Browsing: YAŞAM

Astrolojiden Nasıl Yararlanabiliriz – Faydalanmanın Yolları

Astrolojinin arketiplerinden yani temel kavramlarından bahsetmek gerekirse gezegenler, burçlar ve evlerin anlamlarım kafanızda şekillendirdikten sonra sıra hepsini bir araya getirip bir bütün oluşturmaya geliyor. Gelelim bütün bunları nasıl birleştireceğiz ve bize neyi ifade edecekler sorusuna…

Doğum haritamız bize kendimizi ve çevremizi anlamak ve potansiyellerimizi belirlemek açısından çok önemli ipuçları verir. Astroloji sayesinde gizli kalmış yönlerimizin varlığından haberdar olabilir ve hiç bilmediğimiz yeteneklerimizi ortaya çıkartma fırsat bulabiliriz Güneşimizin benliğimizi, ayımızın duygularımızı, yükselen burcumuzun ise sosyal kimliğimizi belirlediğini daha önce de anlatmıştık. İlksel üçlümüzü iyice anladıktan sonra diğer gezegenlerimize ve konumlarına bakmaya başlayabiliriz..

Değerlerimizi nasıl kullandığımızı anlamak için Venüs’ümüze, enerjimizi hangi alanlarda ve nasıl yönlendirdiğimizi anlamak için marsımıza, hayatta genişleme ve büyümeyi hangi alanlarda gerçekleştirebileceğimizi ise Jüpiter’imize bakarak yorumlayabiliriz. Kendimizi nerede eksiklenmiş hissettiğimizi ve kısıtlandığımız ve korku duyduğumuz alanları ise Satürn’ümüz belirler.

Satürn’ün bulunduğu ev ve burcun temsil ettiği alanlarda bir ders alabilir engellerimizi aştıktan sonra yolumuza daha kolay devam edebiliriz. Uranüs orijinalite anlayışımızı, Neptün kalıplardan nerede kurtulmak istediğimizi, Plüton ise yenilenmeyi nerede bulabileceğimizi anlamamıza yardımcı olurlar..

Bir doğum haritasında her gezegen bir burca ve eve düşer ve bunlar kendi aralarında da etkileşim yapabilirler. Etkileşim içinde olup olmadıkları ise birbirleriyle yaptıkları açılara bakarak anlaşılabilir. Açılar iki gezegenin enerjilerinin birbiriyle nasıl bir etkileşim içinde olduğunu ve hangi alanlarda gerdim veya uyum yaratabileceğini açıklamak bakımından çok önemlidir.

{ Add a Comment }

Horoskop Yorumlama – Horoskop Yorumunda Açılar

Öncelikle açının ne olduğunu açıklamaya çalışalım. Gök haritası 360 derecelik bir çemberdir ve 30’ar derecelik 12 eve bölünür. Bu çemberin belli noktalarına düşen gezegenler arasında oluşan uzaklıkların ölçümüne ise açı denilir. Açılar haritadaki güçlerin birbiriyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu anlamamız için gerekli anahtarlardır.

Tabii her gezegen arasında açı oluşacak diye bir kural yoktur. Ama eğer açı oluşuyorsa ortada güçlü bir etkileşim vardır ve bu etkileşimin niteliğini ise açıların dereceleri belirler; Kısaca bir örnek vermek gerekirse bir doğum haritasında Merkür’ün ve Mars’ın birbiriyle güçlü bir açı yaptığım düşünelim. Arketiplerimize göz attığımızda Merkür’ün zihinsel gücü, bilgiyi ve iletişimi temsil ettiğini görüyoruz. Mars ise enerji ve mücadelenin simgesi olduğuna göre bu iki gezegen birbiriyle etkileşim yaptığında marsın Merkür’e enerji yüklemesi yaptığını ve iletişimi güçlendirdiğini söyleyebiliriz. Fakat bu etkileşimin nasıl bir etkileşim olduğunu anlamamız için açıların derecelerini de hesaba katmamız gerekir.

KAVUŞUM: İki gezegenin birbiriyle birleşmesi ya da çok yakın bulunması durumudur. Çoğunlukla bu birleşim aynı evde ve burçta meydana geldiğinden iki gezegenin enerjisini de bulunduğu evden ve burçtan fazlasıyla etkilenir ve birbirini güçlendirir. Bu birleşme bazı konumlarda olumlu olarak yorumlanabilirken bazen zorlanmalara yol açabilir.

KARŞIT AÇI: burada iki gezegen haritada birbirleriyle karşıt durumdadırlar. Tam bir karşıt açı 180 derecede oluşur. Bu gerilimli bir açı olarak yorumlansa da kişi iki gücü dengelemeyi öğrenebilirse çok olumlu sonuçlar elde edebilir.

ÜÇGEN AÇI: Tam bir üçgen açı oluşması için iki gezegenin birbirine olan uzaklığının 120 derece olması gerekir. Burada iki gücün birbiriyle uyum içinde çalıştığını ve desteklediğini görebiliriz.

ALTMIŞLIK AÇI (sextile): İki gezegen arasında 60 derecelik bir açı oluşmasıdır, birbirini destekleyen bir durumun söz konusu olduğunu açıklar. Gezegenlerin enerjisi uyumludur.

KARE AÇI: İki gezegenin arasında 90 derecelik bir açı oluşmasıdır ve enerjilerin birbiriyle sürtüşme halinde olduğunu açıklar. Fakat enerjileri körükleyen bir yapısı olduğundan iyi incelenerek yorumlanmalıdır.

{ Add a Comment }

Difenbahya Zararlı mı

Bizler Difenbahya bitkisini daha çok ağlayan çiçek adıyla bilmekteyiz. Evlerimizde ve ofislerimizde kullandığımız bu şık bitkinin sağlık için zararlı olduğu iddiaları ortaya atılmıştı. Hatta biran evvel yaşam alanlarımızdan atılması gerektiği ifade edilen bu bitkinin gerçekten zararlı olup olmadığı uzmanlar tarafından cevaplandı. İşte bu cevaplara göre ağlayan çiçek bitkisine nasıl yaklaşılması gerektiği aşağıda uzunca anlatılmıştır.

Çocuklar İçin Zararlı

Bu bitki üzerinde ya da içerisinde oluşan sıvıların özellikle çocuklar için son derece tehlikeli olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor. Zehirlenmelere neden olabilecek bu sıvıya çıplak elle dokunulmaması gerektiği yapılan uyarılar arasında başı çekmektedir.

Bu kapsamda Difenbahya bitkisinin budanması gibi durumlarda ele eldiven geçirilmesi ve böylece gerekli işlemlerin yapılması gerektiği ifade ediliyor. Eğer evde çocuk var ise çocukların da bitkiden uzak tutulması gerektiği ifade ediliyor.

Bitkinin özsuyunun zararlı olmasına rağmen kendisinin hiç de zararlı olmadığı ifade ediliyor. Öyle ki tam tersine ortamda bulunan zararlı nesneleri temizlediği de söylenmektedir. Dolayısıyla Difenbahya bitkisinin suyuna dokunmadan istediğimiz yerde besleyebiliriz. Ayrıca şık görünümü de ortama farklı bir hava katmaktadır.

Eğer sizler de bu bitkiye sahip iseniz evinizden veya işyerinizden atmanıza gerek yoktur. Sadece bakımını yaparken gerekli özeni göstermeniz ve eldiven kullanmanız yeterli olacaktır. Bunun haricinde işin ehli olmayan kimseler tarafından ileri sürülen iddialara da aldırış etmemenizi sizlere tavsiye ederiz.

{ Add a Comment }

Gebelikte Anne Adaylarının Dikkat Etmesi Gerekenler

Gebelik, her kadın için oldukça normal bir süreçtir. Ancak kimi zaman gebelik durumunda bazı risk durumları ortaya çıkabilir. Bunları önlemek için de hamilelik öncesinde ve hamilelik sırasında anne adaylarının dikkat etmesi gereken bir takım kurallar vardır. Bu kurallara dikkat edilerek hem anne hem de bebek için rahat bir hamilelik gerçekleştirilmesi sağlanır.

Sağlıklı Beslenme

Anne adaylarının dikkat etmesi gereken ilk durum sağlıklı beslenmedir. Çünkü annelerdeki tüm vitamin ve mineraller bebeğe aktarılır. Annenin sağlıklı bir şekilde beslenmesi; bebeğin de sağlıklı olmasına zemin hazırlar bu nedenle de annenin hamilelik döneminde sağlıklı beslenmesi son derece önemlidir.

Anne adaylarının sigara ve alkol gibi zararlı maddelerden de uzak durması gerekir. İçilen sigaranın miktarı bu dönemde önemli değildir. Az da içmek çok da içmek bebek için son derece sağlıksızdır. Üstelik bebeği ve anne adayını da riske düşüren bir durumdur.

Yatış Pozisyonu

Anne adayının yatış pozisyonu hem annenin kendisi hem de bebek için rahatlatan bir pozisyonda olmalıdır. Bunun için en uygun yatış pozisyonu anne adayının sola doğru yattığı pozisyonlardır. Çünkü sola doğru yatan anne bebeğe daha fazla kan ve oksijen gitmesine yardımcı olur. Bu sayede bebeğin sağlıklı gelişimine de katkı sağlanır. Anne aşısından da fazla kan pompalandığı için ödem ve şişliklerde azalma durumu sağlar.

{ Add a Comment }

Ege’nin Otları Ömrü Uzatıyor – Ege’de Yetişen Otlar

Ege Bölgesi Şifalı Otları – Bitkileri – Ege’nin Şifalı Otları Hakkında Bilgi:

Vitamin ve mineral açısından zengin olan otlar, uzmanlara göre hem ömrü uzatıyor hem de metabolizmayı düzene sokuyor. Ege bölgesinde yetişen ve birçok çeşidi bulunan otlar, şifa kaynağı olarak biliniyor. Bunlardan her biri vücuda farklı yarar sağlarken Sarmaşık, ebegümeci, ısırgan, hindiba, şevketi bostan, gelincik, labada, kuş otu, sinir otu, radika, deniz börülcesi, kuşkonmaz, arapsaçı, turp otu, hardal otu, yabani kuşkonmaz gibi birçok ot türü Ege bölgesinde dağlar ve tarlalardan toplanıyor.

Genel olarak baktığımızda Ege otlarında C vitamini, magnezyum, çinko gibi vitamin ve minerallerin zengin, antloksidan İçeriklerinin yüksek, idrar söktürücü ve sindirime yardımcı özelliklerinin güçlü olduğunu görüyoruz. Hemen yanı başımızda kendiliğinden ve hiçbir uğraş gerektirmeden yetişen bu otlar, doğallığıyla ve özellikleri kesinlikle tavsiye edilmektedir daha uzun ve sağlıklı bir yaşam, tıbbi bilimlerin üzerinde çalıştığı belki de en Önemli konulardan biridir “Hücre yaşlanmasını belirleyen etmenin, kromozomlarımızın telomer adı verilen kuyruklarının uzunluğu olduğu düşünülüyor.

Yani bu telomer uzadıkça hücrelerimiz daha geç yaşlanıyor. Yapılan çalışmalarda telomer uzunluğunun beslenme ile doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor, özellikle Akdeniz diyeti ile beslenen bireylerde bu telomerlerin daha uzun olduğu görülmüştür.

{ Add a Comment }

6 Yaş Dönemi Çocukların Gelişim Özellikleri

6 Yaş Çocuğunun Gelişim Özellikleri:

  • Oyun çocuğundan okul çocuğuna geçiş olan bu yaş çocuk için tekrar dengesiz ve uyumsuz bir dönemdir.
  • Bedenen oldukça hareketlidir. Düşmeler ve çarpmalar sıklıkla görülür.
  • Grup oyunlarından hoşlanır, hayali roller alır.
  • Yerde top zıplatabilir. Toprak ve kumla oynamayı çukur kazmayı sever.
  • Küçük kasları daha gelişmiş olduğundan diğer yaşlara oranla el işlerinde daha da başarılıdır.
  • Adını, soyadını ve belki sözcük yazabilir.
  • Objeleri küçükten, büyüğe ve uzunluklarına göre sıralar, özelliklerine göre gruplandırabilir.
  • Nesneler arasındaki benzer ve farklı yönleri ayırt edebilir.
  • Sorduğunuz zaman kendi sağını, solunu size gösterebilir.
  • Daire, kare, üçgen, dikdörtgen gibi geometrik şekilleri tanıyabilir.
  • Çok meraklıdır pek çok konuda sorular sorar, en çok da soyut kelimelerin anlamını öğrenmek ister.
  • Cinsiyetini ve yaşını doğru söyleyebilir.
  • Kız erkek farkı belirginleşmiştir; kızlar bebekle oynarken, erkekler de top oyununda ustalaşırlar.
  • Değişken yapıları nedeniyle ev ve okul davranışları arasında farklılıklar görülebilir.

{ Add a Comment }

4 – 5 Yaş Arası Çocukların Gelişim Dönemi Özellikleri

4 – 5 Yaş Arasındaki Çocukların Gelişimi:

  • 4 yaş çocuğu isteklerinin anında yerine getirilmemesini anlayışla karşılamayı öğrenmeye başlar.
  • O artık kendi dışındaki dünyanın kuralları olduğunu, başkalarının hak ve istekleri olduğunu görür ve beklemeyi öğrenir.
  • 4 yaş çocuğu değişken bir görünüm sergiler. Genellikle yarım bırakılan bir şeye karşı duyarsızdır. Sorgu çağı 4 yaşında en yüksek düzeye ulaşır.
  • Hareketlerindeki koordinasyon artar.
  • Yeme, uyuma ve tuvalet alışkanlıkları düzenlidir.
  • Varım bırakılan şeylere karşı duyarsızdır. Her şeyi ağırdan alır. Oyalanır.
  • Çevresindekilere buyurmaya, hükmetmeye bayılır. Aşırılıklara kaçar.
  • Diğer çocuklar ile birlikte oyun oynar; fakat sürekli kendini savunur ve kollar.
  • Kavgaları kısa sürer.
  • En Pozla soru sorulan dönemdir.
  • Cümleleri artık daha düzgündür.
  • 4 yaşında baş ve gövdesi olan adamlar çizebilirken 5 yaşında artık baş, gövde, kol ve bacakları olan adamlar çizmeye başlayabilir.
  • Hikayeler anlatır ve abartır. Hayal gücü etkindir.
  • Şaka ve fıkralardan zevk alır, gülmeye bayılır. Sözcükler uydurur.
  • Oyunlarında gerçek yaşamı yansıtan konular işlerler. (Evcilik, doktorculuk)

{ Add a Comment }

3 – 4 Yaş Arası Çocukların Gelişim Dönemi Özellikleri

3 – 4 Yaş Arasındaki Çocukların Gelişimi:

  • Çocukluğun en renkli dönemlerinden biridir.
  • Çocuk durmadan soru sorar. Neden? Niçin? Baba bunun adı ne?
  • Kendi işini kendi görmeye bayılır.
  • Yaptıkları işlerdeki hızları ve hareketleri artmıştır.
  • Durmadan konuşup sordukları gibi, gün boyu yorulmadan usanmadan oynarlar.
  • Bağımsızlıkları artmıştır. Kendi kendilerine yemek yiyebilir, fincandan içebilirler.
  • Yaptığı davranışın onay görmediğini belirten ifadeleri anlarlar.
  • ‘Ben de…….’dönemidir. Her şeyin içinde yer almak isterler.
  • Masallara, öykülere, çizgi filmlerine ilgi başlar.
  • Masallardan hele korkulu öykülerden hemen etkilenir. Karanlıktan ve hayvanlardan korkabilirler.
  • Olmamış şeyleri olmuş gibi anlatmaya bayılırlar.
  • Hayal gücü kuvvetlidir. Hayali arkadaşları olabilir ve gerçekte varmış gibi onlarla konuşur.
  • Kendi kendine gayet iyi oynar; fakat grup oyunlarında problemle karşılaşılabilir.
  • Kız çocuklar babaya, erkek çocuklar anneye daha çok yakınlık duyar.
  • Kıskançtır. Özellikle yeni bir bebeği çok kıskanır.
  • Parmak emerek, tırnak yiyerek vb. davranışlarla gerginliğini azaltmaya çalışabilir.
  • Suçluluk duygusu gelişir.
  • Kitaptaki resimleri ve hayal gücünü birleştirerek hikayeler anlatabilirler.

{ Add a Comment }

2 – 3 Yaş Arası Çocukların Gelişim Dönemi Özellikleri

2 – 3 Yaş Arasındaki Çocukların Gelişimi:

  • Bebeklikten çocukluğa geçiş dönemidir.
  • Çok aktiftirler.
  • Her şeyi kendi kendine yapmak isterler, inatçı ve karasızdırlar.
  • Daha az uyur, daha kolay uyanırlar.
  • Cinsel organlarını keşfetmeye başlarlar.
  • Çorabını giyer. Giysilerinin bazılarını çıkartabilirler.
  • Elleriyle ve kaşıkla yiyebilir, bardaktan içebilirler.
  • Tuvalet eğitiminin ilk adımları atılmıştır, yetişkinleri özellikle anne – babayı taklit ederler.
  • Adını ve yaşını söyleyebilir, tek sözcükler ve kısa cümleler kullanırlar. Suyla oynamayı severler.
  • Kısa cümlelerle derdini anlatabilirler. Konuşabildiklerinden daha fazlasını anlarlar.
  • Çocuklar 2 yaşından itibaren arkadaşları ile fazla iletişime girmeseler bile arkadaşları ile yan yana oynamaya başlarlar.
  • Kedi, köpek, bebek gibi nesneleri resimli kitaba bakarak tanır. Hikaye ve masal dinlemekten hoşlanır.

{ Add a Comment }

Okul ve Öğretmenlerle İletişiminiz Nasıl Olmalı

Okul ve Öğretmenlerle Diyalog:

Çocuğun eğitimi ile ilgilenen iki büyük kurum aile ve okuldur. Çocuğun gelişiminin sağlıklı olması ve okul başarısı için bu iki kurumun işbirliği yapması zorunludur. Bunun için:

  • Sadece bir sorun olduğunda okulla iletişime geçmeyin. Her an okulla iletişim halinde bulunun.
  • Öğretmeninize çocuğunuzla ilgili bilmesi gereken her şeyi açıkça anlatın. Çocuğunuzu tanımasına yardımcı olun. Bir sorun varsa asla saklamayın.
  • ‘öğretmenine söylerim.’ Gibi cümleler ile çocuğunuzu tehdit etmeyin… Onun yanında öğretmeni ile ilgili olumsuz ifadeler kullanmayın.
  • Onun da bir çocuk olduğunu ve hatalar yapabileceğini unutmayın.
  • Her davranışınızda ona örnek olun. Çünkü o sizin davranışlarınızı MODEL alır.
  • Çocuklarınızı istediğiniz yönde geliştirmek için yaptığı her olumlu davranış karşısında onu takdir edin.
  • Öğretmeniyle sık sık iletişime geçerek çocuğunuzun gelişimini yakından takip edin.
  • Çocuğunuzu asla arkadaşlarıyla veya başka birileriyle kıyaslamayın. Çünkü her insan bir dünyadır.
  • Kızgın ve öfkeli iken ona bir şeyler öğretmeye çalışmayın.

{ Add a Comment }