Etiket: dinin

Dini Bilgi Nedir – Dini Bilgi Örnekleri – Felsefe

Din, Tanrıcı ve Tanrı’yla ilişkisi içinde evreni, toplumu ve bu arada insanı açıklayan inanç sistemidir. Buna bağlı olarak din, Tanrı inancına dayanır ve insanın iç yaşayışıyla toplumsal yaşamı düzenler.

Dindeki bilgi Tanrı’ya dayanır; O’nun mutlak gerçekliği her şeyi kuşatır. Tanrı, suje – obje ikiliğini aşan ve kuşatan bir varlıktır. Bu bakımdan dinde suje – obje ilişkisi inanç yardımıyla kurulur. Din insanlara Tanrı’nın insanların içinden seçtiği elçileri yani peygamberleri aracılığıyla bildirilir. Dinler, insanları bazı düşünce ve davranışları benimsemede serbest bırakırken bazı düşünce ve davranışları ise benimsemeye ve yerine getirmeye zorlar. Bu nedenle her dinde inanç dinin özünü oluşturur.

Ayrıca ibadetlerle inancın pekiştirilmesi sağlanır. Dinin amacı, insanın manevi yaşantısına temel olmak, onun bu dünyadaki varoluşunu anlamlandırmaktır. Din, insanı sonluluğun ve ölümlülüğün yarattığı sıkıntıdan kurtarır, onu manevi bakımdan arındırır. İnanma ihtiyacı içinde olan insan, dinde kendisine sunulan bilgileri olduğu gibi benimser. Bütün yaşantısını bu bilgilere göre düzenler.

Dinin sağladığı bilgiler, hiçbir şekilde değiştirilemeyen, kesin ve mutlak doğrulardan oluşur. Yani bir dinin üyesi olan bir insan, bu dinin ortaya koyduğu bilgilerin doğruluğundan hiçbir şekilde şüphelenemez, bu doğrulan eleştiremez.

{ 1 Comment }

Günümüzde Yaşayan Büyük Dinleri Tanıyalım

MUSEVİLİK: Museviliğin temelini, Hz. Musa’nın yüce Allah’tan aldığı emir ve yasaklar oluşturur. Bu din Yahudilik şeklinde de anılmaktadır. Yahudiler, Yehova dedikleri tek tanrıya inanırlar. Kutsal kitapları Tevrat’tır (Ahdiatik). Musevi mabetlerine havra ve sinagog, din adamlarına da haham denir. Yahudilikte uyulması gerekli inanç ve ahlakla ilgili ilkeler “On Emir” olarak adlandırılır.

HRİSTİYANLIK: Bu dinin peygamberi Hz. İsa, kitabı ise İncil’dir. Hz. İsa’ya sağlığında 12 kişi inanmıştır. Bunlara havari denmiştir. İncil Hz. İsa’dan sonra yazılmaya başlanmış, ancak tahrif olmuştur. Hristiyanlık’ta vaftiz ve günah çıkarma gibi önemli ayinler vardır. Hristiyanlık zaman içinde Katoliklik, Ortodoksluk ve Protestanlık gibi mezheplere ayrılmıştır. Hristiyan din adamlarına, rahip, rahibe, papaz, keşiş vb. denir. Kutsal mabetleri ise kilise, katedral, manastır ve patrikhanedir.

İSLAMİYET: Yüce Allah tarafından gönderilen son ilahi din İslam’dır. Hz. Muhammed (s.a.v) bu dinin peygamberi olduğu gibi, son peygamberdir ve tüm insanlığa gönderilmiştir. İslam dininin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Müslümanların ibadet yerleri, cami ve mescitlerdir. Namaz, oruç, zekât, hac gibi temel ibadetleri vardır.

HİNDUİZM VE BUDİZM: Hinduizm; Brahmanizm olarak da adlandırılan ve çok tanrılı bir inanç sistemi olan bu dinde belli bir ibadet şekli yoktur. Hinduizm’de insanların öldükten sonra dünyadaki yaşamlarına bakılarak hayvan ya da insan bedeninde yeniden dirildiğine inanılır. Hindular ruhun ölmezliğine inandıklarından cesetleri yakarak küllerini Ganj nehrine atarlar.

BUDİZM: Kurucusu Hint asillerinden Buda’dır. Buda mutlu olabilmek için Nirvana’ya ulaşmak gerektiğini belirtir. Nirvana insanın bütün istek ve hırslarının yok olduğu, acıların bittiği saf ve temiz bir duruma ulaşmaktır. Budizm puta tapmayı ve insanları sınıflara ayırmayı yasaklamıştır. Budizm’de belli bir ibadet şekli yoktur. Kutsal kitabı, Tipitaka’dır.

{ Add a Comment }

Atatürk’ün Dinin Anlaşılmasına Verdiği Önem

Atatürk, “saf dini” gölgeleyen hurafeleri, batıl inanışlarla örülü anlayışı eleştirmiş ve dinin hurafelerden arındırılarak tertemiz kılınmasının gereklerine işaret etmiştir. Atatürk, “Temeli çok sağlam bir dinimiz var. Malzemesi iyi; fakat bina, yüzyıllardır ihmal edilmiş. Harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayı takviye etmek lüzumu hissedilmemiş. Aksine olarak birçok yabancı unsur-yorumlar, boş inançlar binayı daha fazla hırpalamış.” diyerek dinin özgün bir şekilde korunmasına dikkat çekmiştir. Atatürk’ün bu sözünde olduğu gibi o sonradan İslam dinine girmiş her türlü hurafe ve boş inanışlara karşı durmuş, akıl ve bilime dayalı bir din anlayışını benimsemiştir. İslam dininin özüyle uyuşmayan hurafeleri dinle ilgisi varmış gibi gösterip onları dinî çıkarları için kullananlarla mücadele etmiştir.

Atatürk, din hizmetlerinin daha sağlıklı yürütülmesi, halkın dinî konularda aydınlatılması ve dinini daha iyi öğrenip anlayabilmesi için bazı çalışmalar yapmıştır. Atatürk, Diyanet İşleri Başkanlığının kurulmasını sağlayarak din hizmetlerinin daha iyi yürütülmesine imkân yaratmıştır. Bununla birlikte İslam dininin daha iyi anlaşılmasını sağlamak için dinin temel kaynağı olan Kur’an-ı Kerim’in Türkçeye çevrilmesine, tefsirinin yapılmasına destek vermiş ve hadis kaynaklarının dilimize çevrilmesini teşvik etmiştir.

{ Add a Comment }

Atatürk’e Göre Din Vazgeçilmez Bir Kurumdur

Atatürk, dinin önemini çok iyi bilen bir liderdi. O, dinin toplumsal hayatın vazgeçilmez öğelerinden biri olduğunu, dinsiz milletlerin devamına imkân bulunmadığını söylemiştir. Bu konuyla ilgili bir sözünde şöyle demiştir: “Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur…” Başka bir sözünde aynı konuyla ilgili görüşünü, “Din vardır ve lazımdır…” diyerek belirtmiştir. Atatürk, dinin milletimiz için önemini bir sözünde şöyle dile getirmiştir: “Milletimiz dil ve din gibi iki fazilete sahiptir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz…”

Atatürk, dinin gelişmeye ve çağdaşlaşmaya engel olmadığı görüşünü savunmuştur. Bu konuyla ilgili bir sözünde şöyle demiştir: “Türk milleti daha dindar olmalıdır yani bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır, demek istiyorum. Bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum… Din şuura muhalif, ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor.”

{ Add a Comment }