Akımın ortaya çıkışı 20. yüzyılın başında sanayileşme ile makineleşmenin ulaştığı düzeyle ilgilidir. İtalyan şairi Marinetti 1909’da Fransa’da fütürizm’in bildirisini yayımlar. Akımın öncüsü ve kurucusu olur. Bildiride makineye duyulan hayranlık, savaşın güzelliği ve gerekliliği, tehlike tutkusu, saldırganlık, gözü peklik, kadın düşmanlığı yüceltilir. Geçmişle ilgili ne varsa (gelenek, tarih, kitaplık, müze vb.) hepsinin yok edilmesi istenir. Marinetti ve arkadaşları Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra faşizme bağlanır ve Mussolini‘yi destekler. 1912’de fütürizm Rusya’da bir bildiriyle geleneksel sanat değerlerine başkaldırır.

Rus fütüristleri savaşa karşı çıkarlar. Çalışan kadınla erkeğe eşit gözle bakarlar, makineyi insana yararlı olduğu için överler. Bu tutumlarıyla İtalyan fütüristlerden ayrılırlar. Rus fütüristlerin de Marinetti’nin savunduğu ulusçuluk yoktu. Geçmişe duyulan tiksinti, küçük burjuva yaşam anlayışının yadsınması, daha aydınlık, dinamik ve yeni bir insan geleceği hakkındaki düşünceler, Rus fütüristlerinde daha güçlü ve ilerici bir tarihsel tabana dayanıyordu. I. Dünya Savaşı karşısındaki tutumları, bu iki ülkenin fütüristleri arasındaki temel ayrımı ortaya koyuyordu.