Etiket: cumhuriyet

Kemal Tahir Hakkında Kısa Bilgi

Kemal Tahir ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi (1910 – 1973):

Cumhuriyet döneminin önde gelen roman yazarları ve düşünürleri arasındadır. Siyasi ve tarihi romanlarıyla tanınmıştır. Özellikle son Osmanlı ve ilk Cumhuriyet yıllarının siyasi atmosferi, romanlarının da düşüncelerinin de başlıca konusudur. Bunun yanında Osmanlı Devletinin kuruluşu (Devlet Ana) ve Cumhuriyet döneminin ilerleyen yıllarında ortaya çıkan bazı kültürel gelişmeler (Bozkırdaki Çekirdek) de yazarın konuları arasında sayılabilir.

Galatasaray Lisesinde sürdürdüğü eğitimini annesinin hastalığı nedeniyle yarım bırakarak okuldan ayrılan Kemal Tahir, avukat katipliği, gazetecilik ve maden işletmelerinde ambar memurluğu gibi görevlerde bulundu. Yayın dünyasında muhabirlik, yazarlık, çevirmenlik ve düzeltmenlik yaptı.

İlginç tarafları da olan Kemal Tahir, polisiye Mike Hammer romanlarını Türkçe’ye çevirdi ve ayrıca film senaryoları da kaleme aldı. Kemal Tahir, Batıdan alınan düşüncelerin Türkiye’ye mal edilmesi konusunda öncü düşünürlerden biridir. Bu özelliğiyle çok sayıda yazar ve bilim adamını etkilemiş, etkileri günümüzde de devam etmektedir.

Romanlarında da Türkiye’ye ve Türk insanına özgü konuları işlemeye gayret eden yazarın önemli roman ve hikaye kitapları arasında şunlar sayılabilir: Esir Şehrin İnsanları, Esir Şehrin Mahpusu, Kurt Kanunu, Yol Ayrımı, Yorgun Savaşçı, Köyün Kamburu, Karılar Koğuşu vb.

{ Add a Comment }

Roma Medeniyeti Hakkında Bilgi

Roma Uygarlığı’nın Özellikleri: Arkeolojik araştırmalar bugünkü İtal-ya’da uygarlığın Orta Taş Çağı’ndan itibaren başladığını göstermektedir. M.Ö. 3OOO’lerde Yeni Taş Çağı’nda da (Cilalı Taş Çağı) bu coğrafyaya büyük göçlerin olduğu görülmüştür. Buraya göç eden kadimlerden İtalikler ve daha sonraki zamanlarda gelen Etrüks’ler Roma Uygarlığı’nın temelini atmışlardır. İtalya Yarımadası ve Akdeniz çevresinde kurulan büyük bir uygarlığa adını veren Roma Şehri, M.Ö. 753 yılında Romulus tarafından kurulmuştur.

Devlet Yönetimi: Başlangıçtan M.Ö. 5lO yılına kadar Roma, krallık ile yönetilmiştir. M.Ö. 5lO yılında krallık yönetimine son verilmiş ve Cumhuriyet dönemi başlamıştır. Cumhuriyet döneminde devlet Konsül adı verilen iki yüksek memur tarafından yönetilmiştir. Cumhuriyet Dönemi M.Ö. 27 tarihinde sona ermiştir. Bu tarihte Oktavionus‘a Augustus ünvanı verilerek İmparatorluk dönemi başlamıştır. Bu dönemde iç güvenlik sağlanarak halkın refah seviyesi yükseltilmeye çalışılmıştır.

M.S. III. yüzyıldan itibaren merkezi otoritenin zayıflaması, Kavimler Göçü, savaşların uzun sürmesi ve iç karışıklıklar nedeniyle imparatorluk MS. 395 tarihinde ikiye ayrılmıştır. Batı Roma İmparatorluğu 476 yılında yıkılırken Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans İmparatorluğu) varlığını 1453’e kadar sürdürdü.

Sosyal Hayat:  Roma toplumu patriciler, ptepler ve köleler olmak üzere üç sınıfa ayrılmıştır. Patriciler; Romalı soylulardan meydana gelmiştir. Mülkiyet, devlet memuru ve asker olabilme hakkına sahiptirler. Ptepler, Roma’ya sonradan gelip yerleşenlerin oluşturduğu sınıftır. Hiçbir siyasi hakka sahip değillerdir. Daha çok tarım, hayvancılık ve ticaretle uğraşmışlardır. Köleler; Roma’nın işgali altındaki ülkelerden getirilmişlerdir. İlkçağ toplulukları içerisinde köleliğin en derin haliyle yaşandığı yer Roma İmparatorluğu olmuştur. Bu yüzden yer yer köle isyanları olmuştur. Bunlardan Spartacus isyanı en meşhur olanıdır.

Ekonomik Hayat: Romalılar ilk dönemlerde tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır. Zamanla Akdeniz ve çevresinin Roma egemenliğine girmesi Roma’nın zenginleşmesini sağlamıştır, yapılan yollar sayesinde ticaret gelişmiştir.

Sanat ve Mimari: Roma uygarlığı mimari ve sanatsal açıdan büyük bir gelişme göstermiştir. Romalılar Yunan tiyatrolarına yeni bir boyut kazandırmışlardır. Çeşitli yarışmalar ve gösteriler için kullanılan amfi tiyatrolar, hayvan ve insan dövüşlerinin yapıldığı bir alan olarak kullanılmaya başlamıştır.Yapılarda kemerli ve kubbeli yapı tekniğini geliştirmişlerdir. Romalıların geliştirdikleri mimari üslup günümüze kadar varlığını korumuştur.

Din ve İnanış: Romalılar; çok tanrılı inanca sahip olup Yunan tanrılarını benimsemişlerdi. Tanrılarını insan şeklinde düşünmüşlerdir. Bu yüzyılda Roma egemenliğindeki Filistin topraklarında Hristiyanlık dini ortaya çıktı. Önceleri bu dine karşı olan Romalılar 313 tarihinde Hristiyanlığı serbest bırakmış 381’de de devletin resmi dini haline getirmişlerdir.

Hukuk: Roma’daki hukuki prensipleri ve uygulamalarının kökeni, M.Ö. 444’ten kalma Oniki Levha Kanunları’na ve 530 yılı civarında İmparator Jüstinyan‘ın yaptığı kanunlara dayanır. Özellikle Patriciler (Yönetici) ile Plepler (Yönetilen) arasındaki mücadeleler bu kanunlara zemin hazırlamıştır. Zamanla gelişen Roma hukuku günümüz Avrupa Hukuku’hun temelini oluşturmaktadır.

Yazı Dil ve Edebiyat:  Latince konuşan Romalılarda edebiyat Yunan edebiyatının etkisinde gelişmiştir Roama lılar özellikle tarih yazıcılığı ve hitabet sanatında büyük bir gelişme göstermişlerdir. Çiçero Rönasans’ın en yünlü hatibidir. “Bir kütüphanesi ve bir bahçesi olan insan, başka hiçbir şeye ihtiyaç duymaz.” Çiçero

NOT: Sabahat Atlan’ın Roma Tarihinin Ana Hatları isimli eserinden yararlanılmıştır.

Antalya masaj salonu

Akseki masaj salonu

Aksu masaj salonu

{ Add a Comment }

Roma İmparatorluğu Tarihi ve Roma Uygarlığı

M.Ö. 753’te İtalya’da, Romulus tarafından kurulan Roma Devleti, sırasıyla krallık, cumhuriyet (M.Ö. 510) ve imparatorluk (M.Ö. 27) devirlerini yaşamıştır. Cumhuriyet döneminde büyük bir gelişme gösteren Roma, Akdeniz’in etrafındaki geniş bir alana, Fırat Nehri’nden Atlas Okyanusu’na kadar olan bölgeye hakim olmuştur.  Kavimler Göçü’nden sonra giderek toprak kaybeden Roma, 395’te ikiye ayrılmış; Batı Roma 476’da, Doğu Roma (Bizans) ise 1453’te yıkılmıştır. Roma’nın yönetiminde, bir danışma meclisi sayılan senatonun ve senatonun seçtiği konsüllerin rolü olmuştur. Romalılar hakim oldukları geniş coğrafyayı güçlü ordularla kontrol altında tutmuşlardır. Roma halkı genel olarak üçe ayrılmıştır. Bunlardan en önemli bölümünü Roma’nın yerlisi sayılan Patriciler oluşturmuştur. Bu sınıfın yanı sıra Roma’ya sonradan gelen Plebler’le köleler toplumun diğer kesimlerini oluşturmuştur. Yönetim, Patricilerin elindedir. Ancak zamanla güçlenen Plebler’in siyasi hak arama mücadelesine başlamaları sonunda Cumhuriyet devrinde On iki Levha Kanunları yapılmıştır. Bu kanunlar zamanla geliştirilmiş ve Avrupa hukukunun temeli olan Roma hukuku ortaya çıkmıştır.

Eski Çağ’da sınıflar arası mücadele hukuk anlayışının gelişmesine zemin hazırlamıştır. Roma’da başlangıçta çok tanrılı bir inanç sistemi varken, sonradan Hristiyanlık kabul edilmiştir. Başlangıçta Hristiyanlığın yayılmasını engellemeye çalışan Roma yönetimi, Milano Fermanı’yla (313) Hrıstiyanlığı serbest bırakmış, 381 yılında da resmi din olarak kabul etmiştir. Romalılar günümüzde yaygın olarak kullanılan Latin alfabesine ve Miladi takvime son şeklini vererek dünya uygarlığına önemli katkılarda bulunmuşlardır. Romalılar Bergama krallığına son vererek Anadolu’yu hakimiyet altına almışlardır. Anadolu’yu eyaletlere ayırarak yöneten Romalılar, burada birçok yol, köprü, kütüphane, tiyatro, tapınak, stadyum, hipodrum, hamam ve su yolu yaparak Anadolu’nun kalkınmasında rol oynamışlardır.

Anadolu’da bulunan en önemli Roma eserleri, Bozdoğan Su Kemeri, Çemberlitaş (İstanbul), Ogüst Tapınağı, Roma Hamamı (Ankara) ve Aspendos Tiyatrosu (Antalya)’ dur. Anadolu’yu kendileri için bir tahıl ve gıda merkezi olarakta gören Romalılar baskıcı bir yönetim sergilemedikleri için Anadolu’nun yerli kültürleri devam etmiştir.

{ Add a Comment }