Bu yaklaşımın temelinde insan yer alır. Bu yaklaşıma göre insanın doğumla başlayan ve ömür boyu süren gereksinimleri vardır. Bu gereksinimlerin giderilmemesi insan kişiliğinin bütünleşmesini olumsuz yönde etkiler. İnsan gelişme gücünü kendinden alan, oluşum halinde olan bir varlık olarak değerlendirilir. İnsan yaşanan an içinde ele alınmalıdır. Duygu, algı, anlayış, davranış biçimlerinde kişisel farklar bulunduğu için her insan başlı başına bir varlık olarak değerlendirilmelidir.

Genel özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Bu yaklaşım, insanı yalnızca tepkide bulunan varlık olarak gören yaklaşımlara karşıdır.
  • İnsanın gelişme gücünü kendinden alan bir varlık olduğunu savunmuşlardır.
  • Dünya ve olayları kendine özgü bir biçimde algılayan insanın, öznel yaşantısını ön plana çıkartmışlardır.
  • Davranışları anlayabilmenin koşulu “insanın kendine özgü hayat anlayışı”nı bilmektir.
  • Deney yöntemini reddetmişler ve daha çok içe- bakış ve empati yöntemini kullanmışlardır.
  • Psikolojiyi felsefeye yaklaştırmışlardır.
  • Temsilcileri Maslovv ve C. Rogers’tir.