Kilise, otoritesini sağlamlaştırmak amacıyla Hıristiyanlığı istediği şekilde yorumlamaya, her alanda görüş belirtmeye başlamıştır. Her şeyin İncil’de açıklandığını, başka düşüncelerin dine karşı olduğunu savunan ve böylece bilimsel gelişmelere karşı çıkan, baskıcı ve taassuba dayanan bir anlayış ortaya çıkmıştır. Kilisenin resmi ideolojisi olan bu anlayışa “Skolastik Düşünce” denmiş, skolastik düşünce Ortaçağ Avrupa’sına damgasını vurmuş, kilise ve papalığın gücünü arttırmıştır. Avrupa’da karanlık bir dönemin yaşanmasında neden olan Skolastizm, genelde Katolik dünyasında etkili olmuş, Ortodokslar fazla etkilenmemiştir.