Atatürk’ün, “Türk çocuğu ecdadını (geçmiş büyüklerini) tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” ve “Eğer bir millet büyükse kendisini tanımakla daha büyük olur.” sözleri onun tarih öğrenimine verdiği değerin en bariz ve açık bir ifadesidir. Atatürk, Türklüğün bütün vasıf ve niteliklerini ifade etmekle kalmamış, Türk gencinin kendi tarihini öğrenmesi gereğini bir temel amaç olarak ortaya koymuştur. Atatürk sadece bunu dile getirmekle de kalmamış ve işi fiiliyata ve resmiyete dökerek 1931 yılında Türk Tarih Kurumu’nun (TTK) açılmasını sağlamıştır. Türk Tarih Kurumu’nun Türk tarihi alanında ilimsel çalışmalar yapmasına azami önem vermiştir. Atatürk’ün Türk Tarih Kurumu’nun açılmasını sağlamakla temel olarak hedeflediği gelişmeler şunlardır:

✓Osmanlı Devleti’nde tarih yazıcılığında sadece İslamiyet sonrası dönem dikkate alındığından, Atatürk İslamiyet öncesi dönemde de Türkler’in eski ve köklü bir medeniyete sahip olduğunu düşünmekteydi. Bu dönem Türk uygarlığının dünya uygarlığına katkısının araştırılmasını hedeflemiştir:
✓Atatürk bu düşüncesi ile beraber Türk tarihi ile ilgili yanlış bilinenleri düzeltmek ye Türk tarihinin gerçekçi bir şekilde araştırılmasını sağlamak istemiştir.
✓Atatürk, toplumsal hafızanın kaybolmamasını ve sonraki nesillere aktarılmasını hedeflemiştir.

Zira M. Kemal Atatürk bir sözünde: “Evvelâ millete tarihini, asil bir millete mensup bulunduğu, bütün medeniyetlerin anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu öğretmeliyiz.” Demektedir.