilmiştir.

{ Add a Comment }

İstanbul’un Fethinin Türk ve Dünya Tarihi Açısından Önemi – Sonuçları

İstanbul’un fethi Türk ve dünya tarihi açısından oldukça önemli gelişmeleri de beraberinde getirmiştir. Çünkü İstanbul’un fethi birçok devleti etkilemiş, hatta çağların değişmesine sebep olarak dünya siyasi ve sosyal tarihini yakından etkilemiştir. Böylece dünya tarihi yeniden şekillenmeye başlamıştır.

İstanbul’un Fethinin Türk ve Dünya Tarihi Açısından Gelişmesi:

1- İstanbul’un alınmasıyla Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Dönemi sona ererek, Yükseliş Dönemi başlamıştır.

2- İstanbul’un fethi ile Ortaçağ boyunca 1000 yıla yakın hükümranlık kuran Bizans İmparatorluğu ortadan kalkmıştır. Böylelikle Osmanlı Devleti’nin Anadolu ve Rumeli toprakları arasında Bizans‘ın neden olduğu tehlike de ortadan kalkmış oldu.

3- İstanbul’un Fethi ile Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan ticaret yolları da Osmanlının eline geçmiştir.

4- İstanbul’un fethinden sonra menfaatleri zarar gören Venedikliler ile Osmanlılar arasında düşmanlıklar başlamış ve ikisi arasındaki ilişkiler giderek bozulmuştur.

5- İstanbul’un fethinde savaş sırasında top kullanılmasının ne denli etkili ve önemli olduğu ortaya çıkmış böylece tarihte yapılan önemli savaşlarda top kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır.

6- İstanbul’un fethi, en güçlü kalelerin bile aşılmasının mümkün olduğunu göstermiş böylece Avrupa’da feodalitenin ve derebeyliklerin gücü azaldığından merkeziyetçi devletlerin gelişmesi için uygun şartlar oluşmaya başlamıştır.

7- İstanbul’un fethi sonucunda Osmanlı Devleti’nin Karadeniz, Ege denizi ve Akdeniz’de egemenlik ve ticaret üstünlüğü ele geçirmesi, İpek yolunun kontrolünü ele almasından dolayı Avrupalı Devletler dünya coğrafyasında daha başka ticaret yolları arayışına girmişler ve bunun neticesinde Coğrafi Keşifler başlamıştır.

8- İstanbul henüz kuşatılırken İstanbul’dan kaçan önemli bilim adamları, başta İtalya olmak üzere batıda başkaca Avrupa ülkelerine göç ederek yerleşmiş böylelikle doğu İslam medeniyetinden esinlenerek elde ettikleri bilgi ve deneyimleri oralara taşımışlardır. Bu ise Rönesans hareketlerinin başlamasında etkili olmuştur.

9- Fatih sultan Mehmet fetihten sonra İstanbul’un geliştirilmesi için birçok çalışmalar yaptırmış, bu da İstanbul dünyada bir kültür, ticaret ve medeniyet merkezi haline gelmesini sağlamıştır.

10- Osmanlı Devleti’nin alınamaz denilen İstanbul’u ele geçirmesinden sonra büyük ve önemli bir devlet konumuna gelmiş, itibarı daha da artmış bu ise Avrupalı devletlerin ilk defa Osmanlı içinde sürekli görev yapacak temsilcilikler oluşturmasına sebebiyet vermiştir.

11- Savaş kural ve kaideleri bakımından ele aldığımızda; başarı sağlanmasında deniz ve kara kuvvetlerinin bir bütün olarak koordineli hareket etmesinin, savaşın gidişatına tesir ederek derecede önemli sonuçları ortaya çıkaracağı görülmüştür.

12- İstanbul ele geçirildikten sonra, Osmanlı Devleti’nin başkenti yapılmış ve II. Mehmed’e “ülke alan, ülke açan” anlamına gelen ‘Fatih’ ünvanı verilmiştir.

13- İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı Devleti’nin Ortodoks Patrikhanesi’nin faaliyetlerini sürdürmesine karar vermesi, kendi yönetiminde bulunan Hıristiyanlara hoşgörülü davranması; Hıristiyan ittifaklarını bölerek Katolik Kilisesine karşı güç kazanılmasını sağlamıştır.

14- İstanbul’un fethi Ortaçağ sonu, Yeniçağın ise başlangıcı olmuştur.

15- Osmanlı Devleti’nin İslâm Alemindeki prestiji artmıştır.

16- Bu fetihle burada faaliyet gösteren Fener Rum Patrikhanesi Osmanlı Devletinin himayesine girmiştir.

{ 1 Comment }

Dünyanın Yıllık Hareketi Nedir

Dünya yörüngesinde dönerken farklı konumlarda farklı süreçler yaşanır. Mevsimlerin oluşumunda, Dünyanın güneşe yakın veya uzak olması değil alınan enerji miktarı önemlidir. Enerji miktarı ise Dünyanın yörüngesindeki dönüş hızı ile ilgilidir. Dünya güneşe en yakın konumdayken (günberi) yörüngedeki dönüş hızı en yüksektir. En uzak (gün öte) konumundayken ise dönüş hızı en düşüktür. Dünya bir taraftan kendi ekseni çevresinde dönerken, diğer taraftan da Güneş çevresinde dönmekte ve Güneş çevresindeki bir turunu 365 gün 6 saatte tamamlamaktadır.

Dünyanın, Güneş çevresinde izlediği yola yörünge denir. Yörünge elips şeklindedir. Bu nedenle Dünya zaman zaman Güneşe yaklaşır zaman zaman uzaklaşır. Yörüngenin bir düzlem olarak düşünülmesiyle, ekliptik düzlemi oluşmuştur. Dünya yörünge hareketi esnasında Güneşe yaklaşıp uzaklaşmaktadır. Ancak bu hareketin Dünyanın ısınması üzerindeki etkisi çok düşüktür. Çünkü Dünya, Güneşe en yakın konumdayken Kuzey Yarımkürede kış mevsimi başlar. Yer ekseni ekliptik düzleme tam dik değildir. Yani ekliptik düzlemi ile Ekvator birbiriyle çakışmaz. Bir başka ifade ile Dünya ekliptik düzlemi üzerinde 90° ‘lik bir açı ile durmaz.

{ Add a Comment }

Fütürizm (Gelecekçilik) – Özellikleri ve Temsilcileri

Akımın ortaya çıkışı 20. yüzyılın başında sanayileşme ile makineleşmenin ulaştığı düzeyle ilgilidir. İtalyan şairi Marinetti 1909’da Fransa’da fütürizm’in bildirisini yayımlar. Akımın öncüsü ve kurucusu olur. Bildiride makineye duyulan hayranlık, savaşın güzelliği ve gerekliliği, tehlike tutkusu, saldırganlık, gözü peklik, kadın düşmanlığı yüceltilir. Geçmişle ilgili ne varsa (gelenek, tarih, kitaplık, müze vb.) hepsinin yok edilmesi istenir. Marinetti ve arkadaşları Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra faşizme bağlanır ve Mussolini‘yi destekler. 1912’de fütürizm Rusya’da bir bildiriyle geleneksel sanat değerlerine başkaldırır.

Rus fütüristleri savaşa karşı çıkarlar. Çalışan kadınla erkeğe eşit gözle bakarlar, makineyi insana yararlı olduğu için överler. Bu tutumlarıyla İtalyan fütüristlerden ayrılırlar. Rus fütüristlerin de Marinetti’nin savunduğu ulusçuluk yoktu. Geçmişe duyulan tiksinti, küçük burjuva yaşam anlayışının yadsınması, daha aydınlık, dinamik ve yeni bir insan geleceği hakkındaki düşünceler, Rus fütüristlerinde daha güçlü ve ilerici bir tarihsel tabana dayanıyordu. I. Dünya Savaşı karşısındaki tutumları, bu iki ülkenin fütüristleri arasındaki temel ayrımı ortaya koyuyordu.

{ Add a Comment }