Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminde ülke Rumeli ve Anadolu olmak üzere iki eyalete (beylerbeyliği) ayrılmıştır. Ancak sınırların genişlemesiyle eyalet sayısı artmıştır. Eyaletler sancaklara, sancaklar kazalara, kazalar da köylere ayrılmıştır. Osmanlı merkezine bağlı eyaletlerin yöneticileri doğrudan merkezden atanmıştır. I. Murat döneminde Rumeli, Yıldırım Bayezıt döneminde Anadolu eyaletleri kurularak fethedilen yerlerin yönetimi kolaylaştırılmaya çalışılmıştır.

Sınırların genişlemesiyle eyalet sayısında artış olmuştur. Eyaletlerde padişahın otoritesini temsilen bulunan beylerbeyi, yönetimi altındaki eyaletin genel idaresinden sorumlu tutulmuş ve savaş zamanlarında emrindeki birliklerle orduya katılmıştır. Kazaların birleşmesiyle oluşturulan sancakları askeri idari görevleri olan sancak beyleri yönetmiştir.

Kazalarda güvenlikten subaşılar, idari ve adli işlerden kadılar sorumludur. Kadılar merkezden gönderilen emirleri halka ulaştırır, adli davaları çözer, belgeleri onaylar (noterlik), olağanüstü durumlarda alınan avarız vergilerini toplayıp merkeze ulaştırırlardı.

Taşra yönetiminde üst düzey yöneticilerin dışında görev yapan memurlar, yaptıkları hizmetlere karşılık maaş almaz, kanunlarla belirlenen vergi ve harçtan alırlardı. Bu görevlilerden muhtesipler, çarşı ve pazarların düzenlenmesinden; kapan eminleri, büyük tartıların bulunduğu yerlerde ürünlerden alınacak vergilerin toplanmasından; beytülmal eminleri, kamu haklarının korunmasından sorumludur.

Taşra Teşkilatının Bozulması ve Değişmeler

Dirlik sisteminin ve ekonomik yapının bozulması sonucu topraklar köylülerin elinden çıkıp, ayan, eşraf denilen kişilerin eline geçmeye başlamış, dirlik dağıtımında usulsüzlükler yapılmış, devletin nakit para ihtiyacının artmasına paralel olarak iltizam sistemi, dirlik sistemi aleyhine yaygınlaşmıştır. Bu dönemde mültezimler devlete karşı sorumluluklarını yerine getirmemiş, halktan ağır ve haksız vergiler toplamaya başlamışlardır. Beylerbeyleri ve sancakbeyleri görev yerlerine gitmeyip, görevlerini mütesellim (müsellim) adı verilen vekillere bırakmışlardır. Mütesellimlerin keyfi davranışları taşra teşkilatında bozulmalara neden olmuştur. XIX. yüzyılda bu aksaklık ve bozulmaları gidermek için çalışmalar başlatılmıştır. Bu çalışmalardan bazıları aşağıda verilmiştir:

– Eyaletlerdeki asker boşluğunu gidermek için redif birlikleri oluşturulmuştur.
– Anadolu ve Rumeli’de oluşturulan müşirlikler (valilikler) askeri ve idari yetkileri üstlenmiştir.
– Mahalle ve köylerde muhtarlık teşkilatı kurulup ayanlığın kaldırılması için önemli bir adım atılmıştır.
İltizam usulü kaldırılmış ve hâzinenin gelirlerini toplamak üzere muhassıllıklar kurulmuştur.
– 1864’te Vilayet Nizamnamesi yayınlanmış ve taşra yönetim birimleri, vilayet, liva (sancak), kaza ve köy şeklinde ayrılmıştır. 1871’de kazalarla köylerin arasında nahiyeler oluşturulmuştur.
– Eyaletlerde valiler, sancaklarda mutasarrıflar, kazalarda kaymakamlar, nahiyelerinde müdürler görevlendirilmiştir.