ACEMİ OCAĞI: Osmanlı Devleti’nde Kapıkulu askerlerinin ilk eğitimi aldıkları kurum.

ANAYASAL KRALLIK (MEŞRUTİYET): Hükümdarın görev ve yetkilerinin anayasa ile sınırlandırılması ve hükümdarın da bu yasalara uyması yanında halkın da hükümdar ile birlikte yönetime katılması

ASKERİ: Devletin askeri yönetimine ait

AVAM KAMARASI: İngiltere’de, kral ile halk temsilcileri arasında 1215 yılında imzalanan Magna Charta’dan sonra oluşturulan, halk sınıflarıyla, serilerin temsil edildiği halk meclisi. 1285 yılında soylu meclisi olan Lordlar Kamarası ile birlikte toplanarak İngiliz parlamentosunu oluşturmuştur. Halk oyu ile seçilen temel yasama organı.

AVARIZ: Osmanlı Devleti’nde olağanüstü durumlarda özellikle de, savaş giderlerini karşılamak amacıyla toplanan vergi.

ÂYAN: Osmanlı Devleti’nde XVIII. yüzyıldan itibaren güç kazanmaya başlayan yerel egemenlerin yarı resmi adıdır. Dirlik sisteminin bozulmasından sonra devletin, asker ve vergi toplama işlerini üstlenen bu kişiler zamanla güç kazanmışlardır.

ÂYAN MECLİSİ: Osmanlı İmparatorluğunda üyeleri padişah tarafından atanan meclis (senato).

BAB-I ALİ: Yüksek kapı anlamında, Osmanlılar’da Sadaret (Başba-kanlık),Dahiliye, Hariciye (İçişleri ve Dışişleri Bakanlığı) ve Şurayı Devlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu bina.

BALYOS: Osmanlı Devleti’nde Venedik elçilerine verilen ünvan.

BOĞDAN: Osmanlı Devleti egemenliğindeyken, bugünkü Moldavya’ya verilen isim.

BURJUVAZİ: Tarihsel olarak Orta Çağ’da ortaya çıkan ancak Yakın Çağ’da önemi artan sınıf. Fabrika, atölye ve makine gibi teknolojik üretim araçlarına sahip olan sermaye sahibi insanlara verilen isim.

CARİYE: Düşman ülkelerine yapılan akmlarda ele geçirilerek veya yabancı ülkelerden kaçırılarak, mal gibi para ile alınıp satılan kız, kadın,kadın köle.

CÜLUS BAHŞİŞİ: Osmanlı Devleti’nde yeni hükümdarın tahta çıkışı nedeniyle kapıkulu askerlerine, ulemaya ve öteki devlet memurlarına verilen bahşiş.

ÇAR: Rus imparatorlarına verilen ünvan. Rusya’daki yerel egemenlerden birinin ötekiler üzerinde egemenlik kurarak oluşturduğu siyasal yapı.

ÇİFT VERGİSİ: Osmanlı Devleti’nde, Rüsum-ı Örfiye türünde vergi yükümlülüğü. En az bir çiftlik genişliğinde toprak işleyen Müslüman reayadan yılda bir kez alınan ve bölgelere göre 10 akçeden 50 akçeye kadar değişiklik gösteren vergi. Herhangi bir nedenle işlediği toprağı terk eden reaya bu vergisini ödemeyi sürdürürdü. O zaman bu vergi Çift Bozan adını alırdı.

DARPHANE: Madeni paraların, madalyaların ve mühürlerin basıldığı yer.

DARÜL FÜNUN: 1846 yılında Padişah Abdülmecit tarafından ku-rulmuş, fen bilimleri okulu.

DENGE POLİTİKASI: Bir devletin çıkarları doğrultusunda başka devletlerle anlaşması durumu

DEREBEYLİK (FEODALİTE) : Feodalizmin siyasal ve toplumsal alanda özellikle, Orta Çağ’da görülen biçimi. Mülkiyetindeki topraklarda yerel egemenlerin büyük oranda yasama, yürütme ve yargı yetkisine sahip olduğu feodal düzen.

DOMİNYON: Büyük Britanya İmparatorluğunun Sanayi Devrimi’nden sonra, birinci derecede önemli sömürgelerinde oluşturduğu sistem. (İngiltere devletler topluluğu). Büyük Britanya ile eşit siyasal haklara sahip olan bu ülkeler, ekonomik (sermaye ve teknoloji) ve askeri alanlarda bağımlı özelliklere sahiptir.

DONANMA: Bir devletin deniz kuvvetlerinin tümüne birden verilen isim.

DUYUN-U UMUMİYE İDARESİ: Genel borçlar yönetimi.

EBCED HESABI: Arap alfabesindeki her harfin bir sayıyı göstermesi kuralı ile harflerden seçilerek düzenlenmiş anlamlı dizilerle bir olayın meydana geldiği yılı belirtme yolu.

EMPERYALİZM: Bir devletin diğer ülkeleri denetim altına alması veya ekonomik ve kültürel denetimi altında bulundurması.

ENDERUN: Osmanlı Devleti’nde Topkapı Sarayı’nın bir bölümü. Enderun uzun süre Osmanlı Devleti’ne bürokrat, komutan ve sanatçı yetiştiren bir okul olmuştur.

ENTERDİ: Kiliseye karşı gelen ülkede bütün dini işlerin durdurulması

EŞRAF: Bir yerin ileri gelenleri,zenginleri

EVKAF: Vakıfların tümüne verilen isim. Bugünkü Vakıflar Genel Müdürlüğü

EYALET: Genellikle federal ya da imparatorluk özelliğine sahip devletlerin ülke yönetiminde uygulanan, ilden büyük, birden çok ili yönetiminde tutan idare birimi.

FEDERAL SİSTEM: Birden çok eyaletin ya da devletin (siyasal birim) kendi egemenliğini koruyarak tek bir merkezi yapı altında, kendi isteği ile oluşturduğu örgütlenme biçimi. Federal yapılarla, merkezi hükümet arasındaki hak ve yetkiler anayasa ile belirlenir. Bu yapıdaki devletlere en iyi örnek Almanya ve ABD ‘dir.

FERMAN: Osmanlı padişahlarının herhangi bir konu üzerine yazdığı resmi buyruk.

FETRET DEVRİ: İslam devletlerindeki bunalım dönemleri. Bu dönemlerde hükümdar adaylarının savaşları ve mücadeleleri oldukça sertleşir, devlet otoritesi, zayıflar. Toplumsal, ekonomik ve siyasal alanlarda belirsizlikler yaşanır.

FETVA: İslam dinine ait, şerii ve hukuksal bir konuya hüküm niteliği taşımamak koşuluyla uzmanlarca verilen görüş biçimindeki yanıt.

GANİMET: Müslüman devletlerin savaşta yenilgiye uğrattığı düşmandan almış olduğu mal, para, tutsak gibi taşınır değerler.

GEÇİCİ ELÇİLİK: Avrupa’daki gelişmeleri incelemek ve gelişmelerden haberdar olmak için gönderilen gezici elçilik heyeti

GİYOTİN: Fransa’da ölüme mahkûm edilenlerin başlarının kesilmesinde kullanılan araç. Anatomi uzmanı Dr. Giyotin tarafından geliştirilmiştir.

HAHAM: Musevilikte bir Yahudi cemaatine ruhani önderlik ve dinsel öğretmenlik yapma yetkisine sahip din adamı. Dinsel törenleri yönetir, vaaz verir ve inananlara yol gösterir.

HAREM: Eskiden, İslam kültüründe hükümdarların, devlet adamlarının, soyluların konutlarında, kadınların bulunduğu yasak bölge.

HATT-I HÜMAYUN: Osmanlı padişahlarının yazılı buyrukları.

HAVARİ: Hz. İsa’ya inanan ilk Hristiyanlara verilen isim. Bunlar; Petrus ve kardeşi Andreas, Yakup, Yuhanna, Filipus, Bartolomeus, Matta, Thomas, Küçük Yakup, Taddeus, Simonve Yahuda ve İskaryot’tur.

HÜMANİZM: Orta Çağ’ın sonlarında batıda bilimsel ve kültürel gelişmeleri yeniden canlandırarak Rönesans dönemini başlatan hareket.

İDADİ: Bugünkü liselere denk olan, 1883 yılında açılan ve öğrencileri yüksek öğrenime hazırlayan okul. Buraya girebilmek için ortaokul dengi bir okul olan rüştiyeyi bitirmek gereklidir.

ISLAHAT: Genel olarak herhangi bir kuruluşta, devlet düzeninde eskimiş ya da bozulmuş olan yanları düzeltme.

İKON: Ortodoks kiliselerinde ve evlerde bulunan Hz Isa, Meryem Ana ve Hristiyan azizlerin tasvirlerir. Genellikle çam ve ıhlamur ağacından tahta levhalar üzerine yapılırdı.

İLTİZAM: Osmanlı Devleti’nde hazine (Beytül Mal) malı bir gelir kaynağının belli bir ücret karşılığında ( açık artırma ile) kişilere satılması yöntemi.

İMTİYAZ ( AYRICALIK – KAPİTÜLASYON ): Bazı topluluklara ya da kişilere başkalarından farklı olarak verilen, izin, ruhsat, hak.

İNCİL: Sözcük anlamı müjdedir. Hristiyanlar’ın kutsal kitabıdır. Otuzdan fazla farklı yazımı vardır. Ancak en yaygın olanı Matta, Luka, Markos ve Yuhanna tarafından derlenenlerdendir. Tevrat’ın devamı gibi olup Hz.İsa’nın ölümünden sonra yazılmıştır.

İSKAN: Yerleştirmek

İSTİHKAM: Düşmana karşı savunma yapmak için yapılan yerin adı

İSTİMALAT: Fethedilen yerlerdeki halka hoşgörülü ve adil davranarak onları devlete bağlama politikası.

JAKOBENLER: Fransız Devrimi’nin en ünlü siyasal grubu. Cumhu-riyetçi ve devrimci etkinliklerini 1792 yılından sonra giderek artıran bu grup 1793-1794 yıllarında devrimci hükümeti ele geçirip terör es- tirmiştir.

JÖN TÜRKLER: II. Mahmut zamanında kurulan Harbiye ve Tıbbiye adı verilen batı tarzında eğitim yapan kurumlardan yetişenlerin oluşturduğu Osmanlı aydınları.

KADI: İslam devletlerinde kazai ve adli yetkileri olan kişi. Bugünkü yargıç, savcı ve kaymakam yetkilerine sahiptir. Şerii ve Örfi yasalara göre hüküm verir.

KAFA VERGİSİ ( CİZYE ): İslam devletlerinde Müslüman olmayan erişkin erkeklerden korunmalarının karşılığı (askerlik yapmadıkları için) olarak alınan güvenlik vergisi.

KAFES: Topkapı Sarayında padişah oğullarının XVII. yüzyıl başla-rından beri bir çeşit tutuklu yaşamı sürdürdükleri, yüksek duvar ve şimşir ağaçları ile çevrili, harem dairesine bitişik ve birçok odalarla on iki bölümden oluşan yapı.

KAİME: Abdülmecit zamanında ilk defa 1841 yılında basılan kağıt para

KAPİTALİZM: Devletin ekonomiye müdahale etmediği serbest ekonomik tarz.

KARDİNAL: Papayı seçen, ona danışmanlık eden ya da onun yardımcılığını yapan yetmiş beş papazdan her biri.

KATOLİK: Sözcük anlamı evrensel ve gereklidir. Roma Kilisesi kendisine bu payeyi vermiştir. Bununla bütün dünyada tanınmayı amaçlamıştır. Roma-Vatikan’da bulunan papayı dinsel önder olarak kabul eden Hristiyanların Latin yorumlu mezhebi.

KETHÜDA: Kahya,yardımcı,üst düzey devlet görevlilerinin yardımcısı,saray hizmetinde çalışan belirli esnaf (Arabacılar, şamdancılar,kilerciler vs.) gruplarının başı olan kişi.

KOMÜNİZM: Sanayi devriminden sonra ortaya çıkan,özel mülkiyet yerine devletçiliği savunan,tek parti ve düşüncenin olduğu baskıcı rejim

KONFEDERASYON: Federasyonlardan veya küçük devletlerden oluşmuş yönetim tarzı

LALA: Osmanlı şehzadelerinin gerek sancaklarda ve gerekse, kafeste eğitiminden sorumlu olan öğretmen devlet adamı.

LEVENT: Osmanlı donanmasında görev yapan asker.

LİBERALİZM: Bir ekonomik ve siyasal düşünce akımı. Devletin halka tanıdığı özgürlükleri artırması, devletin yurttaşların haklarını savunması gerektiğini ve devletin ekonomik yaşama kesinlikle karışmaması gerektiğini savunan düşünce. Sanayi Devrimi’nden sonraki E dönemlerde (Serbest Rekabetçi Dönemde) tam anlamıyla uygulanmıştır. Daha sonradan ortaya çıkan tekelleşme nedeniyle Liberal ekonominin temel dayanağı olan serbest piyasa koşulları ortadan kalkmıştır. Günümüzde yeniden önem kazanmıştır.

LİVA: Osmanlı Devleti’nde il ile ilçe arasındaki bir büyüklüğe sahip, en çok oy alan siyasi partinin ya da kişinin milletvekili seçildiği seçim bölgesi.

LORDLAR KAMARASI: İngiltere’de iki meclisli İngiliz Parlamentosu’nun üst meclisi. Üyeleri İngiltere piskoposları, ünlü soylular ve yüksek yargıçlardan oluşur. Başlıca işlevi bazı yasa tasarılarını Avam Kamarası’ndan önce gözden geçirmektir. Yasaları erteleyebilir, ancak yasallaşmasını engelleyemez. İlk kez 1285 yılında Avam Kamarası’yla birlikte toplanarak parlamentoyu oluşturmuştur.

MALİYE NAZIRI: Osmanlılarda devletin gelir ve giderlerinin tutulduğu maliye teşkilatının yöneticisi.